
Suriye’nin güdümlü muhalefetini birleştirme amacıyla Katar’ın başkenti Doha’da yapılan toplantılar kapsamında Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) 41 kişilik genel kurul ve 11 kişilik yürütme kurulu belirlenmişti. 9 Kasım’da yapılan seçimlerde ise başkanlığa Hristiyan George Sabra ve yardımcılığına ise Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Faruk Tayfur getirildi. Yeterli oy alamadığı için yürütme kuruluna seçilemeyen Sabra, Suriye Müslüman Kardeşler’den bir üyenin feragat etmesiyle 11 kişilik listeye girdi. 41 delegenin 28’inin oyunu alan Sabra, görevi Kürt kökenli Abdülbasit Seyda’dan devraldı. Yeni yönetimin İslamcı ağırlıklı olması sebebiyle gelen eleştiriler üzerine Hristiyan Sabra’nın tercih edildiği yorumları yapıldı. Sabra seçilir seçilmez yaptığı ilk çağrıda, „Suriye’deki katliamı durdurmak ve Beşar Esad’ı devirmek“ için Batı’dan daha fazla silah istedi.
İstifalar yaşandı
ABD’nin isteği üzerine yapılan toplantıda SUK’un başkanı değişse de muhaliflerin biraraya geldiğini söylemek zor. Yerel Koordinasyon Komiteleri, „temsil kabiliyeti“ konusunda değişen birşey olmadığı gerekçesiyle SUK’tan çekildi. Sözcü Rima Flayhan, “Konsey’in çalışma şekli reform planlarına karşın değişmedi çünkü yeni yapı da neredeyse tam olarak Müslüman Kardeşler kontrolü altında” dedi. Konseyin kurucularından Adib El Şişakli de anlaşmazlık nedeniyle istifa etti. Şişakli, SUK’un “bir kurum olmayı başaramadığını” belirtirken, yönetimde de Müslüman Kardeşlerin ağırlıkta olmasını eleştirdi. Şişaklı ayrıca 41 üyeli genel kurulda sadece bir kadının olmasına tepki gösterdi. İki SUK üyesinin daha, genel kurulda kadın temsiliyetinin olmaması nedeniyle istifa ettiği bildirildi. Muhaliflerden Haytham Maleh de, SUK’u eleştirip “Herşeyin kontrolünü ele geçirmek istiyorlar. Tek meselemiz Suriye’deki katliamlar olması gerekirken, onların tek derdi liderliğin nasıl şekilleneceği” diye konuştu.
Birleşemiyorlar
Muhalefeti birleştirmek için Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bizzat 8 Kasım’da Doha’daki toplantıya katılmıştı. Ancak Davutoğlu’nun yaptığı „birleşin“ çağrıları çok da etkili olmadı. SUK’un işlevini yitirdiğini düşünen ABD, konseyin dağınık askeri grupların ve diğer muhaliflerin yeni bir örgüt çatısında toplanmasını istiyor. Eski milletvekili olan Riyad Seyf bu yönde çalışmalar yürütüyor. Doha’daki toplantıda Seyf’in muhalefetin birleşmesine yönelik girişimi ele alınırken, SUK’un karşı teklif sunacağı belirtildi. Suriye Müslüman Kardeşler Genel Başkanı Sadreddin el-Beyanuni „Hepimiz ayrılıklarımızı bir yana bırakmalıyız. SUK’un bu teklifi onaylamasını temenni ediyoruz” derken, birkaç ay önce kurulan Suriye Ulusal Birliği’nin Genel Başkanı Numal el-Meşhedani “SUK istemese de bu girişime katılmalı yoksa Suriye halkı onlara da merhamet etmez” ifadeleri kullandı.
SUK’un üçüncü başkanı
Suriye’de Esad rejimini devirmek için Türkiye’nin desteğiyle İstanbul’da kurulan SUK’ta iç tartışmalar ve bölünmeler bitmiyor. Halkın desteği ve güvenini alamayan SUK şimdiye kadar üç başkan değiştirdi. Sabra, Burhan Galyun ve Abdulbasit Seyda’dan sonra SUK’un 3’üncü başkanı oldu. Sabra, geçen sene Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınmıştı.
İngilizlerin görüşme talebine ret
Öte yandan Hür Suriye Ordusu, siyasi görüşmelerin muhaliflerin siyasi kanadı SUK ile yapılması gerektiğini belirterek İngiltere’den gelen görüşme talebini reddetti. Ordunun Siyasi Danışmanı Bessam Dade, İngiltere yönetiminden gelen doğrudan görüşme talebini kabul etmediklerini açıkladı. Dade, „Siyasilerle masaya oturmak, askeri kural ve teamüllere aykırıdır. Siyasi görüşmeler için SUK’a başvurulmalıdır“ dedi.
DOHA