KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından  Paris'teki uğurlama törenine yazılı mesaj gönderdi. 40 yıllık mücadele tarihinin her gününün olağanüstü olduğu hatırlatılan mesajda, üç Kürt kadın siyasetçinin kalleşçe bir yöntemle şahadete ulaşmalarının sarsıcı ve ağır olduğunun altı çizilerek, şöyle devam edildi: "Ancak biliyoruz ki, devrimcilerin yürüdükleri bu en çetin devrim yolunda bir kızıl gül olup toprağa düştükleri her vakit, Kürdistan devrimini yeniden çiçeklendirdikleri, çoğalttıkları, halkının ve devrim ile sosyalizm mücadelesini yürüten her kesimin yüreğinde ve beyninde daha güçlü yaşadıkları ve yaşatıldıkları bir hakikattir. Devrimciler gerçekte hiçbir zaman ölmezler; onlar her daim devrimin ruhu, azmi, direniş ve mücadele geleneği olarak yaşarlar."

Kürdistan devrimini, tıpkı devrime ilk karar vermenin heyecanını ve azmini koruyarak, zaferle taçlandırmanın eşiğinde olunduğu belirtilen KCK mesajında, böylesi bir dönemde bu katliamla büyük bir darbe vurulmak istendiği vurgulandı.

Kürdistan barışının yolu

Belli ki Kürdistan barışına giden yolda tuzaklar, komplolar ve katliamların kendilerini beklediği kaydedilen yazılı mesajda, şunlar vurgulandı: "Bu devrimci kadın yoldaşlarımızın hunharca katledilmesi bunu açıkça göstermektedir. Sara gibi tarihe mal olmuş devrimci öncülere ancak tarihsel bir çıkışla cevap olunabilir. Kürdistan Özgürlük Hareketi bu tarihi çıkışı gerçekleştirmeyi bilecektir."


'Terör listesi'nin hükümsüzlüğü
Tepkilerin ve Paris’e akın eden insan selinin, halkların özgürlük mücadelesinin esir alınamayacağını ortaya koyduğu ifade edilen mesajda, "Yine çok haksız ve adaletle bağdaşmayan PKK’nin ‘terör listesine’ alınmasını hükümsüz kılındı. Unutulmamalıdır ki, hala yasal olarak yürürlükte olan bu karar böylesine siyasi cinayetlere davetiye çıkarmaktadır" denildi.

Fransa'dan beklenti

Katliamın aydınlatılmasının ısrarlı takipçisi olacaklarının vurgulandığı mesajda, Fransa'dan  beklenti de şöyle belirtildi: "Kürt kadın devrimcilerinin bedenlerine uzanan bu kanlı ellerin sahiplerinin bir an önce açığa çıkarılmasıdır. Halkımızın ve demokratik kamuoyunun da tek beklentisi budur. Bu katliam Avrupa hukukuna ve demokrasi tarihine vurulmuş bir kara lekedir. Bu lekeyi temizlemek Fransa hükümetinin sonuna kadar göstereceği kararlılığa bağlıdır."
Uğurlam törenine gönderilen mesaj, şu çağrıyla noktalandı: "Biliyoruz ki bu değerli Kürdistan devrimi şehitlerimizi son kez Kürdistan’a yolcularken, canlarınızla birlikte, inancınızı ve umudunuzu asla yitirmeden, büyük bir metanetle uğurluyorsunuz. Amed, Dersim, Elbistan, Mersin ve tüm Kürdistan halkı şehitlerini büyük bir sahiplenmeyle ve barışçıl-demokratik bir tarzla karşılayacaktır. Paris’te ortaya çıkan tarihi anlamlı mesajı bu kez Kürdistan’da vermesini bilecektir, layık olacaktır.”

PARİS




KJB: Güçlü sahiplenelim

Kürt Kadın Hareketi (KJB) ve Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi (PAJK), "Büyük ulusal sahiplenmeyle yoldaşlarımızı son yolculuklarına uğurlayalım" çağrısında bulundu.
KJB ve PAJK, Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçileri uğurlama törenleriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. KJB Koordinasyonu 3 Kürt kadın siyasetçinin uğruna mücadele ettikleri topraklara uğurlandığını belirterek, "Şehitlerimizi özgürlük iddiası ve katillere hesap sorma inadıyla karşılayalım, şahadetlerini devrimi gerçekleştirme temelinde zafere ulaştırma gerekçesi yaparak bu temelde mücadeleyi yükseltelim" dedi. Açıklamada şunlar vurgulandı: "Amed kadın öncülüğü temelinde gelişen özgürlük mücadelemizin direniş gücü ve açığa çıkardığı değerlerle irade ve anlam kazanmıştır. Amed’i Amed yapan efsanevi direnişin öncülerinden Sara yoldaş o topraklara geri gelmektedir. Amed kimliğini borçlu olduğu bu efsanevi büyük devrimci kadını hakkettiği biçimde, layıkıyla karşılamalıdır. Fidan aynı geleneğin ikinci kuşağı, Kürt kadını ve halkının direnişinin sözü, dilidir. Leyla o toprakların çocuğu, o topraklarda yaşananların somutlaştığı militan kadın kişiliğidir. Bu arkadaşlarımız şu ana kadar tarihin tanıklık etmediği bir görkemlilikle kucaklanmalı, milyonların omuzlarında taşınarak ülkemizin kalbine gömülmeli, düşmana bu katliamın hesabı sorulmalıdır."

Layıkıyla uğurlayalım

PAJK ise katledilen kadın siyasetçilerin Amed, Dersim, Elbistan ve Mersin'de yüzbinlerin katılımı ve "büyük ulusal sahiplenme" ile son yolculuklarına uğurlanmasını istedi. PAJK şu çağrıda bulundu: "Başından beri özgür militan kadın duruşunda öncülük düzeyinde rol oynayan PAJK Meclis Üyesi Sakine Cansız yoldaşımız, Kadın Özgürlük Hareketi militanı Fidan Doğan yoldaşımız ve Leyla Şaylemez yoldaşımızın şahadetlerine ne kadar güçlü sahiplenirsek, o kadar bu katliam ve kirli emelleri boşa çıkarılmış olacaktır. Bu temelde KJB’nin ilan ettiği Ulusal Direniş ve Mücadele haftasını bu yoldaşlarımızı en güçlü bir şekilde karşılayıp yüzbinlerle uğurlayarak zirveleştirelim. Başta Amed olmak üzere, Dersim, Elbistan ve Mersin halkının evsahipliğinde büyük ulusal sahiplenmeyle Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşlarımızı son yolculuklarına uğurlayalım. Büyük mücadele ve kesin-kararlı duruşumuzla bu insanlık suçu katliamı lanetleyelim, hiçbir soykırım ve katliam politikasını ve kirli tasfiye planlarını asla kabul etmeyeceğimizi haykıralım. Halkımız, özellikle bütün kadınlar ve gençlerimiz, karşılama ve sahiplenme mitinglerine en geniş bir şekilde katılım sergileyerek Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşlar şahsında geleceğine sahip çıkmalıdır.” 

ANF/BEHDİNAN