
Ya verilmiyor ya da parçalanıyor
Baytekin, gittikleri tüm cezaevlerinde başta Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazetelerinin çoğu zaman tutsaklara verilmediğini, özellikle Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat’a karşı tahammülsüzlük olduğunu, Abdullah Öcalan’ın yazılarının yayınlandığı süreli ve dönemsel yayınların verilmediğini tespit ettiklerini söyledi. Kitapların da parçalanarak verildiğini söyledi.
Kürdistan’daki cezaevlerinden sürgün edilen tutsakların ailelerinin ekonomik nedenlerden ötürü ancak yılda bir yakınlarını ziyaret edebildiğini belirten Baytekin, “Ailesi bu kadar uzun zaman sonra gelen arkadaşların ise bazen verilen disiplin cezaları gerekçeleriyle aileleriyle görüştürülmüyor” dedi.
Hastaneye gitmek işkence
Hasta sevklerinde ciddi sorunlar yaşandığını aktaran Baytekin, bundan dolayı hasta tutsakların hastanelere gidiş-gelişlerin işkenceye dönüştüğünü aktardı.
Durumu kötüye giden hasta tutsaklar hakkında da bilgi veren Baytekin, “Abdulsamet Çelik, Nusret Amutgan, Murat Ekinci ve Şehmus Yetek’in durumu giderek kötüye gidiyor” dedi.
Ambulans yok
Acil durumlarda birçok cezaevinde doktor ve ambulansın olmadığına dikkat çeken Baytekin, Kırıkkale Kapalı Cezaevi’nde kalan PKK’li tutsak Aram Akyüz’ün doktor olmamasından kaynaklı yaşamını yitirdiğini söyleyerek, “Ölümünden devlet sorumludur” dedi.
Cezaevi hasta ediyor
Baytekin, 20 yıldır cezaevinde PKK’li tutsakların hemen hepsinin hastalığa yakalandığına dikkat çekerek, 20 yıllık tutsakların tam teşekkülü hastanelerde kontrol edilmesini gerektiğini belirtti. Baytekin, yine Karadeniz’deki bütün cezaevlerinin rutubetli olduğunu belirterek, cezaevinin sağlıksız koşullarından kaynaklı bütün tutsakların bronşit hastalığına yakalandığını söyledi.
Kanser hastasına ağrı kesici
Cezaevindeki doktorların tutsaklara gereken tedaviyi uygulamadıklarını kaydeden Baytekin, “Kanser hastalarına bile sadece ağrı kesici veriliyor. 20 yıldır cezaevinde olan arkadaşlara doktorlar ‘sen şimdiye kadar dayanmışsan bundan sonra da dayanırsın’ diye faşizan söylemlerde bulunuyorlar” diye konuştu.
Keyfi disiplin cezaları
Hava Özcan ise “Süreç diyorlar ama bu süreç cezaevlerine hiçbir şekilde yansımıyor. Barış süreci cezaevinin duvarlarını aşamadı. Hak ihlalleri giderek arttı bu dönemde” dedi. Cezaevlerinde tespit ettikleri ihlaller hakkında bilgi veren Özcan, şartlı tahliye edilmesi gereken Ali Sayan’ın hala cezaevinde olduğunu belirterek, “Kınama dilekçesi veren Sincan F Tipi 2 Nolu Cezaevi’ndeki PKK’li tutsakların hepsi disiplin cezası aldı ve haklarında soruşturma başlatıldı. Bütün arkadaşların açık ve kapalı görüş yasakları var. Bazı arkadaşlar ise iletişim cezaları almış durumda. Öksürdün diye disiplin cezaları verilecek duruma gelindi. Disiplin cezalarının bir an önce kaldırılması gerekir” diye konuştu.
Samimiysen bu çocukları bırak
Cezaevindeki çocukların durumuna dikkat çeken Özcan, Amed’de nöbet tutan aileleri hatırlatarak, “Bu sistem aileleri örgütleyerek, çocukları istediğini söylüyor. Aynı sistem 15 yaşındaki çocuğu ise içerde tutuyor. Başbakan Erdoğan parmağını sallayarak BDP’yi tehdit edeceğine samimiyse bu çocukları bıraksın. Pozantı’da kalan bütün çocuklar teker teker tecavüze uğradı, hiçbirinizden ses çıkmadı. Suat Bahadır isimli çocuğun yaşını büyüterek, iki sefer müebbet verdiler. Suat şimdi ise tek kişilik hücrede tutuluyor. Eğer birileri vicdandan bahsediyorsa o birileri çıkıp cezaevindeki Kürt çocukları için de vicdandan bahsetsin.”
Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki PJAK’lı kadın tutsakların birçoğunun ciddi rahatsızlıkları olduğunu belirten Özcan, Gülsen Adet isimli tutsağın ciddi rahatsızlıkları olduğunu belirterek, sık sık kontrole gitmesi gerekirken hastaneye götürülmediğini söyledi.
Her görüş öncesi fotoğraf
Yozgat Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine değinen Özcan, 10 PKK’li tutsağın 5 yıldır koğuş yerine müşahade odalarında tutulduğunu da aktardı. Özcan, Yozgat Cezaevi’nde tutsakların kaldığı yerde kanalizasyon boruların geçtiğini ve bundan dolayı hijyen koşullarının ortadan kalktığını söyledi. Çankırı, Çorum, Afyon, Dinar cezaevlerinde birçok sıkıntının yaşandığını aktaran Özcan, “Afyon cezaevinde kalan 5 tutsak görüşlere çıktığı zaman fotoğrafları çekiliyor, önlerine numara veriliyor. Bundan dolayı tutuklular görüşe çıkmak istemiyor. Tutuklu ve hükümlüler nereye giderse gitsin önlerine numara verilerek, fotoğraflar çekiyorlar” diye konuştu.
İnegöl Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne getirilen Hüseyin Yıldız atlı tutsağın tedavisinin yapılmadığını aktaran Özcan, şunları söyledi: “Yıldız’ın ilaçları pahalı olduğu için verilmiyor. Biz alalım dediğimiz zaman ise izin verilmiyor. Yıldız, siros hastalığına yakalanmış durumda, durumu ise hiç iyi değildir. Yıldız, verilen ilaçların etkisinden dolayı kimseyi tanıyamıyor. Şu an üç PKK’li tutsak Ankara Numune Hastanesi’nde pis bir yerde tutuluyor. Üç tutsakta kanser hastasıdır.”
Bacakları yok ama hücrede
Bacağı olmayan Suphi İsmail isimli tutsağın da yine tek kişilik hücrede tutulduğunu paylaşan Özcan, “Bu arkadaşın belden aşağısı yani bacakları yok. Bingöl Cezaevi’nde olduğu zaman protez takılmış, fakat protez çok ağır olduğu için taşıyamıyor” dedi. Özcan, İsmail’in birilerinin yardımı olmadan herhangi bir iş dahi yapamadığını vurgulayarak, İsmail’e onlar yıl hapis ve 85 milyon para cezasının verildiğini söyledi.
“Artık cezaevlerinde tabut çıkarmak istemiyoruz” diyen Özcan, hasta tutsaklar bir an önce serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
EREN DİNÇ/DİHA/ANKARA
5 tutsak açlık grevinde
Tekirdağ ve Edirne F Tipi cezaevlerinden 7 ay önce Silivri 6 Nolu L Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen 5 tutsak 10 Haziran’da süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı.
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Sinan Zincir, PKK davasından tutuklu 5 tutsağın tutuklu olmalarına rağmen tek kişilik hücrelerde tutulmalarına karşı L tipi cezevinin yapısına uygun olan odalarda bir arada kalmayı talep ettiklerini söyledi. Tutsakların aynı zamanda cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları sonucu ortaya çıkan hak ihlallerinin son bulması taleplerinin de olduğunu belirten Zincir, tutsakların talepleri karşılanıncaya kadar eylemlerine devam etmekte kararlı olduklarını belirttiklerini söyledi.
Silivri 2 Nolu Cezaevi’nde tutulan ve 5 Mayıs’ta süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlayan 12 tutsağın açlık grevi eyleminin ise sonuç verdiği ve KCK davası tutsaklarının koğuşlarda kaldığı Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi’ne sevk edildikleri öğrenildi.
DİHA/İSTANBUL