Yazar Renas Musa, DAİŞ’e karşı Kobanê’de mücadele veren YPG ve YPJ’li savaşçılarla yaptığı görüşmeleri ve izlenimlerini “Tarihin Sıfır Noktası Kobanê” adıyla kitaplaştırdı. Musa, Kobanê’nin yeni sosyal hareketler için bir deneyim ve laboratuvar olduğunu söyledi.

HAMDULLAH KESEN / MA/ADANA

“Toprağa düşen notlar. Kobanê destanın günlükleri” adlı kitabı yazarı Renas Musa, Kasım 2014’te DAİŞ’e karşı Kobanê’de mücadele veren YPG ve YPJ’li savaşçılarla yaptığı görüşmeleri ve izlenimlerini de “Tarihin Sıfır Noktası Kobanê” adıyla kitaplaştırdı. J&J Yayınevi’nden çıkan kitap raflarda yerini alırken, yazar Musa kitabın Kobanê’nin hikayesi olduğunu dile getirdi.

Musa, kent savaşı devam ederken, bir grup gazeteciyle Kobanê’ye gittiğini belirtti ve kitabın yazılış hikayesini şöyle anlattı: “Gazetecilerle sınırı gece kaçak olarak geçtik. Tel örgüleri aştığımızda müthiş bir heyecan duymuştum. Daha önce medyadan ve sınır köylerinde izlediğim manzarayla Kobanê’de yaşananlar çok farklıydı. Kent harap olmuştu. Bu kadar küçük bir ilçede bu kadar büyük bir savaşın olduğunu gözlerimle gördüğümde inanılmaz derece duygusal olarak etkilendim. Bütün dünyanın konuştuğu bu küçük ilçede sivil halkla savaşçılar el ele verip DAİŞ’e karşı insanlık onurunu savunuyordu. Kobanê savaşına kadar DAİŞ Irak ve Suriye kısa sürede kentleri işgal edebiliyordu. İkinci Dünya Savaşı’nda Stalingrad Hitler faşizmi durdurulmuştu. Kobanê savaşı da DAİŞ faşizmi Kürt gençleri ve dostları durdurdu. Bu böyle bir kitabın yazılmasının nedeni tamamen Şiyar Amed adlı bir savaşçının ısrarıyla yazıldı. Şiyar bana demişti: ‘Kürt halkı burada insanlık onurunu kurtarıyor. Bunun mutlaka tarihe kayıt edilmesi gerekir. Tıpkı 300 Spartalı savaşçılar gibi birinin bizden sonra burada yaşanan kısmen bile olsa yazılması gerekir. Anlatılanlar yaşananların binden biri bile değil’ demişti.”

Kürt gençlerinin hikayesi 

Yazılanların tarihe not düşen bir belge olduğunu belirten Musa, savaşçılarla yaptığı görüşmeleri ses kaydına alarak, bu görüşmeleri kitaplaştırdığını ifade etti:

“Cephede savaş sürerken ses kayıtları yapılıyordu. Bu anlamıyla savaş psikolojisini bire bir anlatılıyordu. Savaşçılardan unutamadıkları bir Kobanê gecesini veya yaşamını yitiren bir yoldaşlarını anlatmalarını istedim. Her şeyden önce bütün Kürtler için Kobanê bir yara aynı zaman bir direniş hikayesidir. Kürtler tarihte ilk defa Kobanê gibi küçük bir kentte ruhsal ve ulusal olarak bir araya geldiler. Dünya kamuoyu ve dünya halkları Kobanê için sefer olmuştu. Bu Kürt tarihinde bir ilkti. Kürt kadın savaşçılar Kobanê savaşında çok görünür konuma eriştiler. Tıpkı kuantum mekaniğindeki kelebek etkisi gibi küçük bir kent bir an da bütün dünyanın gündeminde aylarca kaldı. Ebu Leyla, ‘Bundan sonra kim Şam’ı sorarsa Kobanê’nin güneyinde diyecekler’ demişti, bir röportajında. Bu anlamıyla birinci dereceden savaşın öznesi olan Kürt gençleri hikayesidir.”

Rojava devrimi 19 Temmuz 2012’de Kobanê’de başladığını söyleyen Musa, “Kobanê son 150 yıllık sosyalizm, eşitlik, demokrasi idealleri içinde büyük bir deneyim. Yeni sosyal hareketler için bir deneyim ve laboratuvar. Herkes kahramanlık çağı bitti denilen bir çağda. Kobanê kahramanlık çağını geri çağırmıştır. Hiçbir kent Kürtler için bu kadar önemli olmamıştı.”