Özde Çelikbilek, daha önce de kadınlarla tanışma, üretme ve tartışma atölyelerini düzenledikleri bir ‘Kadın Kahvesi’ni kurduklarını hatırlatarak, faşist, cinsiyetçi ve homofobik saldırılara karşı ses getiren eylemler yaptıklarını, ağın temellerinin de bu günlerde atıldığını söyledi. Ağın sadece dertleşme değil, mücadele alanı olduğunu belirten Çelikbilek, kurdukları ağ sayesinde saldırılara karşı daha güçlü olduklarını dile getirdi. 


'Kadın düşmanlarını kadın adaletiyle tanıştıracağız'

Ceren Güler ise ilk etapta tacize karşı kadın savunma atölyeleri kurduklarını söyleyerek, “Taciz, tecavüz, şiddet durumlarında kendi savunmamızı oluşturup kadın düşmanlarını kadın adaleti ile tanıştırmayı düşünüyoruz" dedi. Toplumsal cinsiyet derslerinin zorunlu olması, taciz yönetmeliklerinin uygulanması ve okullarda kadın sağlığı ve araştırmalarının yapılması yönünde kampanyalar başlattıkları bilgisini paylaşan Güler, devamla “Yakın dönemde bunlara hız vereceğiz. Bunları talepten ziyade şart olarak görüyoruz. Bu şartları AKQ, YÖK ve Rektörlüğe kabul ettireceğiz" şeklinde konuştu. 


Diğer üniversitelerde de yaygınlaşacak

Güler, ağın sadece Ankara Üniversitesi ile sınırlı kalmadığını; Kocaeli, Hacettepe, ODTÜ, Gazi Üniversitesi'nde de ağın kurulduğunu, daha pek çok üniversitede de kurulma aşamasında olduğunu dile getirdi. Bu şekilde diğer üniversitelerdeki kadınlarla bir araya gelerek paneller, toplantılar düzenleyeceklerini ifade eden Güler, böylelikle tacize ve erkek şiddetine karşı pek çok kadınla bir araya gelerek, mücadele yollarını birlikte arama fırsatı bulacaklarını söyledi.


CEREN KARLIDAÐ/JINHA/ANKARA