Cizre’ye giden Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarının tanıklarla yaptığı konuşmalar sonucu İrci’nin zorla bindirildiği zırhlı araçta değil, Nur Mahallesi’nde günlerce susuz kalan halka su taşırken, özel harekatçılar tarafından infaz edildiği belirlendi.  ANF’nin ulaştığı defin izin belgesinde yer alan Şırnak Devlet Hastanesi otopsi raporunda, İrci’nin ölümünün çoklu ateşli silahtan kaynaklandığı belirtiliyor. Belgede, ateşlenen bu silahlar sonucunda el kemikleri, kaburga ve kafatasında, ayrıca iç organlarında  oluşan kırıklar ve kanamalar nedeniyle vefat edildiği tespit ediliyor.

10 Eylül günü Nur Mahallesi’nde ikamet eden amcası Faruk İrci’nin evine giden ve orada kalan İrci, abluka nedeniyle susuz kalan halka su taşırken vuruluyor. ÖHD avukatlarının hazırladığı raporda, o gün yaşananlar şöyle anlatılıyor: “7-8 kişi Nur Mahallesi Akaydın Caddesi girişinden yaklaşık 50 metre sonrasında etrafı taşlarla çevrili kurumuş kan izinin önünde bekliyorlardı. Görüntü almamızı istemedikleri için yalnızca not aldık. Kan izinin kime ait olduğunu ve olaya tanık olup olmadıklarını sorduğumuzda ölen kişinin soyadının İrci olduğunu, ancak adını net olarak hatırlamadıklarını söylediler. ‘İç mahallelerde suyu olan yerden bizim mahalleye su taşıyordu’ dediler. ‘Burada göğsünden vuruldu, yerde öyle yatıp kaldı. Elini kaldırdı, yaşadığını göstermek için, elinden vurdular, sonra da yanına gelerek başından vurdular. Ambulans çağrıldı ama ambulans gelmeden olaylar  bitmişti. Kim tarafından vurulduğunu sorduk, ‘özel harekat’ dediler.”


ZEYNEP KURAY/ANF/ŞIRNAK




Hep aynı yalan


Cizre, çocuk infazlarına yabancı değil. Ocak 2015’te 12 yaşındaki Nihat Kazanhan sokak ortasında apaçık infaz edildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu o zaman da infazı karartmaya çalıştı. 

Cizre’de 9 gün boyunca süren saldırıda öldürülen sivillerin görmezden gelinerek reddedilmesine tepki gösteren M. Emin Kazanhan, oğlu Nihat katledildiğinde de Başbakan ve İçişleri Bakanı’nın polis infazını reddettiğini hatırlattı. Polislerin, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan cesaret aldığının altını çizen Kazanhan, “Eğer oğlumu öldüren polisler ve işbirliği yapan emniyet çalışanları yargılansaydı polisler çocukları öldürmekten vazgeçerlerdi. Oğlumdan sonra bu kadar sivil insan öldürüldü, şimdi biz hangisinin yasını tutalım” diye isyan etti. 

Nihat, 14 Ocak’ta zırhlı araçtan açılan ateş sonucu gündüz vakti, sokak ortasında vurularak öldürüldü. İnfaza ilişkin görüntüler de basına yansıdı. Görüntüler, tanık beyanları polisin çocuğu açıkça infaz ettiğini ortaya koysada; Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Herhangi şekilde emniyet görevlilerimizin kurşunlarıyla öldürülmesi söz kosunu değil”, İçişleri Bakanı Efkan Ala ise “olay mahalinde silah ve biber gazı kullanılmamıştır” iddiasında bulunarak, infazı gizlemeye çalışmıştı.


 DİHA / ŞIRNAK