
Adana'nın Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi'de Halk Meclisi'nin operasyon ve saldırılara karşı 'öz yönetim' ilan etmesinin ardından 23 Ağustos'ta gözaltına alınan ve ağır işkencelere maruz kalan 25 yaşındaki Figen Şahin, Adana Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Şahin'in mahkemede anlattığı işkence yöntemleri, 1980'li yıllarda yaşanan işkence yöntemlerini aratmayan nitelikte.
Adana TEM Şubesi tarafından gözaltına alındığı andan itibaren işkenceye maruz kaldığını anlatan Şahin, "8-10 polis, kameraların olmadığı yerlerde beni araçtan indirerek, üzerime çıkıp tekme tokat ile vurmaya başladı. 4 polis ise bacaklarımı ikiye ayırıp genital bölgeme ve bacaklarıma tekmelerle vurmaya başladı. 2 polis ise sürekli olarak göğüs kısmıma tekme atıyordu. Bu nedenle kalp sıkışması yaşadım ve hastaneye götürüldüm" diye anlattı.
'Genital bölgemi çekip tehdit ettiler'
İlk yakalanma anından son ana kadar işkenceye maruz kaldığına dikkat çeken Figen sözlerine şöyle devam etti: "Gözaltı sırasında pantolonumu indirip genital bölgemin fotoğraflarını çektiler ve 'Facebook' adresinde yayınlamakla tehdit ettiler. Üzerime köpek saldılar ve sürekli genital bölgelerimi sıktılar. Ben sadece gözaltına alındığım yerden geçiyordum. Olaylarla bir ilgim yok ve herhangi bir örgüte bağlı değilim. Polise herhangi bir şey atmaya kalkışmadım. Yüzüme puşi örttüğüm iddia ediliyor. Ben tarlada çalışıyorum ve güneşten korunmak için örtü atıyorum. Boynumda bulunan da o örtüydü anlatıldığı gibi puşi değildi. Polisler elimde çakmak gazı ve pet şişe olduğunu ileri sürdüler ancak elimde öyle bir şey yoktu. Sadece babamdan kalma tarlada dinlediğim teybim vardı. Suçlamaları kabul etmiyorum ve benim hasiyetimi rencide ederek, genital bölgemin fotoğraflarını yayınlamakla beni tehdit eden ve işkence eden polislerden şikayetçiyim."
Figen Şahin tutuklanıp Adana Karataş Cezaevi'ne götürülürken, Avukat Vedat Özkan, Şahin'e kötü muamelede bulunan polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
JINHA/ADANA
Mücadeleci kadın AKP'nin korkulu rüyası
Şahin’e yönelik saldırıyı kınayan KJA, kadın ve kadın bedeni üzerinden yürütülen savaş politikalarına karşı tüm kadınlara özgürlük mücadelesini yükseltme çağrısı yaptı.
Kongreya Jinên Azad (KJA), Figen Şahin'e, gözaltında yapılan cinsel işkenceye dikkat çekerek, devlet aklının kadın bedeni üzerinden geliştirdiği tecavüz kültürüne, erkekleşmiş olan savaş ve işgal zihniyetinin çirkin yüzüne her gün bir yenisinin daha eklendiğini belirtti. Yazılı açıklamada, Şahin'e gözaltında yapılan cinsel işkencenin 1980'leri aratmadığına vurgu yapıldı.
Savaşta ilkin kadın hedefleniyor
Zorba ve sömürgeci erkek aklının savaş dönemlerinde ilkin kadın ve kadın bedenini hedef aldığının hatırlatıldığı açıklamada, "Bu süreçte kadın bedenine yapılan ilk saldırı ve vahşetin fotoğrafı 10 Ağustos'ta Muş Varto ilçesinde Kevser Eltürk (Ekin Wan) şahsında gerçekleşti. Devamında halkın öz yönetimleri sahiplenmesiyle seçilmişlerin, özellikle kadın eşbaşkanların tutuklanması, 'ince arama' adı altında çıplak aramaya maruz bırakılması savaş politikasının kadın bedeni üzerindeki pervasız tutumlarından yalnızca biridir" denildi.
Devletin tecavüzcü zihniyeti
Kadın bedeni üzerinden toplumu aşağılama, sindirme, geri çekme, özgürlük mücadelesinden alıkoyma yöntemlerine girişildiği belirtilen açıklamada, kadın özgürlük mücadelesinin gelmiş olduğu düzey, toplum içinde özgürlük yaşamını örmesi ve inşasının öncülüğünü yapmasının AKP'nin korkulu rüyası haline geldiğine işaret edildi. Açıklamada, gözaltında Figen Şahin'e yapılan cinsel işkence ile birlikte devletin bir kez daha kadın düşmanlığını ve tecavüzcü zihniyetini ortaya koyduğu belirtildi.
Zulüm bizi alıkoyamayacak
Şahin'e yapılan çirkin saldırı ve işkencenin kınandığı açıklamada, "Hiçbir baskının ve zulmün biz kadınların özgürlük mücadelesinden alıkoyamacağını belirtiyoruz. Bu temelde tüm kadınları özgürlük mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.
HABER MERKEZİ