
UNESCO tarafından kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan diller arasında gösterilen Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesi toplum arasında geliştirilip, yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Dêrsim Belediyesi de bu yönlü çalışmalarını hızlandırdı. Belediye bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Gençlik Kültür Merkezi’nde kurulan çocuk ve kadın korosu Kirmanckî’nin geleceğine ilişkin umut verici bir gelişme olarak görülüyor. Kültür Merkezi’nde 7 ile 40 yaş arası 320 kursiyere gitar, bağlama, yan flüt, keman, erbane, darbuka, bongo, kaval, resim, İngilizce, tiyatro, folklor ve müzik kursları veriliyor. Merkez, haftanın 7 günü devam eden kurslarda çocuk, genç ve kadınlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl kurulan çocuk korosu albüm çıkarmaya hazırlanırken bu yıl kurulan kadın korosu ise Kirmanckî’nin yaşatılması konusunda önemli bir çalışma.
Kirmanckî çocuk korosu
Dêrsim’de çocukların kendi dillerinde konuşmayı özendirmek için kurulan Omedya Mestu (Yarınların Umudu) Korosu yaşları 9 ile 14 arasında değişen 20 kişilik ekipten oluşuyor. Sanatçı Zele Mele (Mehmet Ali Güler) tarafından kurulan koronun ilk albümü için tüm kayıtlar tamamlanırken, albümün önümüzdeki günlerde müziksevelerle buluşacağı belirtildi.
20 kadından oluşuyor
Kültür Merkezi’nde çocuk korosunun ardından bu yıl 20 kadından oluşan Koma Wengê Awê (Suyun Sesi) isimli Kirmanckî kadın korosunun çalışmaları başlatıldı. Bir ay önce çalışmaları başlatılan koro; memur, üniversite öğrencisi ve ev kadınlarından oluşuyor. Kürtçenin Kirmanckî lehçesinin yanı sıra repertuarında Kurmancî ve Türkçe şarkılar da yer alıyor. Şimdilik haftada bir kez bir araya gelen ve çalışmalarını sürdüren kadınlar, ilk olarak Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nde sahne alacak. Gençlik Kültür Merkezi sorumlusu ve aynı zamanda kadın korosunun çalışmalarını yürüten Kemal Karabulut, kadın korosunun 3 yıldır düşündükleri bir proje olduğunu, ancak bir türlü hayata geçiremediklerini ifade etti.
Yeni nesillere taşıyacağız
„Ülkede her iş sanki erkek işiymiş gibi görülüyor. Müzik de bunlardan bir tanesidir“ diyen Karabulut, „Her işin erkekler üzerinden gitmeyeceğini ve yerelimizde kadınların kendilerini müzik alanında da ispatlayacağını düşünerek böyle bir çalışmaya başladık“ diye konuştu. Türkiye’de ilk defa Kirmanckî kadın korosu kurmak için çalışmalar başlattıklarını dile getiren Karabulut, şunları aktardı: „Neden Kirmanckî kadın korosu? Her yer dili ve kültürü ile kendini tanıtır. Biz de kendi dilimizle sanatımızı icra edip, kültürümüzü geliştirip yaygınlaştırmak istiyoruz. Toplum arasında ve özellikle yeni nesillere kültürümüzü taşımak amacıyla böyle projelere öncelik veriyoruz.“
Beklentinin üzerinde başvuru
Karabulut, bundan sonraki aylarda çalışmalarını haftada iki kez bir araya gelip sürdüreceklerini belirterek, kadın korosu için beklentilerinin üzerinde bir başvuru olduğunu söyledi. Karabulut, koronun 20 kişiden oluştuğunu, ancak fazla başvuru yapıldığı için sayının da arttığına dikkat çekerek, sonradan kendilerine yapılan başvuruları da değerlendireceklerini ve bir şekilde çalışmalarına dahil edeceklerini ifade etti.
PINAR URAL / DİHA/DÊRSİM