
Öz yönetim direnişlerinin geliştirildiği Kürdistan kentlerinde sıkıyönetim uygulaması ile birlikte başlayan saldırılarda, devlet güçlerince pervasızca işlenen cinayetlerin hangi talimatla gerçekleştiği DİHA’nın önceki gün yayınladığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı imzalı “Hizmete Özel” ibareli talimatla ortaya çıktı. Devlet güçlerinin halkın özyönetim direnişini kıramayınca katliama özel bu talimatla Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin ve Dargeçit’te abluka ve sıkıyönetim süresi boyunca yaptıkları saldırılarda ortaya çıkan tablo ise soykırımın kanıtı. Son 1 ayda 5 merkezde Türk işgalci güçleri talimatla 3 aylık Miray bebeğin ve anne karnındaki 7 aylık bebeğin de bulunduğu 75 sivili katletti, yüzlerce kişi yaralandı ve sakat kaldı. Bugüne kadar 7 kentin 20 ilçesinde onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde 56 kez ilan edilen sokağa çıkma yasakları toplamda 272 günü buluyor. Adeta işgale dönen sokağa çıkma yasakları süresince katledilen sivillerin sayısı ise 260’a yükseldi.
CİZRE
Daha önce 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Cizre’de 14 Aralık’ta ilan edilen son yasak bugün 24’üncü gününde. 10 bin asker, binlerce özel harekat polisi, tanklar ve zırhlı araçlarla Cizre’ye çıkartma yapmaya çalışan fakat halkın öz yönetim direnişine çarpan devlet güçleri, aralarında 3 aylık Miray bebeğin ve anne karnındaki 7 aylık iki bebeğin de bulunduğu 31 sivili katletti. Katledilen siviller ya evinin önünde ya ihtiyaçlarını gidermek için komşusuna gittiği sırada ya da evinin içindeyken hedef gözeterek katledildi.
SİLOPİ
Daha önce 3 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen ve son yasağın 14 Aralık’ta başladığı Silopi’de de, “öldürün” talimatını veren resmi belgeyi arkasına alan devlet güçleri halka dönük katliama girişti. Kentte 24 gün içerisinde aralarında 10 yaşındaki çocuk ile yaşlıların da bulunduğu 23 kişi devlet güçlerinin saldırılarında katledildi. 6 kişinin cenazesi, yasak ve saldırılardan dolayı defnedilemediği için hala ev ve camilerde bekletiliyor. Buz ve soğuk suyla korunmaya çalışılan Mehmet Mete (10), Axîn Kanat (16), Reşit Eren (17), Şiyar Özbek (25), Hasan Sanır (75) ve Seyfettin Sidar’ın (30) cenazelerinin çürümeye yüz tuttuğu belirtiliyor. Devlet güçlerinin pervasızca saldırılarında son olarak Karşıyaka Mahallesi’ndeki evinde namaz kıldığı sırada evinin camından hedef alınarak özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu 70 yaşındaki Ömer Maslu ve Bararos Mahallesi’ndeki evinden beyaz bayrakla çıktığı sırada taranan Yufus Yağcı katledildi. Önceki akşam ise Silopi Devlet Hastanesi’ne isimleri öğrenilemeyen 4 kişinin cenazesi getirildi. Günlerdir Cizre ve Silopi’de devam eden direnişle dayanışmak için ayakta olan Şırnak’ta ise önceki akşam Dicle Mahallesi’ne saldıran polis 2 kişiyi katletti.
SUR
6 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Sur’da son yasak 2 Aralık 2015’te ilan edildi. 36 gündür devam eden ablukada 13 kişi, Temmuz 2015’ten bu yana ise toplam 18 kişi yaşamını yitirdi. Son yasakta katledilen Mesut Seviktek, İsa Oran ve Ramazan Öğüt isimli gençlerin cenazeleri günlerdir Sur’da devlet güçleri tarafından rehin tutuluyor. Çocuklarının cenazelerini isteyen aileler ise 4 gündür Diyarbakır İHD binasında açlık grevinde.
NUSAYBİN
7 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Nusaybin’de son yasak 24 Aralık 2015’te kaldırıldı. 11 gün süren sıkıyönetim saldırılarında 1’i kadın 3 kişi devlet güçlerinin saldırılarında yaşamını yitirdi. 7 kez ilan edilen sıkıyönetim saldırılarında ise toplam 23 yurttaş devlet güçlerinin saldırılarında katledildi.
DARGEÇİT
Daha önce 2 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Dargeçit’te son yasak 29 Aralık 2015’te kaldırıldı. 19 gün devam eden sıkıyönetim saldırılarında 3 yurttaş devlet güçlerinin saldırılarında hayatını kaybetti.
DİHA’ya sansür
Kürt’ü talimatla katletmek serbest bunu teşhir etmek ise yasak. Türk işgal güçlerine sivilleri fütursuzca katletme talimatı veren askeri belgeyi yayımlayan DİHA’ya erişim engellendi. AKP hükümetinin emrindeki Telekomünikasyon Daire Başkanlığı (TİB), devreye konulan soykırım politikaları doğrultusunda 24 Temmuz’dan bugüne erişime engellediği DİHA’yı 28. kez sansürledi. Karar, önceki gün “İşte katliama ‘özel’ belge” başlığı ile servis edilen “öldürün, savcılıktan korkmayın” talimatı verilen resmi askeri belgenin yayınlanması sonrası alındı. 30 Temmuz 2015 tarihli Kara Kuvvetleri Komutanlığı imzalı “Hizmete Özel” ibareli belgede, askerlere açık açık “öldürün” emri verilerek “Savcının karşısına çıkmaktan korkmayın” deniliyor. “Savcının karşısına çıkmak korkusuyla silahını kullanmaktan çekinen personelin yapmış olduğu davranışın sonucunun çok ağır olabileceği” belirtilen belgeyle ilgili ne hükümet ne de devlet kurumlarından herhangi bir yalanlama gelmedi.
Meclis’e taşındı
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ise “Kara Kuvvetleri Komutanlığı 172. Zırhlı Tugay Komutan Yardımcılığı 3. Tank Tabur Komutanlığı Cizre/Şırnak” imzasını taşıyan belgeyi Meclis’e taşıdı. Encü, Başbakan Davutoğlu’nun yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, sokağa çıkma yasaklarının 272 günü bulduğuna dikkat çekerek, “Cizre’de Temmuz ayından bu yana toplamda 60, Silopi’de ise 34 sivil güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu katledilmiştir. 10 binden fazla güvenlik gücü ile ablukaya alınan bu kentlerde sistematik bir tehcir, tenkil, tedip süreci işletilmektedir. Devletin bütün kurumları tarafından koordineli bir şekilde yürütülen bu süreç ile ilgili hiçbir yasal dayanak bulunmamaktadır” diye belirtti.
Hukuksuzluğun belgesi
“Bu durumun hukuksuzluğu Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘na ait belgede skandal düzeyde bir talimat verilerek teyit edilmiştir” diyen Encü, “Askerin Silah Kullanma Yetkileri, Personel’in Müteyakkız Bulunması” konularının ele alındığı belgede “Askere; her türlü eylem ve etkinliğe mutlaka ateşle karşılık verilmesi, silah kullanmaktan çekinilmemesi, savcının karşısına çıkma kaygısı duyulmaması, tabuta girmektense savcının karşısına çıkmanın göze alınması gerektiğinin” tebliği edildiğini, yasadan ve hukuktan hiçbir şekilde söz edilmediğini kaydetti. Encü, Davutoğlu’ndan şu sorulara yanıt istedi:
* Söz konusu bu belge TSK İç Hizmet Kanunu silah kullanma yetkisi düzenlemelerine aykırı olduğu halde hangi hukuki dayanakla düzenlenmiştir?
* Hukuka karşı koyma talimatı verilen bu belge kapsamında şimdiye kadar kaç sivil katledilmiştir?
* Böyle bir belgenin hazırlanması sizin bilginiz dâhilinde mi midir?
* Bu belge ile ilgili başlatmış olduğunuz herhangi bir soruşturma veya inceleme mevcut mudur?
* Bu belge ile güvenlik güçlerinin resmi görevlerini icra ederken hukuk dışına çıkma yönünde teşviki söz konusu değil midir? Yaşanan sivil ölümlerin sebebi bu belge olabilir mi?
* Sokağa çıkma yasakları süresince güvenlik güçleri ve idari amirlerce gerçekleştirilen diğer hukuk dışı uygulamaların dayanağı benzeri başka tebligatlar mıdır? n HABER MERKEZİ