
Yazar Suna Aras'ın kaleme aldığı kadınların maruz kaldığı tecavüz ve ensest saldırılarının anlatımlardan oluşan "Yıkanmak İstiyorum" adlı araştırma-inceleme kitabı Pencere Yayınlarından çıktı. 12 yıllık uzun erimli bir çalışmanın ürünü olan kitabın giriş bölümünde yazar Aras, "Ne yazabilirim ki ne söylenebilir ki" sorularından sonra, kitabını "Ruhumu, yüreğimi, duygularımı linç eden, beni elden, ayaktan düşüren bu kitap için söylenebilecek her söz anlamsız geliyor bana" diyerek tanıtıyor okuyucuya.
Savaşın kirli yüzü
Türkiye'de yaşayan birçok kadının maruz kaldığı tecavüz ve ensest saldırılarının anlatımlardan oluşan kitap, neredeyse artık sıradanlaşmış haberler gibi sunulan tecavüz olaylarının tüyler ürperten "buz" gibi yüzü ile karşı karşıya bırakıyor okurları. İsimleri ve nereli oldukları dışında yaşamlarına dair hiçbir bilginin paylaşılmasını istemeyen kadınların ortak korkusu ise, toplumsal saygınlıklarını yitirmek. Kitapta anlatılan tecavüz olaylarında tecavüzü gerçekleştirenlerin genelde "üvey baba" olması dikkat çekerken, 90'larda yaşanan düşük yoğunluklu savaş nedeniyle, boşaltılan, yakılan, yıkılan köylerde polis ve asker tecavüzlerinin savaşın, kadının düşürülmesi üzerinden nasıl da kirli, kanlı bir şekilde yürütüldüğünü bir kez daha hatırlatıyor bizlere.
'Annem hep yıkanıyordu'
Bu anlatımlardan biri de sadece adını ve Amedli olduğunu bildiğimiz "Türkan'ın" hikayesi. Her gece evlerinin polislerce basıldığını, babasının öldüresiye dövüldüğünü, buna rağmen anlamadığı bir öfkeyle kendilerine küfürler edildiğini ve bütün bu şiddet yetmezmiş gibi birçok polis tarafından tecavüze uğradığını anlatan Türkan, "O olaydan sonra, sürekli bidonun içine bağırdım. Bağırmasam yaşayamazdım. Ne zaman yüreğim şişse ki; hep şişti yüreğim, ağzımı bir bidonun içine sokup bağırıyorum! Bağırıyorum…" diyerek anlatıyor tecavüzün ruhunda bıraktığı derin, onarılamaz izleri.
Yazarın "Annen de tecavüze uğradı mı?" sorusuna ise Türkan, "Annem ayrı bir odada tutuluyordu, kesin olarak bilemem fakat öğrendiğim kadarıyla tecavüze uğrayan her kadın sürekli yıkanmak istiyormuş. Annem de o geceden sonra hep yıkanıyordu" diyerek anlatıyor ruhundaki izleri.
DİHA/ANKARA