
'Yeşil elma ittifakı'
Kitap, gazetenin sıkça kullandığı "vesayet", "değişim", "demokratikleşme", "sivil toplum" kavramlarını mercek altına tutarak başlıyor. Sol liberallerin bu kavramları kullanırken, tarihteki tüm kötülüklerin müsebbibi olarak gördükleri modernizmi ve ona dair yöntemleri toptan silmeye çalıştıklarını aktaran yazar, günümüz postmodern teorilerinin içinden konuşan Taraf yazarlarının pek çok konuda, siyasal İslamcı tarih yorumuyla benzerlik gösteren bir Türkiye tarihi anlatısı kurduklarını savunuyor. Ancak Aladağ bahsi geçen modernizm karşıtlığının, modernizmden ayrı düşünemeyeceğimiz kapitalizm, piyasacılık ve metalaşma söz konusu olduğunda zikredilmediğine dikkat çekiyor.
Aladağ, muhtemel cemaat ve ABD ilişkilerini yadsımadan çalışmasını söylem analiziyle sınırladığını en baştan ortaya koyuyor. Gazetenin içeriğini esas alıyor ve yalnızca makale-haber takibiyle dahi, muhafazakar-liberal 'ağabey'in (ağabeyin istediği müddetçe, istediği düzeyde) sol liberal 'küçük kardeş'iyle kurduğu ilişkinin, dışı parlak, içi çoktan çürümüş bir 'yeşil elma ittifakı' olduğunu gösteriyor.
Geçmişi ile hesaplaşan yazarlar
Kitap'ta Taraf yazarlarının düşünsel evrimini izlemek mümkün. Bir dönem sol örgütlerde yer almış kimi yazarların bugün savundukları sistem-içi fikirleri çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor Aladağ. Bu bakımdan kitap, Murat Belge, Halil Berktay, Nabi Yağcı gibi isimlerin Taraf'taki köşelerinden yazdıkları güncel politikaya ve tarihsel olaylara ilişkin makalelerin yalnızca iktidara dönük birer güzelleme olmadığını, aynı zamanda bu kişilerin kendi sol geçmişleriyle hesaplaşma niteliğinde olduğunu anlatıyor. Aladağ'ın eseri, sosyalizmi hem kuramsal olarak hem de tarihsel mirası bağlamında değersizleştiren yorumlar yayınlamaktan çekinmeyen Gazete'nin bu bakımdan da, "tek vatan, tek millet, tek bayrak" diyerek sağ değerlerin de sahiplenicisi olduğu mesajını veren hükümetle uzlaşı içinde olduğunu gösteriyor.
DİHA/HABER MERKEZİ