
Manisa’nın Gölmarmara İlçesi’nde kasasında tarım işçilerini taşıyan kamyonet, süt tankeri ile çarpıştı. Kazada kamyonette bulunan 13’ü kadın 15 işçi yaşamını yitirdi, 2’si yaralandı. Konuyla ilgili kurulan komisyon, üç ay önce koordinasyonun sağlanması, hukuki düzenleme, trafik denetimleri gibi birçok önlem sıralamıştı.
Salihli’nin yoksul mahallelerinden Çökelek’ten asma yaprağı toplamak için yola çıkan işçileri taşıyan kamyonet sabah saat 05.30 sıralarında Gölmarmara’ya bağlı Hacıveliler köyü yakınlarında, Gölmarmara’dan Salihli yönüne giden ve şerit ihlali yaptığı öne sürülen süt tankeri ile çarpıştı. 15 işçi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu aynı aileden.
16 ayda 20 kişi öldü
Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, tanker şoförü gözaltına alındı. Gölmarmara Belediye Başkanı Kamil Öz, kazanın sorumlusu olarak yıllardır yapılmayan yolları göstererek, kazanın yaşandığı yolu “ölüm yolu” olarak tanımladı. Yıllardır hükümete yolların yapılması için seslendiklerini ancak sonuç alamadıklarını kaydeden Öz, “Bu yol dar ve problemlidir. Yıllardır sıkıntı yaşıyoruz ve inşaat halen devam ediyor. Yılan hikâyesine döndü bu iş” dedi. 16 aylık başkanlık döneminde 20 insanın bu yolda öldüğüne dikkat çeken Öz, yolun tekrar ihaleye çıktığını ancak geç kalındığını belitti. Öz, “Bu kazada 16 kişinin bulunduğu kamyonetten geriye 1 kişi kalmış. Kazanın olduğu yerde ailelerin feryatlarını duydum. Dayanmak çok güç. Sahur vakti çıkıp günlüğü 40-50 liraya yaprak toplamaya giden insanlar bunlar. Allah geride kalanlara sabır versin” diye konuştu. Manisa Valisi Erdoğan Bektaş ise yollarda bir sorun olmadığını ileri sürdü.
İşçilerin cenazeleri dün Çökelek köyünde toprağa verildi.
Vekillerden taziye ziyareti
HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ile CHP Manisa Milletvekilleri Özgür Özel ile Tur Yıldız Biçer, Çökelek köyüne giderek hayatını kaybeden işçilerin ailelerini ziyaret etti. Taziye ziyareti sırasında konuşan HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş’ın “Yollarda sorun yoktur” sözlerine tepki göstererek, “Vali açıklama yapacağına sorunlu olan yolu önceden tamamlaması gerekiyordu. Biz burada yaşananlara işçi katliamı diyoruz” dedi. Ardından konuşan CHP Manisa milletvekili Özgür Özel ise 1998’den beri Salihli ile Gölmarmara arasındaki yolun düzenlenmesi için soru önergeleri verdiklerini ancak yolların düzenlenmediği için bugünkü katliamın meydana geldiğini savundu.
Kasalarda ölüme yolculuk
Manisa’daki kaza bir kez daha işçi katliamı ve mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı dramı gözler önüne serdi.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fıtrat ve kader” diye tanımladığı iş cinayetleri 2015 yılında da hız kesmedi. İşçi Sağlığı ve İş Meclisi Raporuna göre, yılın yedi ayında iş cinayetlerinde en az 810 işçi öldü. Bunlardan 227’si trafik/servis kazalarında öldü. Aynı rapora göre tarım ve orman iş kolunda ise 168 işçi hayatını kaybetti.
Her yönlü sömürü
Minibüs ve otobüs yerine ucuz maliyet için kamyonet kasalarında taşınan tarım işçileri, hiçbir sağlık ve sosyal güvenceleri olmadan günde 30-40 TL yevmiye karşılığında günde 11 saat çalıştırılıyor.
Kayıtdışı 1 milyon işçi
Mevsimlik işçilerin çoğunluğu binlerce km’lik uzaktan Türkiye kentlerine ekmek parası için gelen Kürtler.
Mevsimlik tarım işçileri, İş Kanunu, İş Güvenliği Kanunu, İş Sağlığı Kanunu, Toplu İş Sözleşmesi gibi işçileri ilgilendiren ve işverene belli sorumluluklar yükleyen yasaların kapsamı dışında tutulurken, yaşam koşulları da içler acısı. Mevsimlik işçilerin sorunlarını gidermek amacıyla geçen yıl Meclis bünyesinde araştırma komisyonu kurulsa da, çözüm önerileri gündeme alınmadı. Komisyonun TBMM’ye sunduğu rapora göre 485 bin civarında olan mevsimlik gezici tarım işçilerinin, kayıt dışı ve çocuklarla birlikte en az 1 milyonu bulduğu tahmin ediliyor.
Türkiye imzalamadı
Türkiye, tarım alanlarında minimum sağlık ve güvenlik standartlarını belirleyen ILO’nun “Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi’ni hala onaylamadı.
Çadırlarda yaşıyorlar
Sağlıksız yaşam koşullarında kalan tarım işçileri, haftanın 7 günü ortalama 11 saat hiçbir güvence olmadan çok küçük bir ücret karşılığında çalışıyor. İşçilerin, yüzde 81’i çadırlarda yaşarken, yalnızca yüzde 9’u evde kalıyor.
HABER MERKEZİ
Vebali iktidarın boynuna
HDP Merkez Yürütme Kurulu, Manisa’da yaşananın basit bir kaza değil bir iş cinayeti olduğunu vurgulayarak, en büyük sorumluluğun güvenceli iş yaşamını sağlamayan Türk hükümetinde olduğuna dikkat çekti.
HDP, “Türkiye’nin her yerinde mevsimlik tarım işçileri insani olmayan koşullarda çalıştırılıyor. Ne sigortaları, ne güvenceleri, ne de barınma ve sağlık hakları bulunuyor. Patronlar daha çok kar etsin diye, kölelik koşulları görmezden geliniyor. Bu ilk değil ve ne yazık ki, son da olmayacak” sözleriyle emekçilerin canı pahasına sermayeye her türlü toleransın sağlandığını kaydetti. Açıklama, “Çalışırken ölmenin ‘işin fıtratı‘ diyerek egemenler tarafından normalleştirildiği bu ülkede, işçi sağlığı ve iş güvenliğinde bıçak kemiği çoktan geçmiştir” ifadesiyle son buldu.
DİSK: AKP ile iş cinayetleri arttı
DİHA’ya konuşan DİSK Genel Sekteri Arzu Çerkezoğlu da AKP iktidarı döneminde taşeron ve güvencesizleştirme uygulamalarının, dolayısıyla iş cinayetlerinin arttığını belirtti. Tarım alanında, kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın çok daha yoğun olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, “Dayı başları köylere gelip kamyon kasalarıyla taşıyorlar insanları, açık kasalı kamyonetlerle. Bu tamamen kölelik, ortaçağ sistemidir. Bu alanlarda hiçbir denetim, yaptırım yok. Bütünüyle hükümet tarafından uygulanan bu güvencesiz politikalar, işi bu noktaya kadar getiriyor” diye konuştu.
Raporun gerekleri yapılmadı
Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması için geçen yıl Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuştu. Komisyon, 31 Mart 2015’te toplantılarını tamamlayıp bir rapor sunmuştu. Bu raporda işçilerin ulaşım sorunları detaylıca tespit edilmiş ve çözüm önerileri de sunulmuştu.
Rapora göre mevsimlik tarım işçilerinin güvenli ve sağlıklı ulaşımı için göç alan ve veren yerler arasında ulaşım ile ilgili koordinasyonun sağlanması, hukuki düzenlemelerin yeterli hale getirilmesi, trafik denetimlerinin artırılması, araç ve trafik güvenliğinin gerektirdiği tüm denetimlerinin titizlikle yerine getirilmesinin gerekli olduğu belirtiliyor.
Raporda sunulan çözüm önerileri şöyle:
* Tarım işçilerinin göç dönemlerinde tren seferleri artırılmalı, ek seferler konmalı veya vagon sayısı arttırılmalı, tarım işçilerine özel indirim uygulanmalı.
* Göç takvimleri/güzergahlarına ilişkin harita oluşturularak tarım işçilerinin ulaşım güvenliğine yönelik trafik denetimleri yapılmalı.
* Göç güzergahlarının belirlenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı koordinasyonu ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından ulaşım planlaması yapılmalı.
* Aşırı yolcu taşımaya bağlı kaza ve yaralanmaları önlemek için yoksul ailelerin ulaşım giderleri imkânlar ölçüsünde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ilgili sosyal yardım fonlarından karşılanması sağlanmalı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından mevsimlik tarım işçilerinin ulaşım masrafları imkânlar ölçüsünde karşılanmalı.
* 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65’inci maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen kapasitenin üzerinde yolcu taşıma cezasının caydırıcı hale getirilmesi ve fazladan alınan yolcu sayısına göre uygulanacak cezanın artırılmasının uygun olacağı değerlendirilmeli.
* Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin uzun mesafelerde üstü kapalı araç kasalarında yolcu taşınmasına izin veren 130’uncu maddesi bunu yasaklayacak şekilde değiştirilmeli.
* Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin lastik tekerlekli traktörlerle insan taşınmasını düzenleyen 131’inci maddesinin dördüncü fıkrasına bu tür ulaşımın yalnız kısa mesafede yapılabileceği şartı eklenmeli.
* Mevsimlik gezici tarım işçilerini ulaşımını sağlayan araçlar için alınmak zorunda olunan D2/D4 belgesi yerine daha düşük bir bedelle özel bir belge verilmesi sağlanmalı.