Taylan’ımı rüyamda gördüm

Forum Haberleri —

9 Ekim Uluslararası Komplosu'nu protesto amacıyla bedenini ateşe veren Taylan Kahraman 21 Aralık 1998’de şehit düştü.

9 Ekim Uluslararası Komplosu'nu protesto amacıyla bedenini ateşe veren Taylan Kahraman 21 Aralık 1998’de şehit düştü.

  •  Civanım silahını almış nöbetini bekliyor. Selçuk besteler yazıyor. Sinan saz çalıyor. Canan söylüyor. Hep bir ağızdan dağların türküsünü, gerillanın öyküsünü söylüyorlar. 

 

Şengê KAHRAMAN

Bu dünyada analık kutsal olduğu kadar en büyük suçmuş ve anaların bundan haberi yokmuş! Günler, aylar, yıllar geçiyor ama biz anaların yüreğindeki acı bir an olsun dinmiyor. 

Meğer analar yürekten vurulmuş ve kimseler bunu bilmiyor, duymuyor ve görmüyor. Kimse bilmiyor bu derdin dermanını. Anaların kanayan yüreklerine hekimler bile çare bulamıyor. Bize bütün bu acıları çektirenler imana gelmiyor bu acımasız dünyada. 

Taylan’ım. Taylan’ım küsmüş geri dönmüyor. Her gün Taylan’ım, Heval’im, küçüğüm diye sesleniyorum ama hiçbir yanıt alamıyorum. Taylan’ım beni duymuyor ve bir kez de olsa dönüp bana bakmıyor. Ateş düştü yüreğime. Yanıyor, yanıyor. Alevleri Taylan’ımı sarıyor. Her andıkça yaralarım kanıyor. Bu  derdin dermanını doktorlar bulamıyor. 

Selçuk yazıyor, Sinan çalıyor

Ağlayıp yazarım. Ağıtlar yakarım. Ben yavrularıma ninniler söylerim. Besteler yapıp, türküler yazayım. Yazayım da söylemeye gücüm yetmez. Nefesim kesiliyor. Sesim kısık, çıkmıyor. 

Dertli yoldaş ben yazayım sen söyle. Taylan yoldaş ben yazayım sen söyle. Söyle de yüreğimin yarasına merhem eyle ey nazlı yiğidim. Dağlara gitti bir daha kendisinden haber gelmedi. Dağların başında, silahı belinde, sazı elinde, dağların türküsünü söyleyen yiğitler. 

Civanım silahını almış nöbetini bekliyor. Selçuk besteler yazıyor. Sinan saz çalıyor. Canan söylüyor. Hep bir ağızdan dağların türküsünü, gerillanın öyküsünü söylüyorlar. Yankısı dağdan dağa vuruyor. Sonra göklere yükseliyor ve oradanda anaların yüreğine değiyor sesleri. 

Sadece seni izledim

Analar için gördüğü rüyalar birer umuttur. O güzel umutlarla yaşama devam ediyorlar. Bugün rüyamda seni gördüm. Öncesini hatırlayamıyorum ama mezarına su akıyordu. Elimdeki kürekle mezarı korumam için suyun yönünü başka yere çevirirken, senin ayaklarını gördüm. Önce ne yapacağımı bilemez bir haldeydim. Çünkü üzerindeki kot pantolonun ve spor ayakkabıların sanki hala tertemiz duruyordu. Sanki mezarda değil, tertemiz bir sandalyede oturuyordun. 

Derken dimdik ayakta gördüm seni. Sapasağlam ayakta görünce kala kaldım. Daha sonra sadece seni izledim. İçimden dedim ki vay be tamı tamına yirmi yıl geçti ama sapasağlam karşımda. Sadece yüzünde, yüz kısmında bir iki çürük vardı. Önce gerçek mi değil mi diye düşünürken, hemen bir hastaneye götürüp tedavi ettirmeyi düşündüm. 

Senin yeni yaşamın için hayaller kuruyordum. Kesik kesik gördüğüm için tamamını hatırlayamıyorum. Yine de gerçek olduğuna inandım ve herkesi arayıp bu anı paylaşmak isterken uyandım.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.