
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, News Channel’de konuk olduğu “Ülkeden” programında gündemdeki konuları değerlendirdi.
Türk devletinin tutuklamalar, işgal operasyonları, göçertmeler, yıkımlar, demografik yapı ile oynanması şeklinde öne çıkan politikalarına işaret eden Bayık, uluslararası yasaların ayaklar altına alındığını söyledi. İşgal, talan, toplu katliam, sürgün ve tutuklamalarla ezme isteminin yabancısı olmayan Türkiye’nin, 1. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasına Ermenileri soykırımdan; Rumları, Asuri-Süryanileri katliamlardan geçirdiğini hatırlatan Bayık, sonra da Kürtler üzerinden katliamların geliştirilmeye başlandığını kaydetti.
Şu andaki Bahçeli-Erdoğan iktidarının sadece devletle soykırımı geliştirmekle yetinmediğini, aynı zamanda toplumsal temele de mal etmek istediğini belirten Bayık, Türkiye toplumunun da soykırıma ortak edilmeye çalışıldığını vurguladı.
Kürdistan’ın demografisine yapılan müdahalelere işaret eden Bayık, Kürtlerin kendi topraklarından çıkarılmaya, yaşam olanaklarının ortadan kaldırılmaya yönelik sistematik uygulamara dikkat çekti. Sur’daki yıkımı örnek veren Bayık, şunları söyledi: “Orayı örnek bir soykırım mahallesi haline getirmek istiyorlar. Çünkü Sur, Amed demektir. Amed de Kürdistan. Bu nedenle soykırım Sur’da başlatıldı. Eğer Sur’u ortadan kaldırırsan Amed yaşanmaz duruma gelir. Dolayısıyla Kürdistan yaşanmaz bir duruma gelebilir. Bunu bildikleri için Sur’a bu kadar yükleniyorlar. Bu yüzden Sur sahiplenilmeli. Amed halkı Sur için ayaklanmalı. Türk soykırımcıların Sur’un üzerine böyle gidemeyeceği gösterilmeli.”
Erdoğan-Bahçeli ittifakının referandumdan sonraki bütün çabalarının faşizmi kurumsallaştırmak olduğunu, bunu başaramazlarsa ayakta kalamayacaklarını ifade eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, başarılı olması için de bütün politikalarını Kürt soykırımına bağladıklarının altını çizdi. Eşbaşkan Bayık, bu politikanın içte ve dışta fazla bir sonuç vermediğini de vurguladı.