
Ermeni Soykırımı kurbanları 100. yılında Türkiye’de çeşitli etkinliklerle anıldı. Yüzbinlerin kıyımdan geçirildiği soykırımı hala inkar eden Türk devletine karşı etkinliklerde “Soykırımı tanı, af dile, tazmin ve telafi et” çağrısı yapıldı. Ermeni Soykırımı’nın tanınmasını isteyen HDP’nin Eşbaşkanları‘ndan Figen Yüksekdağ İstanbul, Selahattin Demirtaş ise Amed’deki anmadaydı.
Ermeni Soykırımı’nda yaşamını yitirenler 100. yıldönümünde dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de anıldı. Büyük çoğunluğu “100. Yıl İnkara Son Girişimi” ile “Ermeni Soykırımı’nı Anma Platformu” öncülüğünde yapılan etkinliklerin merkezi İstanbul ve Amed oldu.
Hafıza taşı
İstanbul birçok merkezde anma etkinlikleri gerçekleştirildi. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP İstanbul Milletvekili adayı Garo Paylan, Filor Uluk, Turgut Öker, Levent Tüzel de anmalara katıldı. Anmaların ilki 23 Nisan gecesi evlerinden alınan aydınları anmak üzere Elmadağ‘da Gomidas Vartabed, Dr Rupen Sevag ve Dr Avedis Nakkaşyan’ın evleri önünde yapıldı. Besteci, müzikolog Gomidas, hekim ve şair Rupen Sevag ve doktor Avedis Nakkaşyan’ın 100 yıl önce yaşadıkları Elmadağ’daki evlerinin önüne hafıza taşı kondu. Anmaya katılanlar 1915’te ölüme gönderilen aydınların, 2007’de öldürülen Hrant Dink’in ve 2011’de askerde öldürülen Sevag Balıkçı’nın fotoğraflarını taşıdı. Grup daha sonra Balıklı Mezarlığı’na giderek 1915’te ölenler için düzenlenen anmaya katıldı. 24 Nisan 2001’de askerde öldürülen Sevag Balıkçı’nın mezarı da ziyaret edildi.
Başladığı yerde
İstanbul’daki anmaların bir sonraki durağı yüz yıl önce tutuklanan Ermenilerin tutulduğu Sultanahmet Meydanı‘ndaki Türk ve İslam Eserleri Müzesi önü oldu. Anmada katılımcılar ellerinde 100. yılın sembolü olan unutmabeni çiçeği taşıdı.
Bir nebze hafifletmek için
İnsan hakları savunucusu Eren Keskin tarafından yapılan basın açıklamasında, “Soykırımı tanıyın. Af Dileyin. Tazmin ve telafi edin. Ancak o zaman nehirlerden akan, vadilerde üst üste yığılan, uçurumlardan atılan, denizlerde boğulan mezarsız ölüler hak ettikleri gibi, haysiyetlerine uygun şekilde gömülmüş olacak. Ruhları huzura erecek. Öfke, acı ve özlemi bir nebze hafifletecektir” denildi.
Sessiz yürüyüş
Anmanın ardından, karanfillerle Sultanahmet’ten Eminönü’ne dek sessizce “Soykırım Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Buradan deniz yoluyla Haydarpaşa geçen grup, Soykırım Yürüyüşü’nü tutukluların birçoğunun geri gelmediği yolculuğa çıktıkları Haydarpaşa’da sonlandırdı.
Patrikhanede anma
Törenler, Kumkapı’daki İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nde “Ermeni Soykırımı” için ilk kez yapılan ayinle devam etti. İstanbul’da akşam saatlerinde ise Nor Zartonk’un çağrısıyla Galatasaray Lisesi önünden Taksim’e yürüyüş gerçekleştirildi.
Amed’de saygı yürüyüşü
Amed’de ise Mardin Kapı’dan Surp Sarkis Kilisesi’ne saygı yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşe katılanlar unutmabeni çiçeğinin yer aldığı dövizler taşıdı. İHD, Diyarbakır Barosu, Zan Vakfı, Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen anmaya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, HDP Milletvekili adayları Altan ve Selma Irmak da katıldı. Yıkık halde olan kilise kalıntılarında seslendirilen ağıtlarda 1915’te soykırımdan geçirilen Ermeniler, Asuri, Süryaniler anıldı, saygı duruşunda bulunuldu ve mumlar yakıldı. Ermeni, Süryani, Kürt temsilciler yaraların bir nebze sarılması için soykırımın tanınması çağrısında bulundu.
Anmada konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, daha yasını tutamamış bir halkla karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Ermeni halkı yasını tutmak istiyor. Ve biz halklar hep birlikte bunu yapmak istiyoruz. Onların yasını birlikte tutmayı başaramazsak biz insanlığımızdan eksiltmiş olacağız. Biz insanlaşmada eksik kalmış olacağız. Partim adına Ermenilerin tarihsel acılarını paylaşıyorum” dedi. Demirtaş, bugün de soykırımı gerçekleştiren İttihat Terakki zihniyetinin sürdüğüne dikkat çekerek, Hükümet ve muhalefet partilerinin soykırımın negatif etkilerini atma peşinde olduklarını ifade etti. Demirtaş, “Bu, kelimenin tam anlamıyla trajediye trajedi katmak travmayı katmerleştirmekten başka bir şey değildir” dedi.
Katledildikleri yerde
Soykırım kurbanlarını anmak için Van, Bitlis, Muş, Mardin, Batman, Adana, Mersin, İzmir gibi kentlerde de anma törenleri yapıldı. Batman’da yüzlerce Ermeni’nin katledildiği Şikefta köyü Newala Kadinê’de, Mardin’in Derik ilçesinde ise Surp Kevork (Dêra Sor) Ermeni kilisesinde anma etkinliği düzenlendi.
HABER MERKEZİ
HDK: Soykırım sürüyor
HDK, Ermeni ve Süryani soykırımlarının 100. yılında “Yüzyıllık acı, Yüzyıllık inkar” başlıklı bir bildiri yayınlayan HDK, “Hepimiz biliyoruz ki, soykırım yalnızca yüz binlerce insanın öldürülmesi, tehcir edilmesi demek değildir; soykırım aynı zamanda, soykırımın gizlenmesi, reddedilmesi, inkâr edilmesi, unutturulması için sistematik yalanlar üretilmesi demektir” dedi.
Soykırımın yüzüncü yıldönümünün, demokratikleşmenin olmazsa olmaz adımı olan yüzleşme ve özür için değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada şu taleplere yer verildi:
* Ermeni ve Süryani soykırımının inkarına son verilsin ve özür dilensin. Soykırım mağdurlarının vatandaşlık hakları iade edilsin. Gasp edilmiş, el konulmuş bütün maddi zenginlikleri iade ya da tazmin edilsin.
* Soykırım suçu işleyen faillerin isimleri okul, bulvar, cadde, meydan, sokak vb. bütün kamusal alanlardan temizlensin.
* Okullardan, eğitim programlarından, kitle iletişim araçlarından ve çeşitli devlet kurumları aracılığıyla yapılan bütün dezenformasyon çalışmaları iptal edilsin,
* Soykırımın inkârı “nefret suçu” olarak kabul edilsin.
KJK: Hakikatle yüzleşin
KJK, “100 yıl sonra bile olsa hakikatlerle yüzleşmek, halklar arası dostluk, barış ve demokratik birlikteliğin en sağlam temelidir” dedi.
her türlü soykırım tehdidine ve politikalarına karşı barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmeye çağırdı.
Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK), 1915 Ermeni ve Asuri-Süryani halklarına karşı Osmanlı İmparatorluğu eliyle geliştirilen soykırımın 100. yılında hala halkların birbirine karşı savaştırıldığına vurgu yaparak, “Hala halkların birbirine olan kültürel-demokratik akış damarları kesilmek istenmektedir. Yüz yıl sonra soykırım bütün Ortadoğu halkları için bir kapitalist modernite tehdidi olarak canlı tutulmaktadır” diye belirtti. “100. yılında Ermeni ve Asuri-Süryani halklarına karşı geliştirilen soykırımı lanetliyor ve kınıyoruz” diyen KJK, “100 yıl sonra bile olsa hakikatlerle yüzleşmek, halklar arası dostluk, barış ve demokratik birlikteliğin en sağlam temelidir” vurgusunda bulundu. Rojava’da halkların böyle bir birlikteliği sergilediğine vurgu yapan KJK, “Bölge halklarının demokratik birliğini güçlendirmesi her türlü soykırım politikalarını boşa çıkaracaktır” dedi. Soykırıma uğramış Ermeni ve Asuri-Süryanileri anan KJK, son olarak şu çağrıda bulundu: “Bütün Ortadoğu halklarını bu acı tarihle ve çarpıcı sonuçları ile yüzleşerek, her türlü soykırım tehdidine ve politikalarına karşı durarak, bilinçli ve iradeli bir barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”
ANF/BEHDİNAN