
Suriye’de Rusya’nın arabuluculuğuyla ilan edilen ateşkes 30 Aralık saat 00.00 itibarıyla yürürlüğe girdi. Ancak sahadan çatışma haberleri gelmeye devam etti.
Merkezi Londra'da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Suriye’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bir saat önce taraflar arasındaki cephelerin sakin olduğunu ancak Halep ve Şam'ın büyük bir bölümüne ise çok sayıda roketin isabet ettiğini duyurdu. Gözlemevi dün sabaha karşı Suriye rejimine bağlı güçler ile silahlı gruplar arasında Hama ve Şam yakınlarında çatışmalar yaşandığını da belirtti. Anadolu Ajansı da ‘Hama'nın Soran ilçesi, İdlib'in Cisr Şugur ve Cebel ez-Zeviye kırsalı, Dera'daki Eski Gümrük bölgesi ve Yavda Köyü ile Şam’ın batı kırsalındaki Barada Vadisi'ne, rejim ordusu ve rejim yanlısı yabancı terör gruplarınca zaman zaman saldırılar düzenlendiği’ni bildirdi. Şam'ın doğusundaki Doğu Guta bölgesinin sakinleri de, ateşkesin uygulamaya girmesinden iki saatten daha az bir süre sonra silah sesleri duyduklarını belirtti. El Nusra’nın işgali altındaki İdlib’ten de ayrıntısı öğrenilemeyen çatışma haberleri geldi.
Ateşkes üçlü mutabakatın sonucu
Suriye’deki kırılgan ateşkes Türkiye, Rusya ve İran’ın mutabakatının sonucu. 22 Aralık'ta Moskova'da imzalanan üçlü protokolde Esad rejimi güvenceye alınırken, Suriye’de ateşkes ilan edilmesi öngörülüyordu. Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde yürürlüğe konan ateşkesi takiben bir ay içinde Kazakistan’ın başkenti Astana’daki barış görüşmelerinin başlaması hedefleniyor. Görüşmeler yapılabilirse Türkiye iç savaşın başladığı 2011’den beri hedef aldığı Esad rejimi ile aynı masaya oturacak.
Türkiye’nin güvenilmezliği ateşkesi zorluyor
Ancak ateşkes anlaşmasının başarılı olup olmayacağı tartışmalı. Savaşın başından itibaren Esad’ı devirmek ve Kürtleri sınırlamak için DAİŞ ve El Nusra gibi örgütlerin hamiliğini yapan Türkiye’nin güvenilmezliği de ateşkesi zorlayan faktörlerden.
Kimler ateşkese dahil edildi?
Ayrıca ülke genelinde etkili olan birçok örgütün anlaşmaya dahil edilmesi de süreci kırılgan hale getiriyor. Rusya’nın önceki gün açıkladığı ateşkes metnine göre Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütü olarak kabul edilen gruplar ateşkese dahil değil. Yani, DAİŞ ve Şam'ın Fethi Cephesi (Eski adıyla El Nusra) ateşkes kapsamına alınmadı. Rusya Savunma Bakanlığı yayımladığı açıklamada ateşkese 7 örgütün katıldığını belirtti. Bunlar ise toplam sayıları 60 bini geçtiği belirtilen Feylak el Şam, Ahrar’uş Şam, Ceyş’ul İslam, Suvar el Şam, Ceyş’ul Mücahidin, Ceyş İdlib ve Cebhe eş Samiye olarak sıralandı.
Ahrar'uş Şam şerh koydu
Ancak bu örgütlerden Ahrar'uş Şam ve Ceyş'ül İslam (İslam Ordusu) ÖSO çatısı altında değil. Ahrar'uş Şam ateşkese katılmayacağını da açıkladı. Dün Reuters haber ajansına konuşan bir Ahrar'uş Şam yetkilisi, grubun anlaşmaya dair bazı şerhleri olduğunu ve henüz anlaşmayı imzalamadıklarını söyledi. Adı listede geçmese de Nureddin Zengi Tugayı'nı da katılmayanlar listesine eklemek gerek. Zira çete örgütlerin çoğunda ateşkesin kendilerini güçsüzleştirmeye ve bölmeye yönelik bir manevra olduğu düşüncesi hakim.
El Nusra ne olacak?
İdlib gibi, Nusra Cephesi ve ÖSO bünyesindeki gruplar dahil çeşitli çete örgütlerin birlikte hareket ettiği yerlerde ateşkesin nasıl uygulanacağı önemli sorulardan biri. Yine dışarda tutulan DAİŞ’in saldırılarıyla ateşkesi etkisiz hale getirebileceği de belirtiliyor.
YPG’siz çözüm mümkün mü?
BM Güvenlik Konseyi listesinde olmamasına rağmen YPG’nin (Halk Savunma Birlikleri) adı da ateşkes metninde geçmiyor. Bu sonuçta Türkiye’nin etkisi olduğunu tahmin etmek güç değil. YPG’den dün baskıya girdiğimiz saatlere (17:45) kadar konuya dair açıklama gelmemişti. Ancak Rojava’nın siyasi temsilcisi Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim, "Biz dahil edilmedik" dedi. Açıklamasında Muslim, "Kimse bizden ateşkese katılmamızı istemedi çünkü bölgedeki ülkeler, Kürt ulusunun varlığını reddediyor" ifadelerini kullandı. Zira hem Suriye rejimi hem İran hem de Türkiye Kürtlerin bölgede statü sahibi olmasına karşı çıkıyor. Bu nedenle de Suriye’deki Kürt güçlerinin bölgelerini genişletmesine ve üç kantonun (Efrîn, Kobanê, Cizîr) birleştirilmesine karşı hamleler yapıyorlar. Suriye politikasında Rusya ile İran’ın çizgisine hapsolan Türkiye, Bab’taki operasyonlarla DAİŞ’i değil asıl olarak Kürtleri hedefliyor. Rusya’nın hava desteği verdiği Türkiye’nin amacının Bab’ı işgal ederek Kürt kantonlarının birleşmesini engellemeyi hedeflediği biliniyor.
ABD niye dışarda tutuldu?
Öte yandan ateşkes metninde Suriye’deki savaşa doğrudan müdahil olan İran ve ABD'nin adı geçmiyor. İran’ın metinde yer almamasını Sünni radikal dinci örgütlerin şart koştuğu tahmin ediliyor. Zira çete örgütlerin Şii İran ile aynı anlaşmada yer almalarını tabanlarına anlatamayacağı belirtiliyor.
ABD’nin dışarda tutulması ise Rusya’nın Halep zaferi sonrası Suriye’deki güç dengelerini kendi lehine kullanmak istemesiyle açıklanabilir. Ancak uzmanlar ABD olmadan Suriye’de bir anlaşmanın uygulanmasını pek mümkün görmüyor. Tüm bunlar biraraya getirildiğinde ise Suriye’deki ateşkesin çok kırılgan ve zorlu olacağını söylemek mümkün.
HABER MERKEZİ