Hatta mesajlar bile taşıdıkları olur onların. Bazen utangaç sevgili, mesajını iletir onlar aracılığıyla; bazense yoldaşına evin durumunu bildirmek isteyen bir militan... Taşıdığı bunca imgeyle, yalnız çamaşır teli diyebilir miyiz artık, onlara?

İki tasarımcı, Idan Noyberg ve Gal Bulka da bu imgelerden hareket etmiş ve çamaşır mandallarına yeni bir görünüm kazandırmış. Çamaşır mandallarını farklı farklı renklerde, küçük ışıklarla donatmışlar; baştan sona renk cümbüşüyle aydınlansın diye sokaklar... Bu renkli mandallar, bulundukları küçük güneş panelleriyle kendilerini şarj da ediyor üstelik.
Bu ilginç tasarım bize en çok Tarlabaşı’nın adına ‘kentsel dönüşüm’ denilen projeyle yok edilmesini hatırlatıyor elbette. Kenti ‘ötekilerden arındırılacak’ ve ancak tek tipleşerek güzelleşebilir bir mekan olarak gören kapitalizme, renkli bir alternatif oluyor bu mandallar da. Ve, görebilen göze şu mesajı veriyor: Başka bir kentleşme mümkün! Kenti saran farklılıkların, cümbüşün küçük dokunuşlarla güzelleştirilmesi, bir zenginlik olarak bugünün kentine dahil edilmesi mümkün!

KÜLTÜR SERVİSİ