Suriye rejimi üzerinde diplomatik baskıların ve savaş söylemlerinin arttığı bugünlerde yine bir katliam iddiası ortaya atıldı. Muhalifler, aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu en az 86 kişinin rejim güçleri tarafından katledildiği belirtildi. Rejim ise sözkonusu bölgede ‘terörist gruplar’la çatışma yaşandığını duyurdu ancak ölü sayısı hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Muhaliflerin katliam iddiası, BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın siyasi çözüm için yeni bir plan hazırladığını açıklamasından önce gelmesi dikkat çekiyor.
Suriye’de muhalifler, iktidarı bırakmayan Esad rejimini köşeye sıkıştırıyor. Uluslararası toplantılar öncesi ülkedeki çatışmaları büyüterek dünya kamuoyunun gündemine getiren muhalifler, Esad rejimine yönelik bir askeri operasyonun önünü açmaya çalışıyor. Verdiği birçok sözü tutmayan ve demokratik adımlar atmayan Esad rejimi de muhalifleri zorla bastırarak iç çatışmanın koşullarını yaratıyor. Tarafların iktidar kavgasında binlerce sivil öldü. En son olarak Hama yakınlarındaki iki köyde yeni bir katliamın yaşandığı haberleri geldi.

Açıklamalar birbirini tutmuyor
Esad rejimine askeri müdahale isteyen muhalifler, Hama’nın Mazraat el Kebir ile Maarzaf köylerinde yeni bir katliamın yaşandığını ileri sürdü. Ancak muhaliflerin çelişkili açıklamaları dikkat çekiyor.
İddialara göre, rejim güçleri Mazraat el Kebir ile Maarzaf köylerini önce top atışına tuttu sonra köydeki sivilleri bazılarını bıçakla bazılarını da yakın mesafeden silahla öldürdü. Daha sonra bazı cesetleri yaktı. Ancak olayın gelişimi ve ölü sayısı hakkında çelişkili haberler öne çıktı.
Suriye Genel Devrim Konseyi, olayın Maarzaf kentinde yaşandığı ve 78 kişinin katledildiğini öne sürdü.
Müslüman Kardeşler’e yakınlığıyla bilinen Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü ise katliamın Mazraat el Kebir köyünde olduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre top ateşinden sonra köye giren rejim yanlısı Şabihha milisleri arasında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivili öldürdü.
Türk devlet ajansı da, bir ‘görgü tanığı’nı dayanarak katliamın Mazraat el Kebir köyünde meydana geldiğini duyurdu. Bu tanığın anlatımında top ateşi geçmezken, köye giren Şabihha milisleri bütün köylüleri önce meydanda topladı ve daha sonra bunları bir eve götürdü. Tanık, “Katliamı evde bıçaklama ve yakın mesafeden ateş etme yöntemleriyle gerçekleştirdiler” dedi. Bu tanığa göre katliamda 86 kişi yaşamını yitirdi. Tanık, hayatını kaybedenlerin dört aileye mensup olduğu ve 26 kişinin cesedi yakıldığı için tanınmaz halde olduğunu dile getirdi.
Batılı ülkeler tarafından öne çıkarılan ve Esad rejimine yönelik bir askeri operasyonu dillendiren Suriye Ulusal Konseyi de 22’si çocuk, 20’si kadın olmak üzere 100 kişinin öldürüldüğünü öne sürdü. Konsey, olayın Mazraat el Kebir ile Maarzaf köylerinde yaşandığını dile getirdi.
Hedef operasyona zorlamak mı?
Suriye devlet televizyonu ise adı geçen köylerde rejim güçleriyle ‘terörist gruplar’ arasında çatışma çıktığını ve yaşanan çatışmanın ardından köylerde cesetler bulduğunu açıkladı.
Muhaliflerin bu açıklamasının zamanlaması dikkat çekiyor. Zira açıklama BM Güvenlik Konseyi toplantısının hemen öncesine denk geldi. Yine katilam haberleri duyurulurken, 15 ülkenin dışişleri bakanları İstanbul’da biraraya gelmiş ve Esad sonrasını görüşüyordu. Muhaliflerin her iki toplantı öncesi bu açıklamayı yaparak uluslararası topluma ‘Esad rejmine yönelik bir askeri operasyon gerçekleşsin. Tampon bölge oluşturulsun’ mesajı vermeye çalıştığı belirtiliyor.
Muhaliflerin mesajına rağmen BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye’de halen siyasi bir çözüm olacağı umudunu taşıyor. Annan çöpe atılmayla karşı karşıya kalan planını tekrar hayata döndürmek için BM Güvenlik Konseyi üyelerine yeni bir plan sundu.
Yeni plana göre BM Güvenlik Konseyi üyeleriyle silahlı muhaliflere destek veren Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin de bulunacağı bir ‘Temas Grubu’ oluşturulması isteniyor. Böylece Annan, bir taraftan Esad rejimine plana uyması için baskı yaparken, oluşacak ‘Temas Grubu’ da muhalifleri kontrol altına alarak plana yeni bir şans verecek. Annan, ‘Temas Grubu’na çatışmaların sona ermesi karşılığında Esad’ın iktidardan ayrılmasına ve Esad sonrası yapılacak ilk seçime kadar geçiş dönemini kontrol etmesini önerdi.
Esad sonrası konuşuldu
Annan’ın bu yeni önerilerinin BM Güvenlik Konseyi’nde kabul edilmesi bekleniyor. Zira Suriye’ye yönelik bir askeri operasyona karşı çıkan Rusya, Esad’ın iktidarda kalması için bir şartları olmadığını sadece Suriye’de siyasi çözümden yana olduklarını açıklamıştı.
Bu arada İstanbul’da biraraya gelen 15 ülkenin dışişleri bakanları ve temsilcileri de Esad sonrasına hazırlık yapılması konusunda anlaştı. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantıdan sonra yapılan açıklamada katılımcıların “Suriye halkına ek destek dahil atılabilecek ilave adımları ve demokratik, Esad sonrası bir Suriye’ye yönelik etkin ve muteber bir geçiş sürecinin koordinasyonunu” ele aldıkları belirtildi.
Sözkonusu katılımcılar, gelecek hafta İstanbul’da Suriye’deki bütün muhalif grupları biraraya getirmeyi planlıyor. Toplantıya bu ülkelerden bir temsilci de katılacak.
Bu arada, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre dün akşamki toplantıda Clinton, katılımcılara Suriye’deki geçiş sürecinin Esad’ın tüm yetkilerini devretmesi seçeneğini içermesi gerektiğini söyledi. Yetkili, “Bu akşam Clinton, Esad sonrası geçiş dönemi için Esad’ın yetkilerini devrini de içeren temel ilkeleri ortaya koydu” dedi.  
Toplantıda Clinton’ın Suriye’deki geçiş döneminin ülkede özgür ve demokratik seçimler yapılmasının yolunu açacak geçici bir hükümet seçeneğini içermesi gerektiğini ifade ettiği de belirtildi.

ŞAM