
Girê Sipî kent merkezine giren YPG/YPJ güçleri, dünkü operasyonlarda Raqqa bağlantısını kesti. En önemli lojistik ve takviye yolu kesilen, YPG/YPJ güçleri tarafından kıskaca alınan çeteler ise umudu Türk devletine bağladı.
Önceki gün çete başlarının Akçakale’ye geçirilerek, sınır kapısının doğusundaki İlle (Öncül) Mahallesi’nde konumlandırıldıklarına dair görüntüler yayınlanmıştı. Girê Sipî‘nin doğu cephesini gören bir noktada konumlandırılan çetelerin, Türk askerlerinin de yardımlarıyla kentteki savaşı koordine ettikleri belirtilmişti.
Yüzlerce çete üyesi geçirildi
Dün de Akçakale Sınır Kapısı’ndan yüzlerce çete üyesi Girê Sipî‘ye geçirildi. Doğan Haber Ajansı’nın (DHA) geçtiği habere göre, yüzlerce kişi “akrabalarını almaya giden siviller” görünümüyle sınırdan geçirildi.
YPG Komutanı: Türkiye’ye kaçıyorlar
Girê Sipî hamlesine katılan YPG komutanlarından Hüseyin Koçer de BBC’ye verdiği röportajda çete üyelerinin Türk devletinin himayesinde olduğuna işaret etti. Koçer, “Kent merkezini kuşattık. Çıkan çatışmalarda bazı IŞİD üyelerini öldürdük 3 üyesini de sağ yakaladık. Bazı IŞİD üyeleri de Türkiye’ye kaçıyor. Kent merkezini doğu, batı ve güneyden kuşattığımız için IŞİD bir tek Türkiye’ye kaçabiliyor” dedi.
Akçakale kampı DAİŞ’lilere mi ayrıldı?
Akçakale Sınır Kapısı’nda temaslarda bulunan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Urfa Milletvekili Nurettin Nebati ise önceki gün akşam saatlerinde sınırdan geçişlere izin verdiklerini ve bugüne kadar Girê Sipî’den 17 bin 800 kişinin geçtiğini belirtti. Nebati’nin verdiği bilgiye göre sınırı geçenler etnik kökenlerine göre ayrılarak yerleştiriliyor. Gelenlerin “Kürt, Türkmen ve Arap” diye ayrıldığını belirten Nebati, Türkmenlerin Derik ve İslahiye’ye, Kürtlerin Suruç’a, Arapların da daha çok Akçakale ve Harran’daki kamplara yerleştirildiğini söyledi.
URFA/GİRÊ SİPÎ
İşbirliğinde resmi de takılmışlar!
YPG güçlerinin DAİŞ çetesine karşı yürüttüğü operasyonda öldürülen bir çetebaşı (emir) üzerinden çıkan belgede Türk devlet birimleri ile DAİŞ çetesi arasındaki ilişkisinin gayet resmi olarak yürüdüğü görülüyor.
Yazılı belgede Türk devleti ile DAIŞ çetesi ilişkisinin üst düzeyde ve kurumsal olduğu dikkat çekiyor. Çete emiri üzerinden çıkan belge Hicri takvime göre 5.7.1436 (Miladi: 23 Nisan 2015) tarihinde yazılmış.
Rakka Valiliği’nin Kuzey Ofisi’nden Ebu Mihennet adına yazılan ve Ebu Hamza adlı Rakka Valisi’ne yazıldığı anlaşılan belgede, “Türkiye’den gelmesi gereken güvenlik kontrolü ve askeri amaçlı malzemelerin Türkiye tarafında, sınırda, ‘kardeşlerinin’ yanında” olduğu yazılı. Belgede ayrıca DAIŞ ile Türk devleti arasında kurumsal ve resmiyete dökülmüş bir ilişki geliştirildiğini ortaya koyan, “Bu malzemelerin geçirilmesine izin verilmiyor. Çünkü (Türk yetkilileri veya ilgili kurumu tarafından) Rakka Valiliğinin resmi mühürlü belgesinin gerekli olduğu isteniyor” cümleleri yer alıyor.