Sur ve Cizre başta olmak üzere Kürdistan ilçelerindeki işgal ve katliam saldırılarına karşı Avrupa Konseyi (AK), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve İşkenceyi Önleme Örgütü’nün (CPT) bir an önce harekete geçmesi talebiyle, AK önünde Pazartesi günü başlatılan oturma eylemi sonuç alıncaya kadar devam edecek. 

Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCD-E) ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) öncülüğünde başlayan eylemin, AK, AİHM ve CPT somut girişimlerde bulunana kadar sürdürüleceği belirtiliyor. 


Suç ortaklığına son verin

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM), yaptığı yazılı basına açıklamasında Almanya’daki Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’ni ve Kürt dostlarını Strasbourg’taki eyleme güçlü katılım sağlamaya çağırdı. NAVDEM açıklamasında “AİHM, Avrupa Konseyi, CPT ve diğer kurumların sessizliği Türk devletini,  katliam yapması için cesaretlendiriyor. AİHM’in Kürdistan’da katliamlarla yüz yüze insanlar için yapılan tedbir başvurularını görmezden gelmesi, yürütmeyi durdurma kararı almaması, AİHM’in aldığı kararları da Türk devletinin tanımamasına rağmen Avrupa Konseyi’nin buna karşı harekete geçmemesi, CPT’nin Sayın Öcalan’a yönelik tecride karşı herhangi bir girişimde bulunmaması AKP faşizmine güç verdiği gibi, yukarıda ismini saydığımız Avrupa Birliği kurumlarını da katliama suç ortağı konumuna getiriyor. 


Tek gündemimiz bu

Uluslararası kurumların sessizliğini kırmak ve demokratik kamuoyunun desteğini almak için Almanya’daki Kürtler ve dostları Strasbourg’taki eyleme çok güçlü bir şekilde katılmalıdır. Tüm yereller, eylemlerinin merkezine Strasbourg’taki oturma eylemini almalıdır. Tüm toplum merkezleri ve dostlarımız bu eyleme en güçlü şekilde katılım sağlamalıdır.”


1500’e yakın imza toplandı 

Strasbourg’taki oturma eylemi Avrupa Konseyi önünde kurulan çadırda devam ediyor. Oturma eyleminin yanısıra Kürdistanlılar, katliamlara karşı tedbir başvurularına müdahil olduklarını deklare eden başvurular yapmıştı. 

Tertip komitesinden Nursel Kılıç, 1500’e yakın kişinin şimdiye kadar hazırlanan dilekçeye imza attığını belirtti. Toplanan bu imzalar, dün AİHM’e teslim edildi. Hem Strasbourg’taki kurulan çadırda hem de Avrupa’nın değişik bölgelerinde yapılacak olan aktivitelerde imza toplanmaya devam edilecek. 20 bin civarında imza hedefleniyor. 

Çadırda paneller ve tartışma programları dışında çok sayıda sosyal aktiviteye de yer veriliyor. Önceki akşam çadırda kadınlardan oluşan bir dengbêj grubu dinleti sunarken, “Bakur” filminin gösterimi yapıldı. Dün de sivil cuma namazı kılındı, “Faşizme karşı ortak cephe nasıl kurulabilir” adıyla bir panel düzenlendi. Haber yayına hazırlandığı sıralarda panel devam ediyordu.


Y.ÖZGÜR POLİTİKA HABER EKİBİ 






Evde oturmaya yüreğim elvermiyor


Strabourg’taki eyleme katılan kadınlar, Cizre’de, Sur’da büyük bir insanlık mücadelesinin olduğunu, bundan dolayı da herkesin eyleme katılmasını istiyor. 

* Sabiha Yılmaz: “Biz ülkemizden sürgün edildik. Burada soğuk hava ve yağmura rağmen hepimizde büyük bir kararlılık var. Cizre’de çocuklarımız öldürülürken bizim burada üşümemiz, hastalanmamız hiçbir şey değil. Başkanımız tecrit altındadır. Bize karşı yapılan zulmü sloganlarımızla, zılgıtlarımızla dünyaya göstereceğiz. Sur’da Cizre’de yaşayan insanlarımıza güç vermek istiyoruz. Ben herkesi bu eyleme davet ediyorum. “

* Sore Gormez: “Buraya Önderliğimiz ve halkımız için geldim. 

Biz Kürdistan’da özgürce yaşamadıktan sonra mutlu olamayız. Çocuklarımız ülkemizi düşmandan kurtarmak için savaşıyor. Kendilerini feda ediyorlar. Evde oturamıyorum. Yüreğim dayanmıyor. Her bir gencimiz toprağa verildiğinde içim kan ağlıyor. Uzun yürüyüşe katıldım ama yine de rahat etmedim. Şimdi de buradayız, alanlardayız. Ülkemiz için evimiz eylem alanlarıdır.”

* Tayrufa Yeter: “Önderliğimiz için, barış için geldim. Yeter artık hiçbir ana ağlamasın. Dağlarımızda, şehirlerimizde çocuklarımız bizim için savaşıyor. Hergün ölüm haberlerini alıyoruz. Bu soğuğa rağmen içimiz alev alev yanıyor. Yaşlı ve hasta olmamıza rağmen yürüyoruz. Burada sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Buradakilere ‘savaşı durdurun’ demeye geldik. Biz analar kanımızın son damlasına kadar alanlardayız.” 


DELİL TEKİN/STRASBOURG