
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, ‘demokratikleşme paketi’ ve gündemdeki konuları değerlendirdi. Baluken, BDP heyeti olarak Kandil’e hafta sonu gerçekleştirdikleri ziyarette KCK Yürütme Konseyi üyeleri ile süreç değerlendirmesi yaptıklarını belirtti. KCK yetkililerinin, çözüm süreci ile ilgili AKP’nin şimdiye kadar önüne çıkan tarihi fırsatları değerlendirmemesini “kasaba kurnazlığı” ile hareket etme anlayışının sonucu olarak değerlendirdiğini aktaran Baluken, bu tutumun süreci tehlikeli bir noktaya sürüklediğini ifade ettiklerini söyledi.
Defalarca uyarıldı
“Süreci böylesi kritik bir noktaya sürükleyen AKP, Türkiye halklarına karşı da süreç içerisinde antidemokratik, otoriter düzenlemeleri devreye koymaktan kaçınmamıştır” diyen Baluken, “Oysaki bu süre boyunca, AKP’nin yapması gerekenin hegemonya peşinde koşmak değil, demokratikleşerek Kürt meselesinin çözümü konusunda somut adımlar atmak olduğunu defalarca kamuoyuna deklare ettik” hatırlatmasında bulundu.
‘Alternatif ortaya çıkmalı’
“Demokratikleşmeden uzaklaşan AKP içeride ve dışarıda her geçen gün desteğini kaybetme gerçeği ile yüz yüzedir” tespitinde bulunan Baluken, sözlerine şöyle devam etti: “Bu aşamada Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerinin, güçlü bir demokrasi programı ile inisiyatif almaları, etkili demokratik hamlelerini örgütleyip alternatif bir seçenekle ortaya çıkmaları tarihi bir görev ve sorumluluktur. Çünkü bu süreç ne AKP’ye ne de AKP’ye karşı bir seçenek olarak sunulan CHP, MHP ve paralel devlet yapılanmalarının hegemonik iktidar bloğuna bırakılmayacak kadar değerlidir.”
TMK pervasızlığı
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Baluken, bir gazetecinin, “Hükümet yetkililerinden gelen Terörle Mücadele Kanunu’nun seçim sonrası kaldırılabileceği açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi: “TMK’nin hala yürürlükte olması büyük bir utanç kaynağıdır. Hükümet adına birileri açıklama yapacaksa aslında bu tespiti ifade etmeliydiler. TMK kaldırılmadığı için hala siyasetçiler cezaevlerinde bulunmaya devam ediyorlar, basın açıklaması ve mitinglere katıldığı için insanlar soruşturmaya tabi tutuluyorlar. İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller devam ediyor. Hükümetin bu açıklamasını özeleştiri olarak görüyoruz. Hükümet adına açıklama yapanlar özeleştiri adına halktan özür dilemeliydiler ama büyük bir pervasızlık örneği olarak TMK’yi seçim sonrası kaldıracaklarını söylüyorlar. Bazen gecikmiş adımlar fazla anlam ifade etmeyebiliyor. Bunun seçim sonrasını bekleyecek bir durumu yoktu. Seçim sonrası TMK’nin kaldırılacağının açıklanması bizim açımızdan bir şey ifade etmiyor.”
ANKARA