Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu, önümüzdeki günlerde Başbakan Erdoğan'ın bizzat kendisi tarafından açıklanması beklenen 'demokratikleşme paketi' öncesinde, Kürtlerin taleplerini ve beklentilerini kamuoyu ile paylaştı.

Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, DTK Daimi Meclis üyesi Osman Özçelik, Seydi Fırat, KADEP Genel Başkanı Lütfi Baksi, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, DDKD Genel Başkanı İmam Taşçıer, ÖSP İl Örgütü Başkanı Nusret Maçin ile koordinasyona üye çok sayıda STK ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Açıklama metni Kürtçe ve Türkçe olarak okundu.

Çözümsüzlük görüldü
Türkçe açıklamayı yapan KADEP Genel Başkanı Lütfi Baksi, şunları söyledi: "Tarihsel, toplumsal, siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik ve demokratik boyutları olan Kürt meselesi, tekçi ve inkârcı zihniyet anlayışından kaynaklı Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Türkiye’nin en temel sorunu haline gelmiştir. Cumhuriyetin asli kurucu üyesi olan Kürt halkına, egemen sistem tarafından inkâr ve imha politikaları dayatılmış, buna karşılıkta Kürt halkının serhildan ve direnişleri başlatmıştır. Bu isyan ve direnişler günümüze kadar kesintisiz devam ederek, inkâr ve imha politikalarını boşa çıkarmıştır. Yaşanan bunca acı ve deneyimler sonucu tekçi zihniyet anlayışı ile inkar ve imha politikalarıyla, baskıcı, yasakçı, tekçi ve katı merkeziyetçi militarist anayasa ve yasalarla Kürt sorununun çözülemeyeceği gerçeği artık herkes tarafından görülmüştür. Son süreçte toplumun gündeminde olan demokratik, barışçıl çözüme verilen büyük toplumsal destekte bu gerçekliğin ifadesi olmaktadır."

Hükümet adım atmadı
Demokratik ve barışçıl çözüm sürecinin gelişmesi için Kürt tarafının attığı adımlara rağmen, sorunun temel kaynağı olan devlet tarafından gerekli hukuki ve demokratik adımların atılmamasının süreci tıkanma noktasına getirdiğini vurgulayan Baksi, şöyle devam etti: "AKP Hükümeti tarafından gündeme getirilen 30 Eylül'de açıklanacağı belirtilen 'demokratikleşme paketi' sorunun tarafı olan Kürt halkı ve Kürt siyasi çevrelerinin, demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun hiçbir şekilde görüşü alınmadan tamamen demokratik olmayan bir yöntemle hazırlanması çözüme katkı sunmaktan uzak bir paket algısı oluşturmaktadır. Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin taleplerine ve beklentilerine yanıt olmayan bir paketin, geçmişin çözümsüzlük paketleri gibi olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir. Demokratik barışçıl çözüme katkı sunmasını beklemekte hayalcilik olacaktır."

Kuzey'in ortak talepleri

Bundan hareketle Kuzey Kürdistan’daki siyasi parti ve oluşum temsilcileri, STK temsilcileri, kanaat önderleri, değişik dini, mezhebi aidiyetlere mensup saygın kişilerin olduğu ve Kürt halkının büyük ekseriyetini temsil eden Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu, demokratik çözüm sürecine ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:
* PKK ile devletin başlatmış olduğu ateşkes sürecinin devamını, mutabık kalınan adımların atılmasını gerekli görüyoruz. Sorunun çözümünde Sayın Abdullah Öcalan ile başlayan; Kandil ve BDP ile devam eden görüşmelerin, Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı'nın temsilcilerinin de yer alacağı Kürt tarafıyla müzakereye dönüşmesi elzemdir. Bu konuda Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı'nı temsilen her türlü katkıyı sunmaya hazırız.
Sürecin sağlıklı yürümesi, Demokratik ve güven verici bir ortamın sağlanması için acili yet arz eden kısa vadeli hukuki ve demokratik adımların atılması temelinde;
* Anadilde eğitimin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, Kürtçe resmi dil olarak kabul edilmelidir.
* TMK ve TCK değiştirilerek tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşmaları sağlanmalıdır.
* Sayın Öcalan'ın çözüm sürecine daha etkin katılımı sağlanması için güvenlik, sağlık ve özgürlük koşulları sağlanmalı,PKK kadro ve gerillaların siyasal hayata sorunsuz bir şekilde katılabilmesi için demokratik siyasete katılım yasası hazırlanmalıdır.
* Suç mekanizması haline gelen koruculuk sistemi lağvedilmeli, karakol yapımına son verilmeli, mayınlı araziler temizlenmeli, köye geri dönüşlerin koşulları sağlanmalıdır.
* Düşünce, ifade, örgütlenme ve inanç özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır.
* Temsilliyette adaletin sağlanması için seçim barajı kaldırılmalı, siyasi partiler yasası değiştirilmelidir.
* Aidiyetimizi temsil eden Kürt ve Kürdistan isimlerinin siyasal,sosyal, kültürel vb. yaşamın tüm alanlarında kullanılmasının önü açılmalıdır.
* Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurularak, geçmişle yüzleşilmeli, Kürt halkına yönelik yapılan insanlık dışı uygulamalardan dolayı Kürt halkından özür dilenmelidir.
* Kürt sorununun temel kaynağı olma özelliği taşıyan militarist anayasa yerine zaman geçirmeden çoğulcu, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa hazırlanarak, Kürt kimliği ve farklı kimlikler anayasal güvence altına alınmalıdır.
* Kürt halkının kendi kimliği ile kendi kendini yönetme imkânlarının sağlanması için statüsü tanınmalıdır.
* Türkiye devleti ve hükümeti Rojava ile olan sınırdan silahlı kişi ve grupların geçişini engellemeli, sınır kapıları insani yardımın yanı sıra ticarete de açılmalıdır.

Eşit ve kardeşçe birlik

Koordinasyon açıklamasını, şöyle tamamladı: "Tarihsel bir dönemin eşiğinde olduğumuz bu süreçte, Kürdistan halkı hak, adalet ve özgürlük temelli barışçıl bir çözüme, eşit ve kardeşçe birlikte yaşamaya hazırdır. Devletin ve hükümetin de bu anlayış ile hareket etmesi ve attığı adımların buna uygun olması gerekmektedir. Demokratik çözümün ve gönüllü birlikteliğin yolu da buradan geçmektedir."

DİHA/AMED