Suçüstü paniği

  • İki köylüyü gözaltına alıp helikopter atmak dahil işkenceden geçirerek hastanenin yoğun bakım ünitesine bırakan devlet güçlerinin bu vahşeti ortaya çıkınca Van Valiliği yalan sarıldı, mağdurlardan biri de sabah erkenden kaçırılarak askeri hastaneye hapsedildi.

 

Van Valiliği tarafından yapılan açıklamada Servet Turgut’un ”‘dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı esnada kayalık alanda düştüğü ve yaralandığını ileri sürüldü. Halbuki köylüler, Turgut ve Şiban’ın sağlıklı bir şekilde gözaltına alındığını söylüyor. Van Valiliğinin bu yalanın hemen ardından Osman Şiban, evi basılarak zorla askeri hastaneye götürüldü. Avukatları, yapılanan yasa dışı olduğunu söyledi. Kentte giden HDP heyeti de il milletvekilleriyle birlikte mağdurların yakınlarını ziyaret etti. Polisin engellemelerine rağmen açıklama yapan heyet, ”Bu iktidardan merhamet ve anlayış dilenmiyoruz. Bu iktidarın baskıları karşısında, zulmü karşısında demokratik direnişimizi sürdürüyoruz. Biz bu işkenceleri çok gördük ama bunların hiçbirine boyun eğmedik, eğmeyeceğiz”dedi.

Van Valiliği, Çatak ilçesinde operasyona çıkan Türk askerleri tarafından Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Çığlıca Köyü Yoğurtlu mezrasında gözaltına alındıktan iki gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altında oldukları ortaya çıkan 7 çocuk babası Servet Turgut (55) ve 8 çocuk babası Osman Şiban’a (50) ilişkin açıklama yaptı. 

Açıklamada Servet’in ”‘dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı esnada kayalık alanda düştüğü ve yaralandığını belirtilirken görgü tanıkların ifadeleri ise Turgut ve Şiban’ın sağlıklı bir şekilde gözaltına alındı yönündeydi.

Valiliğin saygısız dili

Tarlasında samanlarını topladığı sırada gözaltına alınan Servet Turgut için yazılı açıklamada ”Söz konusu teröristin etkisiz hale getirildiği yerde gözetleme yapan ve şüpheli hareketler sergileyen (1) şahsın S.T. bulunduğu tespit edilmiş, şahsın dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı esnada kayalık alanda düştüğü ve yaralandığı gözlemlenmiş, mukavemet göstermesine rağmen yakalanıp usulüne uygun olarak muhafaza altına alınmıştır” denilmesi ise dikkat çekti. Servet Turgut raporunda ”yüksekten düşme kaydedilmişti. Görgü tanıkları Servet’in sağlıklı bir şekilde gözaltına alınarak helikopter ile götürüldüğü ifade edilmişti. 

”Yardım/yataklık ettiği değerlendirilen O.Ş. isimli şahsın da aynı bölgede mukavemet göstermesine rağmen usulüne uygun olarak gözaltına alındığı” belirtilen yazılı açıklamada, Osman Şiban’ın işkence gördüğü fotoğraflarla kanıtlanmasına ve hastane raporunda ”helikopterden düşme” meselesine değinilmedi. 

Şiban’ın gözlerindeki ve vücudundaki morlukların nasıl oluştuğu belirtilmeyen açıklamanın devamı şöyle: ”Gözaltı işlemlerinin yapılması maksadıyla (2) şüpheli şahıs ve etkisiz hale getirilen (1) BTÖ mensubu operasyon bölgesinden helikopterle alınarak, 11 Eylül 2020 günü saat 19.00 sularında Van İl Jandarma Komutanlığı’na getirilmiştir. Şüpheli şahıslar hazırda bekleyen ambulanslar ile öncelikle en yakın özel hastaneye, müteakiben Van Bölge Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmiştir. O.Ş. isimli şahıs tedavi işlemlerinin tamamlanmasına müteakip 20 Eylül 2020 günü taburcu edilmiştir. S.T. isimli şahsın tedavisine devam edilmektedir. İzahı yapılan iddialarla ilgili olarak Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 11 Eylül 2020 tarihi itibariyle adli süreç ve eş zamanlı olarak idarece idari soruşturma başlatılmış olup, olay bütün boyutlarıyla titizlikle değerlendirilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Şiban askeri hastaneye kaçırıldı

Valiliğin açıklamasından sonra 8 çocuk babası Osman Şiban’ın (50) kaldığı ev polisler tarafından basıldı. Şiban askeri hastaneye kaçırıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Şiban’ın ifadesinin alınıp alınmayacağı konusunda hastane yetkililerinden rapor istediği belirtildi. 

Dosyayı takip eden ailelerin avukatları, BİA’ya konuştu. Avukatlar, “Müvekkilimizi mağdur eden birim zaten jandarma ama buna bakılmaksızın müvekkilimiz şu an askeri hastaneye götürüldü. Bu durum aynı zaman müvekkilimiz için bir drama neden olacak, bu mağduriyet derinleşecektir. Müvekkilimiz şu an ifade verebilecek durumda olmadığı halde savcılık ifade istiyor. Ancak böyle bir uygulama Türkiye hukukunda yok. Bu uygulamanın hukukta karşılığı yok. Biz bu işleme itiraz edeceğiz. Son verilen doktor raporunda zaten müvekkilimizin bilincinin yerinde olmadığı, yer, zaman ve kişileri tanıma yetisinin halen yerinde olmadığı ortada. Buna rağmen bu işlemin yapılması hukuki değil” dedi.

Van Valiliği’nin “Kaçarken kayadan düşme sonucu yaralandı” açıklamasına da tepki gösteren ailelerin avukatları, “Valiliğin dosyadan haberi yok ve böyle bir açıklama yapılması insafsızca. Görgü tanıklarının tümü bu kişilerin hiçbir itirazda bulunmadan askerlerle birlikte gittiklerini ve helikoptere bindirildiklerini söylüyor. Valiliğin açıklaması tüm verilerle çelişiyor” diye konuştu.

Şiban: Bizi attılar attılar

Avukatları şöyle devam etti: “Helikopterden atılma iddiasının Şiban ve Turgut’u hastaneye getiren kişinin ifadesi olduğunu biliyoruz. Hastaneye getiren kişi, ‘Bu kişiler helikopterden atıldı’ diyor. Bu hastane raporunda da yer alıyor. Ayrıca biz de Osman Şiban ile konuştuğumda bize, olay günü gözaltına alındıklarını anlatabildi ama gözaltından sonrasını anlatamıyor. Ara ara ‘Bizi attılar attılar’ diyor. Ama hafıza kaybı sorunu yaşadığı için sonrasına dair bir şey anlatamıyor. Gözaltına alındıklarını doğruluyor. Sonrasındaki süreci kesik kesik anlatabiliyor. Onun bu beyanı da hastaneye getiren kişinin beyanı ile örtüşüyor, helikopterden atıldıklarına dair şüphelerimizi güçlendiriyor.”

Cihaza bağlı yaşıyor

“Helikopterden atılsalardı ölürlerdi” diyen kesimlere de seslenen avukatlar, “Servet Turgut, kaburgaları kırık ve çok feci durumda hastanede yoğun bakımda cihaza bağlı yaşıyor. Ölü yani” dedi.

Jandarma ağzından kaçırdı

Avukatları, savcının ‘İfade almaya uygun olup olmadığı yönünde sağlık durumuna bakılacak’ dediğini tekrarlayarak, şunları söyledi: ”Ama bir jandarma ağzından kaçırdı ve dedi ki ‘Sosyal medyada o kadar gündem oldu ki bu mesele biz kendimizden korkar olduk. O nedenle gözümüzün önünde olsun diye buraya getirdik’. Savcı zaten herhangi bir gözaltı kararı olmadığını söyledi. Gözaltı kararı yoksa kimseyi böyle ifade almaya uygun mu değil mi diye kaçırırcasına askeri bir hastaneye götüremezsiniz. Bu tamamen hukuksuz, keyfi bir uygulama. Osman Şiban zaten ne bize ne HDP’ye ne polislere konuşacak durumda değil. Hafıza kaybı yaşıyor. Yine Servet Turgut da yoğun bakımda ve ölüm kalım savaşı veriyor.”  VAN

 

Merhamet ve vicdan dilenmiyoruz

Van’da gözaltına alındıktan sonra işkence gördüğü ortaya çıkan Osman Şiban ve Servet Turgut’un, helikopterden atıldıkları hastane raporuyla kanıtlanmasının ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) kente heyet gönderdi.

Heyette yer alan HDP Gurup Başkanvekili Saruhan Oluç, Van Milletvekili Muazzez Orhan, Murat Sarısaç, Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, PM üyeleri, MYK üyeleri, HDP, DBP, İnsan ve Özgürlükler Partisi il yöneticileri, mağdurların hastane önünde bekleyen yakınlarını ziyaret etti. Heyet, hastane önünde polis ablukası altında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı gazetecilerin takip etmesi polis tarafından engellendi. 

HDP Gurup Başkanvekili Saruhan Oluç, yapılan işkencenin peşini bırakmayacaklarını belirtti. Van Valiliği’nin açıklamasına tepki gösteren Oluç, şöyle konuştu: “Van Valisi yaptığı açıklamada iki yurttaşın usulüne uygun şekilde gözaltına alındığını söylüyor. Yani vücut travması, çok sayıda kırık, iç kanama, beyin kanaması, kafa travması, bir diğerinde ise hafıza kaybı yaşanmış ama valilik usulüne uygun alındığını söyleyerek olayı gizlemeye çalışıyor. Hayır, bu insanlar usule uygun bir şekilde alınmamışlar. Bu insanlara çok açık bir şekilde işkence yapılmış. Van Valisi olayı örtmeye çalışıyor. Buradan soruyoruz; Bu işkencenin emrini kim verdi ve kim uyguladı?”

Bu olayın peşini hukuken de politik olarak da bırakmayacaklarını belirten Oluç, şunları söyledi: “Kürt’e zulmetmek serbest ve zulmedene hiçbir şey yapılmıyor. Hatta bunlar ödüllendiriliyor, cezasızlık uygulanıyor. Kürt, hakka, hukuka sahip değil gibi davranılıyor. Burada basın açıklaması yapmamız bile engelleniyor. Neden? Çünkü bu iktidar firavunlaştı ve zulümle ayakta duruyor. Bu zülüm karşısında herkesin boyun eğmesini, diz çökmesini istiyor. Biz buna boyun eğmeyeceğiz ve bu zulmün karşısında diz çözmeyeceğiz. Bunu vali de bilecek bu iktidar da bilecek, yürütme organı da bilecek. Bu iktidardan merhamet ve anlayış dilenmiyoruz. Bu iktidarın baskıları karşısında, zulmü karşısında demokratik direnişimizi sürdürüyoruz. Biz bu işkenceleri çok gördük ama bunların hiçbirine boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.” 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.