Tayyip Erdoğan köşeye sıkıştıkça bağırıyor o da yetmiyor sağa sola saldırarak kendini korumaya alacağını sanıyor. Son dönemlerde '40 yıl sonra yeni savunma konsepti geliştiriyoruz' diyerek 40 yıl boyunca yapılanı tekrar eden Tayyip Erdoğan, yenilgi ile sonuçlanın bu politikalarını şimdi de Suriye ve Irak'a taşıyor. Buna da 'Tehditleri kaynağında kurutma ve aktif savunma stratejisi' adını koyuyor. 

Televizyon ekranlarında ise bu 'stratejiyi' tartışan zavallılar bu sözleri Turgut Özal, Süleyman Demirel, Kenan Evren, Tansu Çiller, Bülent Ecevit çokça söylemişti diyemiyor. Yani iflas etmiş bu askeri politikanın yenilgiye mecbur olduğunu Tayyip Erdoğan'a kimse söyleyemiyor. Tayyip de dediğim dedik diyor ve askeri polisi sağa sola salıyor. Asker kaybettiği prestiji, çizilen karizmasını tamir etmek için Suriye'de DAİŞ çeteleri ile kol kola, Irak'ta ise işbirlikçilerin daveti ile kendisini var etmeye çalışıyor. 

Yani Tayyip Erdoğan, içerde içine girdiği krizli ve kaoslu durumu aşmak için Suriye ve Irak'a kendisini taşıyor. Aynen İran'ın Irak'ta ve Suriye'de yıllardır yaptığı gibi. İran kendisine müdahale olmasın diye savaşı hep kendi dışındaki sahalarda tuttu. Irak, Suriye, Körfez'deki ülkelerdeki Şii Sünni krizi ve çatışmaları bu politikanın sonucuydu. Hal böyle olunca da kimse İran'ın içinde ne olup bittiğine bakmaz. Tayyip Erdoğan da şimdi benzer politikayı kendisi için yapıyor. Tayyip, diyor ki 'Son Türk devleti bir çöküşün içinde, bunun için birleşelim. Özellikle Kürtleri yok edelim, edemezsek sınırlayalım' diyor.  Hatta Erdoğan, Kürtlere karşı kapsamlı bir savaş stratejisinin yeni boyutlarını da bu minval üzerinden harekete geçirmiş durumda.

Rojava'daki Kürt kazanımlarını, Başur'daki Kürt statüsünü yok ederek, Bakur'u da baskılayıp insansızlaştırarak bu konseptini hayata geçireceğini ve son Türk devletini kurtaracağını sanıyor. Rojava'ya saldırıları, Musul'a girmek istemeleri, Şengal ve Kerkük'e saldırıları da bu temeldedir. Gerillaya yönelik imha amaçlı büyük saldırıları da bu eksende ilerletmek istemektedir. Aynı Hitler gibi işgalciliği ile kendi otoritesini sağlamaya, kendisini başkan yapıp kurtarmaya çalışmaktadır. Ancak Erdoğan'ın hesap hatası çok ama çok büyük. Erdoğan kendi politik hedeflerine ulaşmak için basamak olarak kullandığı her güç onun başına sopa olarak dönecektir. Fethullahçılarda, liberallerde olduğu gibi. Ergenekoncularla da aynısı hatta daha beteri olacaktır. Erdoğan terörünü dışa doğru yaydıkça içerideki koruma kalkanı incelip büyük bir darbe yiyecek pozisyona gelmektedir. 

Öyle esip gürlemesine bakmayın. Oğlu ve kendisi hırsız, damadı karanlık, düşmanı bol, milleti korkutarak yöneteceğini sanan bir korkaktır Tayyip Erdoğan… Yarın başkaları diş gösterince ağzı hemen eğilir. O nedenle böyle bir psikoloji içindedir.

Kısacası Tayyip Erdoğan, 'tehditleri yerinde kurutma ve aktif savunma konsepti' ile 'Kürt gördüğü her yerde yok edilecek diyerek Kürtlere karşı savaş konsepti' geliştiriyor. Tayyip bunu ABD ve AB gibi müttefiklerine de gösterip onları kendisine razı hale getiriyor. Şimdilerde uluslararası konjonktür bu konuda biraz sessiz ama ilk fırsatta Erdoğan'a sağdan soldan girişecekleri de kesin. Ve Erdoğan bu konsepti ile başka ülkelerin toprağında asker bulundurma hakkını kendinde buluyorsa, o zaman birileri de Türkiye'de asker ve tanklarını bulundurma hakkına sahiptir anlamı da taşıyor. Yani 15 Temmuz Darbe Girişimi işgali amaçlıyordu diyen AKP'li ahmaklar Türkiye'yi işgale hazır hale getiriyor. Kürtler ve Kürdistan için ise her yol özgürlüğe daha yakın oluyor. Amed, Dersim, Botan ve Serhat'daki gerilla ve halk direnişi, Kerkük, Şengal, Afrin, Kobanê'deki direniş bize bunu zaten gösteriyor.