
Sur’da 3 aydır devam eden saldırılar nedeniyle esnaf her geçen gün işyerlerini kapatmayla yüz yüze kalıyor. Sokağa çıkma yasağı olmayan mahallelerde de polis ablukasıyla iş yerleri iş yapamaz durumda. Sur’da esnaflık yapan yurttaşlar sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte devletin ilçede hayatı bitirmeyi amaçladığını söyleyerek tepki gösterdi.
Dabanoğlu Mahallesi’nde bakkal işleten 8 çocuk babası 52 yaşındaki Recep Akdenizli, yasağın bir günlüğüne kaldırılmasının ilçe halkını göç ettirmek amacıyla yapıldığını söyledi.
20 yıldan fazladır geçimini küçük bir bakkaldan sağladığını ifade eden Akdenizli, saldırılarla birlikte bir lira dahi kazanamadığını, 10 bin TL’ye yakın borcunun olduğunu söyledi.
Muhtıra dönemlerini geçti
Yoğurt Pazarı civarında 45 yıldır berberlik yaptığını dile getiren Recep Yıldız (60), Sur’da hiçbir zaman bu kadar büyük bir vahşeti görmediğini gözleri dolarak anlattı. 12 Mart Muhtırasını, 12 Eylül dönemini yaşadığını, o günlerin de zor olduğunu ancak bu günler gibi 10-15 gün süresiz süren sokağa çıkma yasaklarının olmadığını söyledi. Yıldız, “Burada bize iş yaptırmıyorlar. Kimse saldırmasa, yasak ilan etmese biz burada yıllardır olduğu gibi geçimimizi sağlarız” dedi.
Sur Gazi Caddesi üzerinde 10 yıldır iletişim malzemelerini satan 35 yaşındaki Mesut Kanpakoğlu ise “Her esnafın zararı en 20 bin lira. Bunun sorumlusu yasak kararı alanlardır. Yerimizi, iş yerlerimizi bırakmamızı istiyorlar” diye konuştu.
Gazi Caddesi üzerinde bulunan tarihi “Çarşiya Şewitî”de esnaflık yapan onlarca esnaf da yasaklarla birlikte zor günler geçiriyor. Esnaflar, “Zararlarımız, işyerlerimiz elbet bir gün karşılanır. Ama insan hayatı bir daha geri getirilemez. Tarihi Sur’a verilen zararlar bir daha geri getirilemez. Tarihimizi yok ediyorlar” diyor. Bir diğer yurttaş ise, “Eskiden Sur sokakları, caddeleri gül kokardı şimdi kan kokuyor” diyerek Sur’da yaşanan devlet vahşetini özetliyor.
Nusaybin’de de sıkıyönetim uygulamaları ile birlikte ağır saldırıların yapıldığı Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerinde kepenkler aylardır kapalı. Saldırılar sırasında dükkanlarının kepenkleri kurşunların hedefi olan esnafın, elektrik kesintisinden dolayı ise malları çöpe gitti. Özellikle meyve sebze, şarküteri ve kasaplar etlerini ve sebzelerini çöpe atmak zorunda kaldı.
Sürgün etmek istiyorlar
Esnaflardan Emrullah İlhan, “Bu yapılan bir sürgün politikasıdır. Benim dükkanıma onlarca mermi isabet etti. İnsanlar aylardır zulüm altında. Kafamızı bile kapıdan çıkaramadık. Dükkanımızı açamadık. Aylardır zarardayız” dedi.
Etkileri yıllarca geçmeyecek
Aylardır eczanesini açamadığını ve insanların ilaç ihtiyacını bile karşılayamadığını belirten Ayaz Demir, insülin ve kanser ilaçları gibi ilaçların sürekli buzdolabında saklanması gerektiğine dikkat çekerek, “İlaçları atmak zorunda kaldık. Camlarımız kırıldı, kepenklerimizde mermi izleri, bomba izleri var. Bu saldırılardan etkilenmeyen kimse yok. 2 aydır tek açık kepenk yok. İnsanlara sağlık hizmeti bile verilmedi. İnsanların yaşadığı psikolojik travmanın etkileri yıllarca geçmeyecek. Bize yapılanlar zulümdür” diye konuştu.
Ürünler çöpe gitti
Saldırıların yoğun yaşadığı Şirin Sokak’ta esnaflık yapan Mehmet Selim Kazan, “Elektrik ve sularımız kesildiği için dükkandaki bozulan ürünlerin hepsini çöpe attık. Ne toptancıdan bir şey alabiliyoruz ne de dükkanlarımızı açabiliyoruz” ifadesinde bulundu.
Çağçağ Caddesi üzerinde kasaplık yapan Dilan Bulmuş ise aylardır dükkanlarını açamadıklarını dile getirerek, “Dükkanlarımız kurşunların hedefinde. Mermi izi olmayan yer yok. İş yapan kimse yok. Zarar görmeyen kimse yok. Bu zulüm yeter artık” diye konuştu.
DİHA/MARDİN-AMED
4 ayda 52 yasak
Türk devleti, 90’lardaki ‘bataklığı kurutma’ adını verdiği imha stratejisini sokağa çıkma yasaklarıyla güncelledi. Son 4 ayda 52 kez ilan edilen sokağa çıkma yasaklarından 1 milyon 300 bin kişi etkilendi.
Kuzey Kürdistan şehirlerine ‘sokağa çıkma yasakları’ perdesiyle başlatılan işgal hareketları, kapsamlılaşarak devam ederken, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) verilerine göre, son 4 ayda 52 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 80’e yakın kişinin yaşamını yitirdiği yasaklardan 17 ilçede 1 milyon 300 bin kişi etkilendi.
7 ilde 17 ilçede
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (İHV) Dokümantasyon Merkezi, 16 Ağustos 2015 tarihinden 11 Aralık 2015 tarihine kadar yedi ilde, yaklaşık 1,3 milyon kişinin (1 milyon 299 bin 61 kişi) yaşadığı 17 ilçede toplam 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan ediildiğini saptadı.
Amed ilçeleri
Verilere göre, Amed’de 8 ilçede toplam 31 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 2014 nüfus sayımına göre 26 bin 427 kişinin yaşadığı Lice‘de 7 kez, 86 bin 663 kişinin yaşadığı Silvan‘da 6 kez, 121 bin 75 kişinin yaşadığı Sur‘da 6 kez, 112 bin 461 kişinin yaşadığı Bismil‘de 4 kez, 32 bin 413 kişinin yaşadığı Hani‘de 4 kez, 17 bin 54 kişinin yaşadığı Hazro‘da 2 kez, 206 bin 534 kişinin yaşadığı Yenişehir‘de 1 kez, 40 bin 33 kişinin yaşadığı Dicle‘de 1 kez yasak ilan edildi.
Mardin ilçeleri
Mardin’de hala Dargeçit ilçesinde devam eden sokağa çıkma yasağı 3 ilçede uygulandı. 116 bin 68 kişinin yaşadığı Nusaybin‘de 5 kez ilan edilen yasaklardan 3’üncüsü 14 gün sürerek, en uzun süreli yasak olarak kayıtlara geçti.
28 bin 601 kişinin yaşadığı Dargeçit‘te 2. kez ilan edilen yasak devam ediyor. 61 bin 32 kişinin yaşadığı Derik‘te de 2 kez yasakla abluka uygulandı.
Şırnak ilçeleri
Şırnak’taki 2 ilçede toplam 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 132 bin 857 kişinin yaşadığı Cizre‘de 4 kez, 121 bin 11 nüfuslu Silopi‘de ise 1 kez yasak ilan edildi.
Gever’de 4 kez
Direniş merkezlerinden Hakkari’nin Yüksekova (Gever) ilçesinde toplam 4 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İlçede 117 bin 44 kişi yaşıyor.
Muş, Batman ve Elazığ
Yasaklar ilk olarak 32 bin 378 kişinin yaşadığı Muş’un Varto ilçesinde Ağustos ayında uygulanmıştı. Batman’ın Sason ilçesinde (30 bin 646 kişi yaşıyor) ve Elazığ’ın Arıcak ilçesinde (15 bin 306 kişi yaşıyor) birer kez sokağa çıkma yasakları ilan edildi.
HABER MERKEZİ