Nazmi GÜR

Suriye’de taşlar yerine oturmaya başladı. Rusya, İran ve Lübnan-Hizbullah’ın sağladığı askeri ve siyasi destekle Esad rejimi ülkede “kontrolü” sağlama konusunda önemli adımlar attı. Şam ve çevresini tehdit altına alınan radikal “cihadistler”, Astana Sürecinde varılan anlaşmalarla denetimlerindeki bölgeleri bırakarak İdilb’e yerleştiler. Astana sürecinde varılan anlaşmalardan biride İdlib’in ‘Çatışmasızlık Bölgesi’ olarak ilan edilmesiydi. Ancak Esad ülkede denetimi artırdıkça, İdlib sıradaki hedef olarak ilan edildi bile.

İdlib, Suriye iç savaşında “cihadistlerin” son sığınağı. Bu bölgenin kontrolü Suriye’de “iç savaşın” bittiği anlamına gelecektir. İç savaşın bitirilmesi hiç kuşkusuz yeni dengeler ve yeni koşullar ortaya çıkaracaktır.

“Yeni, Demokratik ve Çoğulcu” Suriye için en önemli gelişme, “yeni bir Anayasa” olacaktır. Gelen haberlere bakılırsa anayasa yazımı konusunda çalışmalar hız kazanmış durumda. Burada Kürtlerin dışlanması, anayasa yazımında Kürt faktörünün göz ardı edilmesi, Suriye’nin “barışını” zora sokacaktır. Ademi merkeziyetçiliği esas alan, inançlar ve etnik yapıların hakları ve özgürlüklerini garanti altına alan, demokratik sekülerizmi esas alan ve demokratik federalizmi esas alan bir anayasa hazırlanması, Suriye’nin geleceğini güvenceye alacaktır. Suriye’de yeni anayasa yazılırken, “demokratik özerklik” paradigması ile Kürtler son derece önemli ve tarihsel bir alternatifi, Ortadoğu halkları için önemli bir demokratik yönetim modelini yaşama geçirdiler. Bu deneyim ve birikim, Suriye için yeni bir anayasa hazırlanırken göz ardı edilemez. Esas olarak “Yeni Demokratik Suriye” kanımızca, bu demokratik model yaşama geçirilirse, barışı ve istikrarı yakalayabilir.

Helsinki’deki Trump ve Putin arasında geçekleşen zirvede, iki ana aktör arasında, Suriye için bir “uzlaşma” sağlandığı olgusu, bu konuda yazıp çizenlerin “ortak” tespiti. İdlib çatışmasızlık bölgesinde biriken “cihadistlerin” geleceği, birazda Türkiye’nin tutumuna bağlı. Suriye iç savaşının başlangıcından itibaren bu grupların “hamiliğini” yapan Türkiye için Astana ve Soçi süreçlerinin de bittiği anlamına geliyor. Erdoğan’ın, İran’ı dışlayarak, Rusya, Almanya ve Fransa’ya “dörtlü zirve” önermesi, yolun sonuna gelindiğinin işareti. Suriye’de yeni anayasa yazılırken Türkiye’nin varlığı, sorununun çözümünü zorlaştıracağı gibi, Kürtlerin “Yeni Suriye’de” haklarından “mahrum” bırakılması anlamına gelecektir. Efrîn ve Carablus hattının kontrolü bir koz olarak görülse de, nihayetinde, Astana ve Soçi süreçlerine bağlı olan Türkiye, nihayetinde Suriye topraklarından çekilmek zorunda kalacaktır. Bu gerçekle yüzleşmesi gereken Türkiye’nin “oyun bozma” kapasitesi son ana kadar devam edecektir. Olmadı “ Esed kardeşim” ile el sıkışmak kaçınılmaz olur. Soru… Esad el sıkışırımı? Bunca olup bitene rağmen Esad’ın el sıkışması çok zor olacaktır.

Yeni Anaysa yazımı ile birlikte, Cenevre sürecinin canlanması ya da canlandırılması beklenebilir. İdlib konusunda SDG yetkilerinin verdiği “mesajlar” ve sahadaki gelişmelere bakılırsa, İdlib “özgürleştiğinde” Cenevre’ye giden son engelde aşılmış olacak. Böylece Suriye iç savaşının bitirilmesi için büyük bir umut doğacak.

Geçtiğimiz hafta üst düzey bir SDM heyetinin Şam’da Merkezi Hükümet ile “müzakerelerin” başlatılması için Şam’a gitmesi tarihi bir adımdı. Ülkenin üçte birini kontrolden ve bu bölgelerde “demokratik bir toplum” inşasında uzunca bir yol kaydeden SDM, hem yeni anayasa yazımında ve hem de Cenevre’de yer alması, Suriye halkları için “barışın” yegane teminatı olacaktır. Şam müzakereleri başladığında, Anayasa yazım çalışmaları da hız kazanacaktır. Müzakerelerdeki her ilerleme ve uzlaşma Suriye’nin yeni anayasasında yer almalı ve nihayetinde Cenevre Süreci ile nihai çözüme kavuşturulmalı.

SDM, yürüteceği “müzakerelerle”, Demokratik Suriye’nin”  temellerini atarken ve yeni anayasa ile hukuki çerçevesini çizerken diğer yandan zorlu Cenevre Süreci ile “diplomatik zaferini” halklar adına, tarihe altın harflerle yazabilir.

Süreç oldukça zorlu. Ancak SDM demokratik gücü ve haklılığı ile bu zorlukların üstesinden gelebilir.