HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki göstererek, “Bugün barış tecrit altındadır. Tecrit bitmeden barış konusunda adım atmak mümkün değil. Tercihi savaş olan iktidara masa mesafesini öneriyoruz. Gelin bu masaya oturun. Biz katkı vermeye hazırız” şeklinde konuştu. Belli olan muhatabı yok sayarak başka muhataplar arayarak çözüm üretilemeyeceğini söyleyen HDP Eşbaşkanı Temelli, şunları vurguladı: “Kürt sorununu çözmeden bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Ortadoğu’ya barış gelmez. Ortadoğu’ya barış gelmezse dünyaya huzur gelmez. O yüzden gelin bu tecride son verin.” HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, AKP ile MHP arasındaki af pazarlığından toplumsal barış gelmeyeceğini belirterek, “Bunların bir birine atıp tuttuğuna bakmayın, yarın yine kol kola gelirler, yarın yine akla hayale gelmeyecek af pazarlıkları, belediye başkanlığı pazarlığı yaparlar” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP), haftalık olağan grup toplantısını gerçekleştirdi. Bu haftaki toplantıya, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan İstanbul Kürt Enstitüsü yöneticileri, tutuklu bulunan Mezopotamya Ajansı çalışanı Seda Taşkın’ın annesi Fatma Taşkın, Van Çaldıran Derneği yöneticileri, HDP Adana ve Ankara il yöneticileri, Kışlada Şüpheli Ölümler Derneği yöneticileri katıldı. Hepsini süpürüp atacağız Toplantıda konuşan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, geçtiğimiz hafta Amed, Van, Urfa ve Hakkari’de yaptığı ziyaretleri hatırlatarak, “Onların size coşkusunu, direncini, mücadele kararlılığını ve selamlarını getirdim. Hepsi hummalı bir çalışma içinde. Herkes süpürge üretiyor. Biliyorsunuz çok yakında bu kayyumları bu coğrafyadan süpürüp atacağız. Ama bununla kalmayacağını fark edenler bir birlerine düştüler. Önce yerel yönetimlerde, sonra merkezi yönetimlerde hepsini süpürüp atacağız. Bunları faşizmin çöplüğüne atacağız. Az kaldı, çok yakında” dedi. AKP’nin kampanyası böyle Amed’e gittiğinde AKP’nin seçim kampanyasıyla karşılaştıklarını belirten temelli, şunları söyledi: “Biliyorsunuz, AKP Kürt illerinde seçim kampanyasını valilerle, savcılarla, kaymakamlarla, güvenlik güçleriyle yürütüyor. Biz de gittiğimizde 130 arkadaşımızın gözaltı operasyonu ile karşılaştık. Evet seçim kampanyası, çünkü gözaltına alınan arkadaşlarımızın bir suçu yok. Bir suçları olduğundan değil HDP’li olup 24 Haziran seçim çalışması yürüttükleri için tutuklandılar. AKP’nin kampanyası böyle sürüyor. Bu zihniyetle halka yaklaştığı için de cevabını yerel seçimlerde alacak. Yerel seçimlerde 24 Haziran’daki işi tamamına erdireceğiz.” Ant içmesin, süt içmesin Temelli, Danıştay’ın öğrenci andıyla ilgili verdiği karara ilişkin ise “Buna son vermeden bu ülkede toplumsal barışı inşa etmek mümkün değil. Öğrenciler ant içmesin, süt içsin süt. Çünkü bu ülkede çocuk yoksulluğu var. Çocuklarımızın fiziksel ve mental gelişimi sorunlu. Çünkü bu ülkede uluslararası sağlık örgütünün verilerine göre çocuk gelişiminde sıkıntılar var. Bunlara kafa yoracaklarına yaptıkları bu. Türkiye bu anlayıştan dolayı hiçbir sorununu çözemediği gibi sorunlar yumağı içine her gün daha fazla sürükleniyor” dedi. Bu savaşı durdurabiliriz Toplantıya katılan asker çocuklarını şüpheli bir şekilde yitiren ailelerin taleplerini dile getiren Temelli, şöyle devam etti: “Bu savaşın yarattığı acılardan biri. Binlerce evladımızı yitirdik. Sürekli milliyetçilik söylemini yükseltenler, silahlanma yarışına girenler, savaştan beslenenler aslında evlatlarımızı, geleceğimizi bizden alıyor. Bunu en iyi anneler babalar biliyor. Evladını yitirmiş aileler biliyor. İktidarın, bu İttihatçı kafanın bize dayattığı zulme karşı tüm annelerin, ailelerinin yan yana gelmesinin artık kaçınılmaz ve en acil adım olduğuna inanıyorum. Buradan tüm aileleri, tüm anneleri yitirdiğimiz evlatların anısına sahip çıkmaya çağırıyorum. Bu savaşı hep birlikte durdurabiliriz. Bu savaşı iktidarın karşısında dikilerek durdurabiliriz. Evlatlarımızı bizden alanlara karşı başka evlatlarımızı yitirmemek için yan yana gelmek ve bu iktidarın karşısında dikilme zamanıdır. Bunu yapamazsak evlatlarımızı yitirmeye devam ederiz. Sadece yitirmekle kalmayız, evlatlarımızı gömemeyiz bile, cenazesine katılamayız bile, taziyesine gidemeyiz bile. Şimdi dur deme zamanıdır. Bunun yolu da yöntemi de kolaydır. Bunun yolu barıştan barış mücadelesinden geçiyor.” Barış tecrit altındadır Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride de tepki gösteren Temelli, şöyle dedi: “Bugün barış tecrit altındadır. O yüzden şimdi tecride son verme zamanıdır. Sayın Öcalan’a yönelik tecrit bitmeden bu ülkede barış konusunda adım atmak mümkün değil. Bunu yaşadık. 2013-2015 arasında hep birlikte yaşadık. Şimdi bir kez daha dile getiriyoruz; ya bir masaya oturacaksınız muhatabıyla ya da savaşa devam edeceksiniz. Bu iktidarın tercihi savaştır. Biz de onlara masa mesafesini öneriyoruz. Gelin bu masaya oturun. Biz katkı vermeye hazırız. Geçmişte olduğu gibi yine katkı vermeye hazırız. Muhatabı bellidir. Bu muhatabı yok sayarak başka muhataplar arayarak çözüm üretemezsiniz. Kürt sorununu çözmeden bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Ortadoğu’ya barış gelmez. Ortadoğu’ya barış gelmezse dünyaya huzur gelmez. O yüzden gelin bu tecride son verin.” TMK için teklif hazırlığı HDP Grubu olarak kimi kanunlarda değişiklik yapılmasına dair bir kanun teklifi hazırladıklarının bilgisini veren Temelli, şunları söyledi: “Teklifin içeriği dopdolu. Çünkü bu ülkeye toplumsal barışı vaat ediyor. Bu ülkenin toplumsal barıştan uzaklaşmasının en önemli unsurlarından biri TMK’dır. TMK toplumu terörize etmektir. Herkes potansiyel terör. Her türlü demokratik halk kullanımı engellenmiş. Bazen OHAL’ler, bazen sıkıyönetimler farklı bir düzeye çıksa da temelde TMK olduğu sürece bu ülkede toplumsal barışı var etmek mümkün değil. İşte yasa teklifimiz bu anlamıyla önemlidir. Tüm Meclis’e çağrı yapıyoruz. Gelin kendi inisiyatif ve iradenizle bu yasa teklifine katkı sunun. Hep birlikte toplumsal barışı sağlayacak bu adımı atalım. Yoksa bu iki ortağın arasındaki af pazarlığından toplumsal barış gelmez. Bunların bir birine atıp tuttuğuna bakmayın, yarın yine kol kola gelirler yarın yine akla hayale gelmeyecek af pazarlıkları belediye başkanlığı pazarlığı yaparlar ama bu ülkeye barış gelmez. Bu ülkeye nasıl barış geleceği bizim yasa teklifimizde ortaya konuyor. Hukuk devleti olmak, hukukun üstünlüğüne uygun bir eşit yurttaşlık temelinde yan yana gelmek için kuvvetler ayrılığının korunması için bir an önce gerekli yasalarda uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Bu sayede inanıyoruz ki Türkiye’de demokrasinin önü hızlı bir şekilde açılacaktır.” Güç birliği anlayışı Şimdi seçim atmosferine girildiğine işaret eden Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “24 Haziran seçimlerinden çıktıktan sonra ortaya koyduğumuz alt yapı çalışmalarıyla önemli bir aşamaya geldik. Önümüzdeki günlerde aday çalışmalarına da başlayacağız. Tüm bu aday çalışmalarımız her zaman söylediğimiz anlayışımızla yürüyecek. Toplumsal ittifak zemini ile. Kürt partileri ile Diyarbakır’da bir araya geldik. Bizim için asıl olan temsiliyettir. Niteliksel temsiliyettir. Temsiliyeti olabildiğince en yüksek düzeye çıkarmaktır. Doğrudan demokrasinin var olamadığı yerlerde temsiliyeti yükseltmek önemli bir adım olacaktır. Bu amaçla ittifak zemini en geniş çeperine ulaştırmaya devam ediyoruz. Sadece Amed’de Van’da Hakkari’de değil, sadece kayyum atanmış yerlerde yerel demokrasiyi inşa etmek ve belediyeleri kazanmak değil. Evet bu önemli bir başlangıç ama bunun ötesinde Türkiye’nin her yerinde demokratik anlayışımızı iktidara taşıyacak adımlar atacağız. İttifak anlayışımız güç birliği anlayışıdır. Adaylarımız haklarımızın ortak adayı olmalıdır. HDP adayları olacak ama önceliğimiz tabanın ve halkımızın yol göstericiliğinde olacaktır, aday çalışmalarımızı bu zeminde hep birlikte yapacağız. Tıpkı bundan önceki seçimlerde olduğu bu seçimde de büyük bir başarıyı hayata geçireceğiz. Türkiye’nin demokrasi konusunda önünü açacak en güçlü adımı atmış olacağız.” ANKARA