Amed’i o kadar seviyordu ki kendisine ayakkabı getirecek aileye, „Alacağın ayakkabıyı giy ve Sûr sokaklarında dolaş. Çok dolaş ki Sûr’un tozu ayakkabıyı kaplasın. Bir de Dağkapı’dan somun ekmek al“ diyen PKK’nin Dersim Bölge Komutanı Mehmet Taş, özgür dağlarda yaşamını yitirmesinden 17 yıl sonra özlemini duyduğu Amed’in toprağına kavuştu. 

„Taziye evinin geniş salonunda oturup aileye başsağlığı dilerken kadınların konuşmaları arasında gözlerim şehit olan arkadaşın fotoğrafına doğru kaydı. Kadınların konuşmaları arasında duyduklarım o fotoğrafa daha uzun bakmamı sağladı. Kulağıma gelen Mazlum ve Mazgirt kelimeleri beni birkaç saniye içerisinde 17 yıl öncesine götürdü. Tesadüfen taziyesine geldiğim arkadaş 17 yıl önce kahkahalarla bir sonraki baharda görüşmek üzere vedalaştığım Mazlum Amed’di.

Her bahar doğup büyüdüğüm Mazgirt’i ziyaret ettiğimde görürdüm Mazlum’u. Ve Mazlum tüm bölgede olduğu gibi bende de büyük bir etki bırakmıştı. Dersim dağlarının komutanı Mazlum’dan bana kalan Amed sevdası oldu. Ne zaman Dağkapı ve Sur sokaklarında dolaşsam Mazlum’un isteği aklımda canlanıyor.

Yağmurlu bir bahar günü tabanı yırtıldığı için iple tutuşturduğu ayakkabısı ile evimize geldi. Bana ‘Bunları dereye at. Başınıza iş açmasın’ dedi. Önce atmaya kıyamadım. Sonra gizlice iplerini alıp saklamaya karar verdim. Ayaklarının halini görünce ona Amed’e gidip ayakkabı alacağımı söyledim. Mazlum ayakkabıları bir şartla kabul edeceğini söyledi. Eşime, ‘Alacağın ayakkabıyı giy ve Sur sokaklarında dolaş. Çok dolaş ki Sur’un tozu ayakkabıyı kaplasın. Bir de Dağkapı’dan somun ekmek al’ dedi. Hala aklımda Mazlum’un o ayakkabıya sarılışı ve somun ekmeği koklayışı…“


‘Anlatacak çok şey var ama…’

Gözyaşları içerisinde 17 yıl aradan sonra vasiyet ettiği Amed topraklarında sonsuzluğa uğurlanan PKK’nin Dersim Komutanı Mehmet Taş’ı (Mazlum Amed) anlatıyor Dersim’in asi analarından Elif Ana. Yaşam heybesine biriktirdiği Mazlum’la dolu anılarını boşaltmak isterken, kelimeler düğümleniyor boğazında Elif Ana’nın ve „Hiç bir kelime onu tam anlatamaz“ diyerek, susmaya başlıyor. Elif Ana’nın Mazlum’a dair içinden dökülen bu anılar Kürdistan dağlarında direnen binlerce gerillanın kitaplara sığmayacak direniş ve özgürlük özlemlerinin adeta özeti oluyor.


Dersim’in asi komutanı 

Dersim dağlarının Amedli asi komutanı Mazlum, küçük yaşlarda sorumluluklarını omuzladığı yoksul ailenin 10 çocuğundan biri. İlkokuldan sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle okulu bırakarak Türkiye ve Kürdistan’ın farklı kentlerinin inşaatlarında, pamuk tarlalarında Amed özlemiyle yıllarca çalıştı. Ailesi için mücadele ederken, özgürlük mücadelesinden geri kalmadı ve büyük bir özveriyle şehirde mücadelesini uzun süre sürdürdü. Yorucu geçen inşaat çalışmalarından sonra Mazlum, gece geç saatlere kadar kitap okuyarak kendini özgürlük mücadelesini anlamaya adadı. 


Söz verdiler özgür dağlarda buluştular

Yaşam mücadelesi içerisinde büyük anlamlar yüklediği ve direnişini her gün biraz daha büyüttüğü sırada 1991 yılında HEP Amed İl Başkanı Vedat Aydın’ın katledilmesi ve cenaze töreninde yaşanan vahşete tanıklık eden herkes gibi derinden etkilendi. Vedat Aydın’ın cenaze törenine birlikte katıldığı kardeşi İsmet Taş (Rohat) ile PKK saflarında eğitim almaya karar veren Mazlum, „Ben gidip 6 ay kalıp geri geleceğim daha sonra sen gider gelirsin“ diyerek kardeşine söz verip 1991 yılının sonlarına doğru PKK saflarına katıldı. Mazlum gitmeden önce, „Çıkarım dağ başına olurum bir militan belki bende kurtarırım bir vatan. Haydi hoşçakal anne hakkını helal et anne“ sözlerinin yer aldığı ve kendisinin yazarak seslendirmesini yaptığı bir parça söyleyerek gerilla saflarında yerini aldı. Gittiğinde döneceğine dair söz verir, ama gönlü özgürlük dağlarını bırakmaya razı gelmez. Kardeşi Rohat ise ağabeyini 6 ay bekledikten sonra 1992 yılında yönünü özgürlük dağlarına çevirdi. 


Kısa sürede sevilen bir komutan oldu

Mazlum gerilla saflarına katıldıktan sonra bir süre Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yanında, Bekaa’da bulunur. Çalışkanlığı ve savaşçılığıyla kısa sürede ön plana çıkar ve Dersim’de komutan olarak görev alır. Dersim’de de duruşu, çalışkanlığı ve ilişkileriyle kısa sürede tüm bölgede sevilen bir komutan oldu. Kahramanlıkla dolu yaşamını bilmeyenin bulunmadığı Dersim’de, hala adından söz ettiren Mazlum’un sayısızca unutulmayan hikayesinden biridir çatışarak kaybettiği parmakları.

Arkadaşlarıyla birlikte Erzingan (Erzincan) bölgesine giden Mazlum, burada arkadaşlarını kaybeder ve 2 ay boyunca tek başına dağlarda yürüyerek Dersim bölgesine ulaşır. Dersim’deki arkadaşları kurtulan olmadığını düşünse de bir gün karşılarında Mazlum’u görür. O günlerden sonra Mazlum’un parmaklarından ikisi bükük kalır, iki ay boyunca kesintisiz olarak girdiği çatışmalarda silahını hiddetle kavradığı için. 


17 yıl sonra sevdiği topraklarda

Mazlum 1999 yılında Öcalan’ın geri çekilme çağrısı üzerine Dersim alanından ayrıldığı sırada arkadaşlarıyla birlikte askerlerin kurduğu pusuda yaşamını yitirdi. Yıllarca durumdan habersiz olan aile, 2 yıl önce acı haberi alır. Mazgirt’teki kimsesizler mezarlığına defnedildiğini öğrenmeleri üzerine zaman kaybetmeden DNA örneği verirler. Geçen hafta DNA işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mazlum, 17 yıl aradan sonra vasiyeti üzerine çok sevdiği Amed’e getirildi. 


‘Mazlum’a layık adımlar atacağız’

Mazlum’un 17 yıl aradan sonra çok sevdiği toprakla buluşmasının verdiği duyguları dile getirmeye çalışan kardeşi Ekrem Taş, „Bugüne kadar hep bir belirsizlikle yaşadık. Bu yükün ağırlığını onu sevdiği topraklara getirdiğimizde ne kadar hafiflediğini hissettik. Şimdi ona layık olabilir miyiz? Tek kaygımız bu bizim“ dedi. 

Mazlum’un verdiği mücadeleyi „Bize dünyaları verseler bu kadar onurlu olamazdık“ diye anlatan kardeş Taş, „Mazlum’un kardeşleri ve ailesi olarak ona layık olacak adımlar atacağız her zaman“ diye belirtti. 

Diğer kardeşi Behçet Taş da Mazlum’un Sûr’a olan sevgisinden bahsederek, „Amed’e olan hasreti son bulsun diye onu buraya getirdik. Biz ağabeyimizi getirmeseydik bu utançla yaşayamazdık. Yarın çocuklarımız bizden hesap sorardı. Çünkü o 9 yıl bu halk için savaştı. O onlarca gerilla eğitti, komutanlık yaptı“ şeklinde konuştu. 

Mazlum şimdi yıllarca özlemini çektiği Amed’de, Yeniköy Mezarlığı’nda yoldaşlarıyla omuz omuza. Ailesi ise çok sevdiği Dağkapı’daki fırından aldığı somun ekmekleri mezarı başında dağıtarak, özlemini yerine getirmenin burukluğunu yaşadı yıllar sonra. 


ŞERİFE ORUÇ/CİHAN ÖLMEZ / DİHA/AMED