
Şırnak, Cizre, Gever, Nusaybin, Hasankeyf ve Sur’dan sonra şimdi de Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya Mahallesi’nde yıkım hazırlığı yapılıyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 11 Temmuz 2017 tarih ve 8972 sayılı yazısı üzerine, 17 Temmuz 2017’de toplanan Bakanlar Kurulu, Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya, Dicle ve Feritköşk mahallelerini 'riskli alan' ilan etti. "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu"nun ek 1. maddesi uyarınca alınan karar, 18 Ağustos'ta Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
90’lı yılların göç mağdurları
Feritköşkü ve Dicle, 90’lı yıllarda devletin köy yakma ve göçertme politikalarında nasibini alarak Fiskaya’ya yerleşenlerden oluşuyor. Lice, Bingöl ve Siirt’ten gelerek burada yaşamlarını sürdüren halk, bir kez daha göçe zorlanıyor. Özel politikanın iki yıla yakındır sürdürüldüğü mahallelerde her gece sokak aralarında gezen zırhlı araçlar ise halk üzerinde korku psikolojisini yaratmak istiyor.
Yeniden göç istemiyoruz
Dicle ve Feritköşkü mahallelerinde bulunan kadınlar, baskı ve göç politikalarına karşı direneceklerini ve asla evlerinden çıkmayacaklarını söyledi. Fiskaya kadınları, herhangi bir tebligatın onlara gelmediğini ama kararı bildiklerini belirterek, 90’lı yılları tekrar yaşamak istemediklerini dile getirdi.
Son dönemlerde mahalle arasında zırhlı araçların devriye gezdiğini söyleyen kadınlar, “Çöp dökmeye gittiğimizde bile bizi azarlayarak evlerinize girin deniliyor. Kendi mahallemizde cezaevi yaşamı dayatılıyor. Sur’a sessiz kalınması yüzünden yıkım buraya sıçradı. Yarın buraysa da sessiz kalınırsa Amed bir bütünen değiştirilecek” dedi.
AMED
Kadınların gözyaşlarından direnişe
Sur'da son 5 aydır en büyük zulme yine kadınlar tanıklık ediyor. Gözyaşları arasında yıkımı izleyen kadınların yüzlerine akan yaşta ise öfke var.
Amed’in Sur ilçesine bağlı Alipaşa ve Lalebey mahallelerine başlayan yıkım günden güne artarak devam ediyor. Yıkımlar artarken evlerini vermeyen yurttaşlar da tehdit edilerek zorla çıkarılmaya çalışılıyor. Yaşatılan zulmün en ağırını ise yine kadınlar yaşıyor. Onca emekle yaptıkları evleri, kurdukları komşuluk ilişkileri bir bir ellerinden alınmaya çalışılan kadınlar, en çok da kamuoyunun tepkisizliğine öfke duyuyor.
Alipaşa Mahallesi'nde bulunan kadınlar da evlerinin yıkıldığını görünce, “Onca emek onca direniş gözlerimizin önünde her gün yıkılıyor. Biz burada aile gibiydik ve ailemiz dağıtılıyor. Her kepçe darbesi bizim yüreğimize vuruluyor ama kimsenin bundan haberi yok” diyerek akan gözyaşlarını siliyor.
Çok sayıda çevik kuvvet polisi eşliğindeki yıkım ekibi tarafından evleri yıkılan yurttaşlar, "Sur her zaman tarihsel rolünü oynayıp yaşanılanlara ses çıkardı. Bugün ise aylardır sürdürdüğümüz bu direniş çığlığına ses çıkartılmıyor. 7-8 bin nüfusluk mahalle kendi haline ve kaderine terk edildi. Evlerimizi kepçeler ile başımıza yıksalar da direneceğiz ama ya sessiz kalanlar ne yapacak? Onurumuz için direneceğiz" diyor.