
Sur’da 22 gündür devam eden çatışmalar önceki akşam saatlerinde Nebi Cami’ne kadar yayıldı. Silah ve patlama seslerinin eksilmediği ilçeye onlarca ambulans geçiş yaptı. Hasırlı Mahallesi’nde en az bir Türk askeri öldürüldü. Dün de çatışmaların şiddeti azalmadı; bir sivil katledildi, top atışlarından da 3 kişi yaralandı.
Amed’in Sur ilçesinde öz yönetim talebine karşı katliam dayatan Türk devleti, 22 gündür sokağa çıkma yasağı uyguluyor. Tüm savaş birlikleri ve araçlarını seferber eden Türk devletine karşı gösterilen direniş de büyüyerek Sur’u aşıyor. Sur’da, önceki akşam saatlerinde yine çatışma sesleri yükseldi. Nebi Cami çevresinde yükselen silah ve patlama sesleri çevre ilçelerde de duyuldu.
İlçenin abluka altındaki Hasırlı Mahallesi’nde yoğunlaşan saldırılar sırasında yaşanan patlamada yaralanan Diyarbakır Jandarma Komutanlığı’nda görevli asker, ağır yaralı halde hastaneye kaldırılırken öldü.
Hasırlı Mahallesi’nde ismi henüz (dün akşam saatlerinde) öğrenilemeyen bir kişi yaşamını yitirdi. Mahalleye yönelik top atışı sonucunda ise 3 kişi yaralandı.
Sur’un kahramanları
Sur’daki direnişçilerden Rêdûr Welat, önceki akşam twitter hesabından şunları paylaştı:
“Suriçin’de 20. gününde devam eden yasak tüm günlerde, Yekîneyên Parastina Sûrê (YPS) tarafından püskürtülen ve tarihe altın harflerle yazılacak bir direniş içinde. Fakat bugün bambaşka, muazzam bir direniş var. Bugün Arin Mirkan’ın yoldaşları, onun fedailiğinde direniş gerçekleştiriyorlar.
Güler Eroğlu’nun, ‘barikatlarınız anlamsızdır’ şeklinde bireysel olarak eğitim almadan fedai eylem yaparak başlattığı süreç, keskin nişanların otelin üst katında vurulması için mevzilerden çıkılarak suikast yapmakla devam etti.
Hendeklerin dışı binlerce asker, polis ve zırhlı ablukasında olmasına rağmen eylemler bugün oraları aştı. Nitekim yığınak yapılan Tek Kapı, Çift Kapı ve önünde yüzlerce polis olan Çarşı Karakolu’nun bilindiği Gazi Caddesi’nde karakola eylem yapıldı. Köşe başında bekleyen zırhlı araca aldırış etmeden, fedai bir ruhla Suriçi’ndeki ablukayı kırmak ve düşmanı şoka uğratıp arkadaşlarına rahat nefes aldırmak için çıkan gençler, bu tarihsel sürecin, anıları önünde saygıyla eğileceğimiz kahramanlarıdırlar.
Alnının ortasına çakıldı
Artık çatışmaları ‘hendeklerin arkasından saldırıyorlar, korkaklar’ gibi söylemleri de düşmanın alnının ortasına çakanlar, öncümüzdür.
Hendeklerin olmadığı mahallelerde günboyu çatışmalar vardı, halen de devam etmektedir. Siperi olmadan göğsünü gere gere gittiler.
Savaş artık her yerdedir
Savaş artık her yerdedir. Bizi Suriçi’ndeki hendeklerin arkasında aramayın, biz halkız. Amedi’in her yerindeyiz, uyarısı verdiler.
Savaş Suriçi’nden, Surların dışına çekilmiştir. Hendeklerin ardı Özgür Vatan’dır, önünü Özgür Vatan yapmaya geldik çağrısıdır.
Tüm Kürdistan içindir
Direnişimiz tüm Kürdistan halkı içindir. Bu uğurda canımız pahasına direneceğiz. Kendimiz ölürüz de asla terk etmeyiz dedikleri mevzilerden çıktılar (terk etmediler) gelmeyen korkak düşmanın üstüne üstüne yürüdüler. Tank, top girerse bizim de yöntemlerimiz var, dediler. Hendekler biterse direniş biter laflarını söyleyenlerin yüzlerine yüzlerine vuruldu bu eylem. Biz sadece hendeklerde yokuz, mesajıydı.
Biz asla şehri terk edip halkımızı kimsesiz bırakmayacağız. Şehrin her noktasında halkı koruyacağız. Asker, polis, helikopter, tank-top ve silahların göğü inleten saldırıların azgınlığı da bundan. Halk kazanacak.”
Devlet çekilene kadar
Türk devletin var gücüyle yığınak yaptığı ilçede, yakılan evler söndürülemediği için yangın çevredeki evlere sıçrayarak ilerliyor. Kara dumanların yükseldiği ilçede asker ve özel harekat timleri tarafından birçok ev, okul ve kamu binası karargaha dönüştürülmüş durumda. Mardin İlköğretim Okulu’nda günlerdir askerler konumlanmış durumda.
Direnişin sürdüğü Cemal Yılmaz Mahallesi sakinlerinden telefonla ulaştığımız İsmail Üzmez (62), eşi Sultan Üzmez (60) ile birlikte mahallede direndiklerini dile getirerek, “Yaşlarımız ilerlemiş olabilir ama bizim ruhumuz gençtir. Tüm saldırılara karşı direniyoruz” dedi. Savaş ile yaşamaya alıştıklarını dile getiren Üzmez, askerler tarafından mahallelerinin bomba atarlarla vurulduğunu, evlerinin bulunduğu alana onlarca bombanın atıldığı, bahçelerinde ise patlamamış iki bomba atar mermisinin bulunduğunu söyledi. Üzmez, “Ben ve eşim tek başına evde kalıyoruz. Burada ölürsek dahi çıkmayacağız. Sonuna kadar direnişimizi sürdüreceğiz. Devlet güçleri mahallelerimizden çekilene kadar direneceğiz” diye konuştu.
Devlet ne yapacağını şaşırmış
Saldırılar nedeniyle evlerini bırakmak zorunda kalan komşularının pişman olduklarını ve geri dönmenin yollarını aradıklarını belirten Üzmez, “Bizim mezarımız evlerimiz olsa da direnişi bırakmayacağız. Komşularımızla konuşuyoruz. En ufak bir yol dahi bulsalar evlerine döneceklerini söylüyorlar” ifadesinde bulundu. Kendilerine yakın olan oğlunun evinin saldırılar nedeniyle yandığını, eşiyle birlikte kendi imkanlarıyla evi söndürdüklerini söyleyen Üzmez, “Direnişimizle kazanacağız. Devlet güçleri ne yapacağını şaşırmış. Tüm gücüyle saldırmasına rağmen, bizim direnişimiz kazanıyor. Devlet güçlerini bu mahallerden çekecek” dedi.
AMED
Talan hazırlığı
Türk Cumhurbaşkanı’na aşık olduğunu söyleyen eski Perinçekçi Ethem Sancak’ın gazetesi Star, Türk devletinin yakıp yıktığı Sur için “TOKİ göreve” manşeti attı.
Gazete, dün attığı “TOKİ göreve” manşeti ile AKP Hükümeti’nin Sur’a dair amaçlarından birini açık bir biçimde itiraf etmiş oldu. Bu niyeti, birinci sayfadan verecek kadar “cesaret” sahibi olan gazete, kentin en değerli arazisi üzerine kurulu bulunan ve sahip olduğu tarihi yapılarla birlikte kentin kimliği olan Sur’a dair asıl niyeti, “Vatandaş terk etti, terör örgütü yakıp yıktı. PKK’nın, evlerini harabeye dönüştürdüğü binlerce kişinin tek umudu, devletin Demirtaş ve Kışanak’ın oturduğu Diclekent gibi yepyeni yaşam alanları kurması“ ifadeleriyle meşrulaştırmaya çalıştı.
Bu meşruiyet, yine siyaseten ve hükümet güdümündeki gazeteler tarafından geçtiğimiz günler itibariyle yakılıp yakıldıktan sonra PKK’nin üzerine atılan tarihi Kurşunlu Camii ile ilçedeki diğer tarihi yapılar üzerinden sağlanmaya çalışılmıştı.
Bununla da sınırlı kalmayan gazete, Batı’da birçok belediyenin TOKİ ile işbirliği yaparken, DBP’li belediyelerin bu projelere karşı durmasına dair duyulan öfkeyi ise yine “TOKİ tarafından Sur ve benzeri gecekondu bölgelerinde başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin, yine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından çeşitli bahaneler üretilerek durdurulması tesadüf mü?” ifadeleriyle açık bir şekilde ortaya koymuş oldu.