NİHAL BAYRAM/FRANKFURT

HDP’nin ezici çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu belirten HDK Frankfurt Yürütme Üyesi Hülya Onur, “Faşizme bir yumruk atabiliriz. Buna cesaretimiz var. ‘Emeğim, kimliğim, bedenim benimdir’ diyor, hak ve özgürlüklerine sahip çıkabiliyor, Kobanê, Efrîn’de olduğu gibi yıkılmaz bir güç haline gelebiliyorsak, bizi  hiçbir güç durduramaz” diyor.

24 Haziran seçimlerinde HDP çatısı altında bir araya gelen kadınlar, kendi renkleri, kendi kimlikleri ve öz bilinçleriyle demokrasi mücadelesinde yer alıyor. “Türkiye’de siyasal ve toplumsal alanda demokratikleşme birlikte mücadeleden geçer” diyen Avrupa’daki ilerici kadınlar da, HDP etrafında mücadele yelpazesini genişletip güçlendirmek için çalışıyor.

Halkların Demokratik Kongresi HDK-Almanya’nın kurulduğu geçtiğimiz yıldan bu yana çalışmalarında yer alan Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) üyesi ve HDK-Frankfurt Yürütme Üyesi Hülya Onur ile Avrupa’daki HDK çalışmalarını ve kadın mücadelesini konuştuk.

HDK Almanya’nın sesi olmaya çalışan değişik milliyetlerden kişiler, kurumlar, kadın ve çevre örgütleri LGBTİ’li şahsiyetlerle birlikte tabandan yukarıya bir örgütlenmeyi esas aldıklarını belirten Onur, bir yıllık süreçte örgütü ete kemiğe büründürme çalışması yürüttüklerini, seçim sürecine derli toplu ve başarılı bir şekilde girdiklerini aktardı.

‘Cinsiyetçilik bertaraf edilmiş değil’

Seçimi örgütleme çalışmalarında kadın renginin belirginlik kazandığını ifade eden Hülya Onur,  Haziran’ın son günlerinde bir kamp düzenleyecekleri bilgisini verdi. Kampta HDK kadın örgütlenmesinin, seçim sürecine kadın bakışının tartışılacağını belirten Onur, şunları söyledi: “Kadın mücadelesi, mücadelelerin belki de en zorudur. Bir taraftan sistemin cinsiyetçi politikalarına karşı duruş sergilerken aynı zamanda kendi içimizdeki o eril mantığa, erkek şovenizmine karşı bir duruş sergilemek zorundayız. Erkek arkadaşlarımız her ne kadar ilerici, devrimci, yurtsever olsalar dahi cinsiyetçi bakış açılarını bertaraf etmiş değiller.”

Kadın potansiyeli güçlü

HDK Avrupa içerisinde önemli bir kadın potansiyeli bulunduğunu, ancak kendilerini ifade etme noktasında halen problemler yaşandığına dikkat çeken Onur, “Politikanın eril olduğu bize öğretilmiş. Böyle alanlarda üzerimizde maalesef  politik bir baskı var. Kendimizi ifade edemiyoruz. Fakat HDP ve HDK’de cinsiyet kotasının, eşit temsiliyetin olması çok önemli. Kadınlar artık sesli düşünme cesaretine sahip olacaktır. Gerçekleştireceğimiz kampta tüm bu sorunlar üzerinde duracağız” diye konuştu.

‘Diaspora da direniyor’

Avrupa’da HDK’nin hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu söyleyen HDK Frankfurt Yürütme Üyesi, devamla “Emek ve demokrasi güçleri kararlı bir duruş içerisinde tüm gücüyle direniyor. Umudu salt parlamentoda görmek de yanlıştır. Bu seçimleri HDP kazansa dahi muhafazakar kliğin hileler yoluyla buna engel olacağını geçmiş seçimlerden biliyoruz. Gerçekten demokratik şartlar altında seçimler yapılsa HDP barajı aşmakla kalmaz, iktidara da gelir. Çünkü geniş bir yelpazede HDP’yi savunan, sahiplenen kitle vardır” dedi.

‘Kadınlar, gençler, ilericiler göreve’

Bu aşamada faşizme nefes aldırmamak gerektiğini söyleyen Onur, Avrupa’da da kadın, gençlik, HDK ve tüm ilerici, demokrat, sosyalist çevrelere büyük sorumluluklar düştüğünü belirtti. Onur sözlerini şöyle noktaladı: “Bu aşamada faşizme  nefes aldırmamak gerekiyor. Kendi grup çıkarlarını düşünmeden tek bir çatı altında birlik ve bütünlüklerini yarıştırmalılar. Faşizme bir yumruk atabiliriz. Buna cesaretimiz var. Kadınlarımız ‘emeğim, kimliğim, bedenim benimdir’ diyor, hak ve özgürlüklerine sahip çıkabiliyor, Kobanê, Efrîn’de olduğu gibi yıkılmaz bir güç haline gelebiliyorsa, bizi hiçbir güç durduramaz.”