Yönetmenliğini İlker Savaşkurt’un yaptığı Yılmaz Güney’in sürgünlüğünün anlatıldığı ‘Sürgün Türküleri’ belgeseli dünya prömiyerini Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde yapacak.

Yılmaz Güney’in Paris’teki son yıllarını, ‘Duvar’ filminin çekim sürecini ve dönemin sürgün insanlarını anlatan belgeselin canlandırma sahnelerinde Yılmaz Güney’i ise Barış Atay oynuyor. Yönetmen Savaşkurt  ‘Sürgün Türküleri’ belgeselinin Yılmaz Güney’i daha yakından tanımak ve anlamak için önemli bir yeri olacağını  söylüyor.


Dünyanın en güzel hapishanesi Paris

Yönetmenliğini İlker Savaşkurt’un yaptığı ‘Sürgün Türküleri’ belgeseli, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra oluşan siyasi baskılar sonucu beş yıl hapis yattığı 9 Ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevi’nden Fransa’ya kaçmak zorunda kalan Yılmaz Güney’in, o dönemki yol arkadaşlarıyla olan serüvenini ve son projesi olan Duvar’ın ardında yarattıkları hapishaneyi anlatıyor. 

2 yıllık bir süreç sonunda 2015 Ağustos’unda biten belgeselde, Yılmaz Güney öncesi ve sonrasında Avrupa’ya kaçan ve filmde yer alan sürgün insanları da bulunuyor. Bu sürgün insanları yaşadıklarını anlatırken, “Özgürlük çok göreceli bir kavramdır. Paris belkide dünyanın en güzel şehirlerinden ama, sonuçta orada bir hapishanede yaşıyoruz. Bu anlamda düşündüğünüzde belki de dünyanın en güzel hapishanesinde yaşıyoruz” diyorlar. 

Yönetmen Savaşkurt, Sürgün Türküleri’nin seri olarak düşünüldüğünü ve devamının da çekileceğini, Güney’in o dönem ki yaşamının kendilerini bu hikayeye taşıdığını söyledi. Yürüttükleri bu çalışmanın yapı olarak Yılmaz Güney adına yapılmış bir belgesel olmadığını, bu kaçışın hikayesinin kendilerini sürgünlüğe ve sürgün insanlarına taşıdığını iletti.  

Yapımcılığını İngiliz yapım şirketi Openvizor’un üstlendiği projenin hikayesi ise senarist Mehmet Kala’ya ait. Ayrıca canlandırma sahnelerinde Yılmaz Güney’i Barış Atay’ın oynadığı belgeseli oyuncu Funda Eryiğit seslendiriyor.


Yılmaz Güney’i tanımak



“Yılmaz Güney bir sinemacı olarak Türkiye’de bu alanın o güne kadar ki en sanatsal ürünlerini ortaya koyan sanatçılarındandır. Onun getirdiği üslup ve anlatım biçimleri, sinemada yeni bir dil, oyunculukta ise yeni bir stil anlamına gelmekteydi. İçerisinde yer aldığımız bu projenin de hem Fransa hem de Türkiye’nin kültür sanat hazinesinde Yılmaz Güney’i daha yakından tanımak ve anlamak için önemli bir yeri olacağı kanısındayım. Belgeselin Türkiye’den Fransa’ya uzanan yolculuğu,  bizlere bu iki ülke üzerinden bir sosyo-kültürel değerlendirme yapma imkanı da sağlamaktadır. Yani Yılmaz Güney’in sürgünü, bize sinemanın ve sanatın coğrafyalar arası serüvenini ve farklı kaderlerini de göstermektedir.”


Yönetmen, aktör ve müzisyen

Yönetmen,tiyatro oyuncusu, aktör ve müzisyen olan İlker Savaşkurt, İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon eğitimi aldı. Müzik endüstrisinde Altar ve UÇK Grind gibi underground gruplarda yer aldı. Aynı zamanda tiyatro kariyerine, televizyon ve sinema filmlerindeki oyunculuğuna devam etti. Uzun metrajlı sinema filminde başrol oynadı bunların içinden ‘’Film’’ adlı yapım çeşitli uluslararası ödüle layık görüldü. 2012 yılında yapımcı Abbas Nokhasteh ile tanıştı ve onunla birlikte Sulukule Gönüllüleri Derneği projesine katıldı. Sulukule Hiphop Tiyatro’su için ‘’Sahnede İsyan’’ adlı bir belgesel ve müzik videoları hazırladı. İstanbul Biennalinde yer aldı. 


 KÜLTÜR SERVİSİ