HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Kürdistan illerinden uygulanan sokağa çıkma yasakları ve toplumda yarattığı tahribatın arıştırılması için Meclis’e araştırma önergesi verdi.

Önergesinin gerekçesinde, uygulamaya konan yasakların ne yasal ne de anayasal hiçbir hukuki temeli olmadığını belirten Baluken, sokağa çıkma yasaklarının 7 Haziran sonrasında bir konsept olarak Kürt illerinde uygulanmaya başladığını vurguladı. “Öz yönetim sistemi insanların kendi geleceği ile ilgili olarak söz söyleme hakkıdır ve son derece meşrudur” diyen Baluken şöyle devam etti: “Bir halkın örgütlü olması arzulanan bir şey olmalıdır. Bunda korkulacak bir taraf yoktur. Devletin ve AKP Hükümeti’nin yapması gereken şey öz yönetim ilanlarına karşı sokağa çıkma yasakları ilan ederek tüm bir kenti ablukaya alarak cezalandırmak değil, muhataplarla bir araya gelerek talebi müzakere etmektir.”


18 yerde 162 gün 

Şu ana kadar çeşitli il ve ilçe merkezleri dahil olmak üzere 18 yerde toplam 162 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini belirten Baluken, bu yasaklar sırasında 78 sivilin yaşamını yitirdiğini de kaydetti. Yasağın uygulandığı yerler günlerce abluka altına alınarak en temel insan hakları dahi ihlal edilğini ifade eden Baluken, “Elektrik ve suyun ya sürekli kesik olması ya da günde birkaç saat verilmesi, eczane ve fırınların kapalı olması insanları açlık ve susuzlukla cezalandırmaktan başka bir şey değildir” dedi.


En uzun yer Nusaybin

Baluken’in Meclis’e verdiği araştırma önergesinin devamında şu bilgileri de paylaştı: 

* İlk olarak Ağustos ayında Silvan, Lice, Varto ve Şemdinli’de ilan edilen sokağa çıkma yasakları hız kesmeden devam etmektedir. 

*  Sur’da devam eden sokağa çıkma yasağında Diyarbakır’ın en eski tarihi mekanlarından Kurşunlu Cami, tarihi hamamlar, kiliseler bombalanmakta ve yakılmaktadır. 

* Sadece Nusaybin’de 13 Kasım’dan bu yana 4 mahalle için son bir aylık zaman içinde 22 gündür sokağa çıkma yasağı uygulanmaktadır. Koca bir ilçe adeta haritadan silinmek istenmektedir. 

* Şu ana kadar sadece Lice’de 7, Silvan’da 6, Nusaybin’de 5, Cizre’de 4 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, yasağın kalkmasından sonra sokaklar tanınmaz hale gelmiştir. 

* Devlet kendi vatandaşının can ve mal güvenliğinden birinci dereceden sorumlu olduğu halde yasağın uygulandığı yerlerde insanlar hastanelere ellerinde beyaz bayraklarla gitmektedir. 

* Yasakların bir an önce araştırılması, yasaklar boyunca yaşam hakkı dâhil olmak üzere temel yaşamsal hak ve özgürlükleri gasp eden sorumluların yargı önüne çıkarılması, toplumsal ayrışmanın daha fazla şiddetlenmesinin önüne geçilmesi için komisyonun kurulması elzem hale gelmiştir.


Hukuki temeli nedir? 

HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan ise İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya Kürdistan’da ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının hukuki temelini sordu. “Sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde mülki idare amirlerinin yetkisi dışında, Ankara’ya bağlı özel hareket birliklerinin oluşturulduğu doğru mudur? Doğruysa, bu birlikler kimden emir almaktadır?” sorusuna açıklık getirilmesini isteyen Atalan, “Hiçbir hukuki dayanağı olmayan sokağa çıkma yasaklarının arka arkaya ve süresiz olarak uygulanması Kürtlerin yaşadığı şehirlerin insansızlaştırılması, göçün hızlandırılması için uygulanan özel bir siyaset midir?” diye sordu. 


 ANKARA