
Direnişin 69. gününe girdiği Amed’in tarihi Sur ilçesinde dün sabah saatlerinden itibaren yeniden şiddetli patlama sesleri yükselmeye devam etti. Önceki günden dün sabaha kadar Türk işgal güçleri en az 8 kayıp verdi.
SAS komandolarından bordo berelilere kadar bütün savaş unsurları, zırhlı araçlar ve halikopterler eşliğindeki saldırılarına dün de devam etti. Ağır saldırıların gerçekleştiği ilçenin 6 mahallesinde özellikle dün sabah saatlerinden itibaren rastgele top atışı yapıldı. Top sesleri tüm kentte yankılanıyor.
Önceki gün zırhlı araçlarla, “Valilik tarafından size bir koridor açıldı. Teslim olun size bir şey yapmayacağız, ailelerinize teslim edeceğiz. İçeride sivillerin olduğunu biliyoruz kimseye zarar gelmesin” şeklinde anonslar yapıldı.
Saldırılara Yekineyên Parastina Sivîl-Sivil Savunma Birlikleri (YPS) Sur’un yanıt vermesi üzerine Kurşunlu Camii, Yoğurt Pazarı civarı ve Hasırlı Mahallesi bölgesinde çıkan çatışmalarda en az 8 asker öldü, çok sayıda asker de yaralandı.
İlçeden çok sayıda ambulans çıkarak Askeri Hastane’ye doğru gitti.
Bağlar’a da düştü
Yoğunlaşan saldırılar sonucunda önceki gür Bağlar ilçesine bir top mermisi düştü. 5 Nisan Mahallesi 674’üncü sokağa düşen ve patlamayan mermi için olay yerine zıhlı araçlarla gelen polisin, mermiye müdahale etmeden bölgeden uzaklaştığı belirtildi.
YPS’nin açıklaması
YPS Genel Koordinasyonu yaptığı açıklamada, 5 Şubat günü Dört Ayaklı Minare’de sızma yapmak isteyen Türk güçlerinin vurulduğunu; 3’ünün öldüğünü, 2’sinin de yaralandığını bildirdi. Aynı saatlerde Emniyet Fırını civarında bir Türk savaş elemanının öldürüldüğünü kaydeden YPS, aynı gün Paşa Hamamı‘nda sızma yapmak isteyenlerin de vurulduğunu belirtti. Emniyet Fırını ve Karakeniz Sokağı arasında Türk güçlerine yönelik eylemde bir Türk savaş elemanın öldürüldüğünü aktaran YPS, “4 Şubat günü öğleden sonra Dört Ayaklı Minare’nin yanından sızma yapmak isteyen düşmanı güçlerimiz fark edip vuruyor. Burada net 2 Türk savaş elemanı öldürülüyor. Hasırlı etrafında dolaşan biri kadın 2 Türk savaş elemanı hedef alındı ama akıbetleri öğrenilemedi” dedi.
YPS, 4 Şubat sabah Saat 7.30’da Welat Bilen (1994/Kızıltepe) adlı savaşçılarının şehit düştüğünü paylaştı.
HPG Gaban tepesini vurdu
HPG Basın İrtibat Merkezi, dün yaptığı yazılı açıklamada, 5 Şubat günü akşam saatlerinde Amed’in Hani ilçesi ile Hani’ye bağlı Cewze beldesi arasındaki Gaban tepesine yönelik eylem yapıldığını duyurdu. Detayları şöyle: “Özel harekâtçıların bulunduğu bu tepedeki 6 çadır ferdi silahlarla etkili bir şekilde vurulmuştur. Ölü ve yaralı sayısının daha fazla olduğu bu eylemde gözle görülen 3 özel harekâtçı öldürülürken 8’i de yaralanmıştır. Eylem sonrası TC ordusu zırhlı araçların desteğinde ambulanslarla ve bir Skorsky tipi helikopterlerle inerek ölü ve yaralılarını kaldırmıştır. Gerçekleştirilen eylem sonrasında özel harekâtçılar tepeyi bırakarak geri çekilmişlerdir.”
TOKİ çeteleri görevde!
Saldırıların ve yıkımın arttığı Sur’da zorla göçertilen halkın evlerinin satın alınması için emlak çeteleri oluşturuldu. TOKİ politikaları deşifre olunca Sur’da bu kez devreye konulan ve içlerinde avukatların da bulunduğu 4 kişilik ekipler, aileleri ikna ederek, evleri düşük ücrete alacak ve daha sonra TOKİ’nin “kentsel dönüşüm” projesine peşkeş çekecek. Evlerini çok düşük fiyata almak isteyen bu ekiplerden rahatsız olan Surlular, duruma tepkili.
‘Evlerimizi vermeyeceğiz’
Hasırlı Mahallesi’nden saldırılar nedeniyle 3 çocuğuyla ayrılmak zorunda kalan ancak Sur’dan uzaklaşamaya gönlü razı olmayıp İskenderpaşa Mahallesi’ne yerleşen Mustafa Dayan, “Evimize dönmek istiyoruz. Devlet ‘TOKİ yapılacak’ diye adres değişikliği yapıyor. Evlerimizi TOKİ’ye vermeyeceğiz. Evimize yine döneceğiz, tek bir taş kalmış olsa dahi o taşı çoğaltırım yeniden evimi kurarım” dedi.
‘Terk etmeyiz’
Sur’da doğup büyüyen Sadık Dün ise evlerinin devlet güçleri tarafından yıkıldığını ancak geri dönme umuduyla eşyalarını çıkarmadıklarını belirtti. TOKİ adına bir ekibin evlerine gelerek peşin para vereceklerini söyleyerek, çok düşük fiyata evlerini almaya çalıştıklarını söyleyen Dün, “Asla evimizi vermeyiz dışarıda yatacağımızı bilsek, TOKİ milyarlarca para da verseler çıkmayacağız, evimizi terk etmeyeceğiz” dedi.
‘Ne olursa olsun satmayız’
İskenderpaşa Mahallesi’nde 5 çocuğu ve eşiyle yaşayan Mehmet Salih Çakır, son günlerde bir ekibin ilçede ellerinde liste ile dolaştıklarını ifade ederek, ekibin evlerine de geldiğini söyledi. Çakır, şunları söyledi: “Evimize gelen ekibi önce mahallede evlerini taşıyan ailelerin yanında gördüm. Onları evlerini satmak için ikna etmeye çalışıyorlardı. İnsanlar evlerini satmayacaklarını söyleyerek tepki gösterip onları mahalleden çıkardılar. Daha sonra aynı ekip bu kez bizim eve geldi. Benden 30 bin TL’ye evimi istediler. ‘Sizin ihtiyacınız var. Evi bize verin size peşin para vereceğiz’ diyorlar. Evden kovdum onları. Ne olursa olsun evimizi satmıyoruz, mahallemizden ayrılmıyoruz.”
‘Hiçbir yere gitmiyoruz’
Mehmet Biter isimli yurttaş ise “Toprağımızı bırakmaya niyetimiz yok. Yerimizi yurdumuzu da terk etmiyoruz. Evlerimiz burada, çocuklarımız da burada, bizi katlediyorlar ama biz toprağımızdan yine de ayrılmayacağız, hiçbir yere gitmiyoruz buradayız” diyerek, saldırılara ve TOKİ’ye tepki gösterdi. Biter, “Kimden korkacağız ki bu saatten sonra. Evimiz yakılıp yıkılıyor, çocuklarımız katlediliyor, bizi tutuklayıp işkence yapıyorlar, daha korkacak neyimiz olabilir ki” dedi ve ekledi: “Bu halk ne kadar göç etmiş olsa bile herkes tekrar evine dönecektir. Hiç kimse evini, barkını, taşını, toprağını bırakıp kaçmasın.”
Geri dönüş istenmiyor
Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, Sur ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar nedeniyle yaşanan göçü değerlendirdi, sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı mahallelerdeki ve tarihi yapılardaki tahribatı anlattı. Anlı, kısa süreli sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından İskenderpaşa, Alipaşa, Lalebey, Melikahmet ve Ziya Gökalp mahallerini gezip yurttaşlarla görüştüklerini hatırlattı. Nüfusun çok önemli bir kısmının çatışmalar ve dedikodular yüzünden evini terk etmeye devam ettiğini kaydeden Anlı, yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı Sur ilçesinde, nüfusun yüzde 90’ının evini terk etmiş durumda olduğunu açıkladı. Anlı, Sur içindeki 15 mahallede tahminlerine göre 10 bin civarında insanın yaşadığını, 60 bine yakın kişinin ise Amed’in diğer mahallelerine taşındığını ifade etti.
Kısa süreli sokağa çıkma yasağı ilan edilen mahallere giderek incelemede bulunduklarını anlatan Anlı, evlerin tüm kapı ve pencerelerinin kırıldığını, ev eşyalarının tahrip edildiğini, hatta birçoğunun yakıldığını, tüm bunların insanların geri dönmemesi için yapıldığını söyledi.
Surların giriş çıkışındaki polis ablukası yüzünden insanların Sur’da yaşamlarını yeniden sürdürebilecekleri konusunda ikna olmadıklarını ifade eden Anlı, “Hepimizin bu konuda yapması gereken çok ciddi işler var” dedi.
Tarihi yerlerde tahribat
Tarihi yapıların Alipaşa ve Lalebey bölgesinde yoğun olduğuna işaret eden Anlı, Kent Müzesi (Cemilpaşa Konağı), Dengbêj Evi, Meryem Ana Kilisesi, Surp Sarkis Kilisesi’nin bulunduğu bölgede tahribatın çok daha yüksek olduğunu kaydetti. İnsanların terk etmediği, yaşamaya devam ettiği evlerde tahribatın olmadığına dikkat çeken Anlı, “Biz gezerken evinin son durumunu görmeye gelen insanlar şunu söylüyorlardı: ‘Keşke biz de çıkmasaydık, evimizi terk etmeseydik, hem evimizden hem eşyamızdan olduk hem de gittiğimiz yerde başka sıkıntılarla karşı karşıya kaldık’. Biz belediyeler olarak kendimiz orada insanlarımıza kapılarının, pencerelerinin onarılmasına yardımcı olacağımızı, küçük tadilatları sağlayacağımızı söyledik” diye konuştu.
Amed Barosu’na çağrı
Hukukçulara, Amed Barosu’na ve Mezopotamya Hukukçular Derneği’ne Sur’daki insanların hukuksal olarak doğru bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi için çağrıda bulunan Anlı, şöyle dedi: “Çünkü insanlar nereye başvuracakları konusunda pek bilgi sahibi değiller. Bu vesileyle kentteki kurumların biraz daha yoğunlaşması gerekir.”
Ankara’da çizilen projeler
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Sur’u yeniden inşa edeceğiz” sözlerine de değinen Anlı, şunları söyledi: “Ankara’da masa başında çizilen projelerin Diyarbakır’da bir karşılığı yoktur. Masa başında çizilen projeler Diyarbakır’dan içeri giremez.”
Anlı, belediyelerin ve kentte yardım çalışmaları yürüten kuruluşların, Sur’un 6 mahallesinden göç eden 3 bin 974 aileye ulaşarak, gıda, giysi, battaniye, mutfak eşyası, döşek gibi yardımda bulunduğunu, toplamda 23 bin 844 kişiye ulaşıldığını, ancak daha büyük bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Anlı, “Sen De Bir Kardeş Aile Edin” kampanyasına herkesin destek vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
AMED