Tüm hayatı sürgünlerle şekillenen Amedli sanatçı Mesut Med, Hevi ve Hogir adını verdiği albümlerinde, gerillada biraraya gelemeyen kardeşlerini şarkılarında buluşturmak istediğini söylüyor.
ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH
Sürgünlerde yaşanan acılar ve yaşamlar yine bir sanatçının bestelerinde, sazında ve sesinde dışa vurdu. Önce Hevi ardından Hogir ile 2. albümünü çıkaran Kürt Sanatçı Mesut Med, kendisini sürgünlerin şekillendirdiğini söylüyor. 1982 Amed Silvan doğumlu Med’in ailesi, köylerinin yakılmasından sonra Aydın Nazilli’ye göç ediyor. Bu ilçede devletin baskısıyla yüz yüze kalan aile, ırkçı saldırılara, ayırımcılığa maruz kalıyor ve 1997 yılında İstanbul’a göç ediyor. Med’in abisi Hogir özgürlük hareketi saflarında şehit düşüyor. Med’in müziğe yönelişi de tüm bu yaşananların sonucunda oluyor.
12 yaşında müziğe ilgisi ve kararlılığı Mesut Med’i önce Koma Afşin’i, sonra Koma Med’i kurmaya yönlendiriyor. O artık arayışını ve mücadelesini müzikle buluşturmuştur. 2010 yılında Med Kültür Merkezinde yöneticilik de yapan Mesut Med, Gula Mêrdînê, Şeva Tarî, Tilîlî adlı 3 de klip yaparak yerel ve ulusal çapta dikkatleri üzerine çekiyor. Kürt sanatçı olarak İstanbul’da soruşturmalar, tutuklama emirleri onu da birçokları gibi sürgüne zorluyor. Ailenin sürgün geleneği adeta onunla sürüyor. Ancak sürgün geldiği Avustralya’da müzik yapmaya devam ediyor.
Acılarımız birbirine benzer
Zürih’de buluştuğumuz Mesut Med albümünde yer alan parçalara sorumuza, “Ben halkımın sanatçısıyım. Hayatıma dair anlattığım kısa kesit neden burada olduğumu da anlatır. Kürtlerin acıları birbirine benzer. Bir ailenin yaşadığı bütün ailelerin yaşadığına benzer. Yok sayılmak, sürgün edilmek, aşağılanmak, tutuklanmak, hapsedilmek, kimliğinden dolayı öldürülmek, kaçırılmak. Bunlar her Kürdün yaşamından kesintiler gibidir. Ben de müzik ile bunları yansıtmayı seçtim. Bu hem insanlık hem de halkıma borcumdur” diyor.
Hogir ile Hevi’yi buluşturdum
Albüme neden ‘Hogir’ adını verdiği şeklindeki sorumuzu da sanatçı şu sözlerle yanıtlıyor: “Önce şehit abim şahsında bütün şehitlerimizi anarak cevap vermek istiyorum. İlk albüm Hevi idi. İkincisi Hogir. Hogir şehit oldu. Kardeşim Hevi gerillada olan Hogir’i görmek istiyor. Bir alanda buluşma kararı alıyorlar. Ama hava bombardımanı başlıyor ve buluşma gerçekleşmiyor. Bir süre sonra da Hogir’in şehit olduğu haberi geliyor. Ben ikisinin de adını albümlere vererek onları buluşturmak istedim.”
Kürt kadını toplumu ve insanlığı şekillendiriyor
Albümünde yer alan eserler içinde başka da özel anlamı olan parçalar olup olmadığını sorduğumuz Mesut Med Şoreşe Jinê’nin devrimci Kürt kadın direnişini anlattığını belirterek, “2013 yılında Rojava’ya gittim. Kürt kadınının direnişini, mücadelesini, toplumu yeniden kurma, şekillendirme çabalarını gördüm. Kürtler şahsında insanlık, doğa, kadın, evrensellik çabalarına hayran kaldım. Onlar insanlığın, kadın özgürlüğünün en net temsilcileriydi. Onları yansıtmak istedim. ‘Geliyoruz’ eserinde Denizler, Mahirler, Kaypakkayalar’dan Kemal Pir’lere Hakilere, Mazlumlara uzanan mücadele geleneğindeki yürüyüşün sürdüğünü vurgulamak istedim” dedi. Albümüne emeği geçen herkese teşekkür eden Mesut Med, müzik üretimi için yoğun çalışmalarını sürdüreceğini, Sürgün ve Aşkı konu alan bir kitap çıkarma hazırlığında olduğunu ve şiir de yazdığını belirtti.