
Yaklaşık bir aydır ablukaya direnen Amed'in Sur ilçesinde saldırılar devam ediyor. Savaş, Hasırlı ve Kurşunlu mahalleleri ile Yoğurtçu Pazarı civarı yoğun bombardımana tutulurken, dün çatışmalar Dörtayaklı Minare çevresinde yoğunlaştı. Devlet güçlerinin saldırısı sonucu çok sayıda evin yakılıp yıkıldığı ilçede tarihi Paşa Hamamı da bombalandı.
Evlerde yangın
Hasırlı Mahallesi'nde evler tank atışıyla vurulurken, bombardıman nedeniyle evlerde bulunan tüplerin patlaması sonucu 20'ye yakın evde yangın çıktı. Yanan bir evde mahsur kalan 7 kişilik aile canlarını zor kurtardı. Evde bulunan bir çocuk yaralanırken, hamile olan annesi ise dumandan zehirlenerek bebeğini düşürdü.
11 yaralı
Yine keskin nişancılar tarafından vurulan bir kişi sırtından ağır yaralandı. Önceki gün 2'si çocuk 11 kişinin yaralandığı ilçede yaralılar mahallelerde tedavi edilmeye çalışılıyor. Bir aya yakındır devam eden abluka nedeniyle ihtiyaç sıkıntısı da başgösteriyor.
Gıda stoku tükeniyor
Hasırlı Mahallesi'nden JİNHA'ya konuşan bir kişi, çocukların mamalarının tükendiğini, gıda stoklarının tükenmek üzere olduğunu, elektrik kesintisi nedeniyle ekmek ve yemek pişirilemediğini, saldırıların azaldığı saatlerde çardak kurup toplu halde ateşler yakılarak yemek yaptıklarını anlattı.
Çareyi korucularda arıyor
Tank ve toplarla, binlerce özel harekatçı ve askerle sonuç alamayan Türk devleti, korucuların kapısını çaldı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı'nda Sur ilçesine bağlı Büyük Akören ve Doğanlı (Mila) mahallelerinin korucubaşlarıyla toplantı yapan bir binbaşı korucuların Sur'daki operasyona katılması istendi.
Toplantıdan çıkan korucubaşları, gittikleri mahallelerinde korucuları toplayıp İl Merkez Jandarma Komutanlığı'nın almış olduğu kararı iletti, ancak korucular operasyona gitmek istemediklerini söyledi. Benzer bir toplantı Bismil İlçe Jandarma Komutanlığı'nda da yapıldı. Edinilen bilgilere göre, Doruk (Girêizer), Tepecik (Girêfaris), Kopmaz (Girmalik), Kurudere (Sadîyê) ve Harmanlı (Mezrê) köylerindeki bazı korucuların silah bıraktığı iddia edildi.
Efkan Ala eşliğinde güç takviyesi
Mardin ve Urfa'dan sonra önceki gün Amed'e gelen Türk İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın kente geldiği sırada Sur'a yeni güç takviyesi yapıldı. Türkiye kentlerinden geldiği bildirilen çok sayıda özel harekat polisi havaalanından otobüslerle Sur'a taşındı.
Güç takviyesine rağmen Türk devlet güçleri, mahalleleri terk etmeyen halkın direnişi karşısında kayıp veriyor.
Seçilmişlerin nöbeti sürüyor
Sur'daki abluka ve saldırılara karşı seçilmişler tarafından İskenderpaşa Mahallesi'nde başlatılan nöbet eylemi de 6. gününe girdi. Eylemi DBP Ergani İlçe Örgütü devraldı.
AMED
5 günde 7 ölüm
Ablukanın bir ayı doldurduğu Sur'da mahallelere giremeyen Türk devlet güçleri, son 5 günde 7 kişiyi katletti.
İlçede 23 Aralık akşamı 70 yaşındaki astım hastası Salih Baygın hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirirken, aynı akşam Yoğurtçu Pazarı civarı Yavuz Selim İlköğretim Okulu'na yönelik bombardımanda, Mesut Seviktek ve İsa Oran adlı gençler katledildi.
25 Aralık gecesi ise 50 yaşlarında ismi öğrenilemeyen bir kişi bombardımanlar nedeniyle hayatını kaybetti. Üzerinden kimlik çıkmayan kişinin cenazesi, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi.
İnfaz edildiler
24 Aralık günü ise Yenişehir ilçesi Şehitlik Semti'nde Sur için düzenlenmek istenen yürüyüşe saldırı ardından Şoreş Mutlu, Sezgin Demirok ve Cüneyt Yeni isimli 3 genç öldürüldü.
Eski Hal civarındaki 263. Sokak'ın başında yaşanan katliamın görgü tanıklarından D.T, "Gençler, Eski Hal'den Simar Deliği'ne doğru gittiği sırada özel hareket timleri gri Ford Ranger araçtan ateş açtı. Ateşin açılmasıyla birlikte biri ayağından iki genç yaralandı. Ayağından yaralanan genç, sokak başından dönerek, vurulan diğer gencin yardımına geldi. Ayağından yaralanan genç, polislerin ablukasına girdi. Gençler infaz edilmiş olabilir" dedi.
Yaralı yakalandı
DİHA'ya konuşan ve ismini vermek istemeyen bir başka görgü tanığı ise Cüneyt Yeni'nin 263. Sokak'ın başında katledilen Mutlu ve Demirok'un 30-40 metre kadar uzağında sokağın biraz daha iç kısmında polisten kaçarken sağ yakalandığını anlattı.
Görgü tanığının anlatımına göre, sağ yakalanan ve elleri kelepçelenmek istenen Yeni, buna direnince şiddete maruz kaldı. Özel harekat timleri, yüzüne ve başına sık sık darbeler indirdikleri Yeni'yi daha sonra başına bir el ateş ederek infaz etti.
Başında tek kurşun izi
Otopsi raporları ailelerden saklanırken Yeni ailesinin anlatımları da çocuklarının infaz edildiğini söyleyen tanıkların anlatımlarını doğruluyor. Aile üyelerinin anlatımına göre, Yeni'nin başında sadece bir kurşun izi ve yüzünde morluklar vardı.
Sezgin Demirok ve Mehmet Mutlu'nun cansız bedeninin bulunduğu sokak başındaki büfenin sahibi Osman Güngör de olay ardından gözaltına alındı. Daha sonra serbest bırakılan Güngör, yüzü kar maskeli polislerin etrafa rastgele ateş edip, yaralı gençlere yardıma gitmek isteyen yurttaşlara da hakaret ettiğini dile getirdi.
Ölülerimizi pazarlık konusu yaptırmayız
Yoğurtçu Pazarı civarında gerçekleştirilen bombardımanda katledilen Mesut Seviktek ve İsa Oran'ın cenazeleri ailelerine verilmiyor.
Oran ve Seviktek'in cenazeleri 3 gün vuruldukları okul bahçesinde tutulduktan sonra önceki gün polis tarafından Kurşunlu Camii'ne getirildiği öğrenildi. Ancak ailelerin cenazeleri alma girişimlerini ret eden Diyarbakır Valiliği ailelere "Cenazeler çatışmaların yaşandığı yerde alınamıyor" cevabını verdi.
İsa Oran'ın babası Mehmet Oran, çocuklarının cenazelerinin çatışma alanlarında bırakılarak, pazarlık konusu yapılmak istendiğini söyleyerek, buna izin vermeyeceklerini kaydetti. Katledilen Mesut Seviktek'in ağabeyi İhsan Seviktek, sokağa çıkma yasağı kaldırılana kadar çocuklarının cenazelerini almayacaklarını dile getirerek, "Bir ay da cenazeler orada kalsa oraya gitmeyeceğiz. Mahalleler üzerindeki yasaklar kalkmadığı müddetçe cenazeleri oradan almayacağız" şeklinde konuştu.