Mutlak tecrit tüm şiddetiyle devam ediyor. Bu şiddete inat dünyanın her yerinde farklı halkların, gençlerin, kadınların geliştirdiği çağrılar, eylemler, direnişler, açıklamalar devam ediyor. Dünyanın en krizli bölgeleri çözümlerini, umutlarını ve mücadele iddialarını Rêber Apo’nun perspektiflerine dayandırıyor. Onun halkların demokratik konfederalizmi, demokratik ulus projesi ve demokratik modernite paradigması; Suriye savaşına, Lübnan’ın onlarca yıllık sorunlarına, Filistin-İsrail krizine, Latin Amerika ve Afrika kıtalarının kapanmayan yaralarına en makul çözümleri sunuyor çünkü. En önemlisi de bu ülkelerin ve kıtaların demokrat, devrimci, aydın ve özgürlükçü kesimleri bu çözümlerin farkında. Gündemlerine alıp tartışıyorlar. Suriye’de yaşayan halklar başta olmak üzere dünyanın değişik yerlerinde yaşayan halklar, Rêber Apo’nun Kürt Halk Önderi olarak adlandırılmasına karşı çıkıyorlar. "Neden O’nu daraltıyorsunuz, o sadece Kürt halkının değil, bizim de Önderimizdir" diyorlar. Kuzey Suriye’de yüzlerce Arap kadın, Latin Amerikalı yüzlerce kadın, O’nun kadın eksenli paradigmasından cesaret, umut, iddia ve mücadele azmi kazanıyor.
Rêber Apo kadınların, gençlerin ve halkların özgür ve demokratik yaşam değerlerini büyüten temel konulara yatırım yaptı sürekli. Bu yaklaşım, İmralı’da daha fazla derinlik kazandı ancak özgürlük mücadelesine karar kıldığı ilk günden itibaren vardı. Bu yüzdendir ki, 40 yılı aşkın süredir halkların, gençlerin, kadınların O’na olan ilgisi, sevgisi, tutkusu ve katılımı hiç eksilmedi, artarak devam etti. Bu sevgi ve katılım, bugün gelinen aşamada ciddi bir umut ve mücadele değeri olarak evrensel bir boyut kazanıyor. 3 yıla yakın bir süredir devam eden tecridin uluslararası komplocu güçler tarafından ısrarla devam ettirilmesinin ana sebeplerinden biri de budur. Dünyanın eşi benzeri görülmemiş bu tecrit uygulaması, bu güçlerin Ortadoğu’ya yönelik tüm müdahale süreçlerinde derinleştirildi, boyutlandırıldı. Halklar, demokrasi ve devrimci güçler, gençler ve kadınlar Rêber Apo’nun zihin açıcı, öngörülü, umut ve mücadele aşılayan perspektiflerinden faydalanmasın diye, bu güçler O’na tecrit içinde tecrit, komplo içinde komplo uyguladılar. Tüm bu acımasız, vahşi ve eşi benzeri görülmemiş uygulamalar karşısında Rêber Apo ilkeli direngen duruşunu sürekli geliştirerek, özgürlük mücadelesinin sürekli büyüyen evrensel direnç odağı olmayı başardı.
Bu direnç odağı, bugün AKP’nin faşist zulmünün hüküm sürdüğü zindanlarda binlerce özgürlükçü kadının direnişine kaynak oluyor. Ağır bir savaş sürecinden geçen Kuzey Suriye ve Rojava’da gerçekleştirilen komün eşbaşkanlığı, ilçe, il ve kanton meclis seçimlerinde kadınlar tüm olumsuz etkenlere rağmen yüzde 50 oranında temsil düzeyiyle seçildiler. Bu, feodalizmin, milliyetçiliğin, ataerkilliğin zehirlediği Kuzey Suriye ve Rojava toplumları için güçlü bir demokratikleştirici, özgürleştirici ve dönüştürücü etken. Arap, Süryan-Asuri, Ermeni, Çeçen, Türkmen ve Kürt halklarından yüzlerce kadın toplumun yönetiminde, demokratik değişim dönüşüm ve karar mekanizmalarında söz sahibi oldu. Seçimin üçüncü aşamasında birçok kadın daha bu mekanizmaya aktif katılacak. Bu başarı, İmralı’da 19 yıllık duruşuyla bir direnç odağı olan Rêber Apo’nun sınırsız, sabırlı, üretken ve mücadeleyi büyüten emeğinin meyvesi.
Bugün dünyanın her yerinde kadınlar, yaşamın her alanında ve her anında katledilme tehdidini ve gerçeğini yaşıyor. Bu sancılı zamana derman olan özsavunmayı, Ortadoğu gibi şiddetin yaşamın her anını ve güzelliğini katletmek için örgütlendirildiği bir coğrafyada Kürt ve Arap kadınları jineoloji eksenli geliştiriyor. Kadınlar hem kendilerini, hem halklarını, hem topraklarını savunmanın felsefesini, duruşunu ve çok boyutlu silahlarını kazanıyor. Bu da Rêber Apo’nun kadın özgürlüğüne duyduğu 45 yıllık tutkulu aşkın ürünü. Tüm bunlar, başta kadınların ve gençlerin tecridi kırma mücadelesini yükseltmek için sayısız sebebi olduğunu gösterir.
"Emê tecrida İmralı perçe bikin, Rêber Apo re azad bijîn" iddiası demokrasi, özgürlük ve mücadele iddiasıdır. Kadınlar kazandıkları tüm mevzileri sağlamlaştırmak ve büyütmek için bu iddiayı yaşamlarının merkezine her zamankinden daha fazla almalılar. Çünkü İmralı sistemi Ortadoğu toplumları demokratik, özgür, barışçıl ve refah bir yaşama kavuşmasın, sürekli kaos ve çatışma içinde yaşasın diye oluşturuldu. Komplocuların bu hedefini boşa çıkaran Rêber Apo onurlu barışın sesi olmayı başardıkça tecrit üzerine tecritle bu sistem derinleştirildi. Şimdi onun düşünceleri tüm dünyanın özgür ruhlarına ve zihinlerine esin kaynağı olarak özgürce dolaşıyor. Dünyanın, insanlığın, Ortadoğu’nun ve Kürtlerin ayıbı olarak tarihe yazılmaması için fiziksel esaretini de sonlandıracak mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Özgür yaşamı inşa etmek kadar onu Rêber Apo’yla yaşamaya da kilitlenmeliyiz. Bizi özgürlükle, sevgiyle, tüm insani değerlerimizle buluşturmak için her gün küllerinden kendini yeniden yaratan hakikatin, hakiki yolcusu olmayı başarmalıyız.