Suriye'ye yönelik olası bir harekat beklentisi şimdilik ötelense de dün de ABD, Fransa, İngiltere ile Rusya'nın temel gündemi olmaya devam etti. ABD Başkanı Barack Obama, Cumartesi günü Suriye'ye müdahale yapmaya kararlı olduğunu ama bunun için Kongre'nin onayını talep edeceğini bildirmişti.  Obama yönetiminin Kongre üyelerini ikna turu sürüyor. Temsilciler Meclisi üyeleri, gelecek hafta Suriye konusunu görüşmek üzere toplanmaya hazırlanıyor. Oylama öncesi pek çok milletvekili yaz tatiline ara verip Şam'da sivillere yönelik Esad rejiminin sarin gazı kullanıldığına ilişkin istihbarat brifingine katıldı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry haftasonunda yaptığı açıklamada, Şam yakınlarında 21 Ağustos'taki saldırıda  Esad rejim güçlerinin sinir gazı sarin kullanıldığına dair delilleri olduğunu öne sürmüştü. Brifingte, Kerry'in açıklamalarının detaylandırıldığı ve istihbaratın milletvekillerine delil sunduğu ileri sürülüyor. Ancak ABD elinde bulunduğunu öne sürdüğü delilleri ne kamuoyuna ne de BM Güvenlik Konseyi'ne sunmuş değil.


Şam muhalifleri suçluyor

Esad rejimi ise saldırıyı muhaliflerin provokasyon amacıyla yaptığını savunuyor. Olası bir saldırıya tüm güçleriyle yanıt vereceklerini söyleyen Şam dün de "ABD'nin Suriye'ye askeri bir saldırı düzenlemesinin ancak El Kaide ve yandaşlarına yarayacağı" uyarısında bulundu. Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad ayrıca kimyasal silahları ABD'nin desteklediği silahlı grupların kullandığını öne sürdü. Rusya da Esad rejiminin kimyasal kullanmadığını ısrarla savunuyor.

ABD kanıtları açıklamıyor
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve müttefiklerinin Esad rejimi tarafından kimyasal silah kullanıldığına dair sundukları bilgilerin "kesinlikle inandırıcı olmadığını" belirtti. Moskova Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde dün bir konuşma yapan Lavrov, "Amerikalı ortaklarımız ile İngiliz ve Fransızlar tarafından bize gösterilenler kesinlikle bizi ikna etmiyor. Somut hiçbir şeyin olmadığı birkaç fotoğraf bize gösterildi, ne coğrafi haritalar ne de isimler var. Burada çok sayıda tutarsızlık, çok sayıda şüphe var. Ve ne zamanki daha fazla detay istesek, her şeyin gizli olduğunu ve göstermeyeceklerini söylüyorlar" dedi. Lavrov ayrıca İngiltere ve Fransa’nın, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a, Suriye’de inceleme yapan kimyasal uzmanlarının görevlerinde değişiklik yapması için baskı yaptıklarını söyledi.

Fransa'da istişare sürüyor
"Tek başına Suriye'ye saldırmayız, koalisyon gerekli" diyen Fransa'da ise hükümet Parlamento'yu ve kamuoyunu iknaya çalışmaya devam ediyor. Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault dün Parlamento'nun ileri gelenleriyle bir araya gelerek Suriye'ye yönelik olası saldırı planları konusunda bilgilendirmede bulundu. Fransa Parlamentosu Çarşamba günü toplanarak Suriye'ye yönelik olası harekat konusunu görüşecek. Ancak oylama yapılmayacak. Cumhurbaşkanı Francois Hollande, Esad rejimini kimyasal silah kullandığı iddiasıyla cezalandırmaya kararlı olduğunu söylese de İngiltere ve ABD'deki gibi bir parlamento oylamasına gidilmesi yolunda baskı artıyor. Askeri müdahale yanlısı olan Fransız hükümeti ise kendi kamuoyunu ikna etmek için Suriye’nin bin tonu aşan kimyasal stoku olduğuna ilişkin belgeleri basına sızdırdı. Journal du Dimanche gazetesi tarafından yayınlanan 4 sayfalık belgede, Fransız istihbarat servislerinin 21 Ağustos’taki saldırıda kimyasal kullanıldığına dair kanıtlara sahip olduğu iddia ediliyor. Le Monde gazetesi, Fransa’nın bu belgelerle Fransız ve uluslararası kamuoyunu askeri müdahale konusunda ikna etmeye çalıştığı yorumunda bulundu. 


ABD’nin işi zor
Öte yandan Irak işgalinde Bush'un yanında yer alan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri de artık ABD karşıtı bir tutum sergiliyor. Örneğin Polonya, Suriye'ye yönelik olası bir müdahaleyi desteklemeyeceğini açıkladı. Diğer Avrupa ülkeleri de müdahale konusunda ABD Başkanı Obama'ya destek vermiyor. 2003 yılında Irak harekatı söz konusu olduğunda Bush yönetimi, Almanya ve Fransa'yı kastederek eski Avrupa'yı sorumluluktan kaçmakla suçlamış ve eski Doğu Bloku ülkelerinin desteğine güvenmişti. Ancak şu ana kadar Suriye müdahalesi için açık destek veren tek Avrupa ülkesi Fransa. Ancak Fransa da Suriye'ye tek başına askeri müdahalede bulunmayacağını, bunun için koalisyon oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Suriye'ye müdahale için müttefik arayışında olan ABD'nin işi zor görünüyor. Zira İngiltere'de Avam Kamarası müdahaleye katılmayı reddederken, Almanya da harekatta yer almayacağını açıklamıştı.

İngiltere'de tartışma alevlendi

Öte yandan İngiltere'de şimdi de Suriye'ye kimyasal silah ihracatı tartışması alevlendi. İskoçya'da yayımlanan Sunday Mail gazetesi, 1 Eylül baskısında, Ocak 2012'de imzalanan anlaşmayla Suriye'ye potasyum florür ve sodyum florür ihracatına izin verildiğini yazdı. Cameron hükümeti, iki maddeye ihracat izni verildiğini doğruluyor ancak bu ürünlerin Suriye'ye hiç gönderilmediğini savunuyor. Hükümet ayrıca bu maddelerin sarin gazı ve benzer kimyasal silahların üretiminde kullanılmış olabileceği iddialarını yalanlıyor. Ancak muhalefet milletvekilleri, Suriye'de çatışmaların başlamasından 10 ay sonra bu ülkeye kimyasal madde ticaretine izin verilmesini parlamento gündemine taşımaya hazırlanıyor. Ana muhalefet İşçi Partisi milletvekili Thomas Docherty, "Hükümet kimyasal silah yapımında kullanılabilecek maddelerin ihracatına izin vermekle en iyi ihtimalle dikkatsiz, en kötü ihtimalle ise ihmalkar davranmıştır" dedi.

HABER MERKEZİ