• İmralı’da rehin tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit 29. ayına girdi. Kendisinden haber alınamayan Öcalan ile görüşme için avukatları bir kez daha Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvurdu.

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan Kürt Halk Abdullah Öcalan'dan, kardeşi Mehmet Öcalan ile 25 Mart 2021 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinden bu yana haber alınamıyor. Abdullah Öcalan'ın yanı sıra İmralı’da tutulan Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar'dan da haber alamama hali 28'inci ayını geride bıraktı ve 29. ayına girdi. Öcalan, avukatlarıyla ise en son 2019 yılında görüşebildi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde 8 Kasım 2018’de başlatılan ve tüm cezaevlerine yayılan açlık grevleri sonrası oluşan kamuoyu baskısı üzerine 2019 yılında 5 görüşme gerçekleşti. En son avukat görüşmesi, 7 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleşti. Avukatlar, söz konusu tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

BM'ye başvuru

İmralı'daki mutlak tecride karşı sadece görüşme başvuruları da yapılmıyor. Suriyeli Avukatların Abdullah Öcalan’ı Savunma İnisiyatifi ve Abdullah Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyesi avukatlar, bu  ay içerisinde Kuzey ve Doğu Suriye'nin Qamişlo ve Kobanê kentlerinde açıklama yaparak, tecridin kaldırılması çağrısında bulundu. Avukatlar, yaptıkları açıklama metninin bir kopyası Birleşmiş Milletler  (BM) Mülteciler Komiserliği yetkililerine de sundu.

Avukatlardan yeni başvuru

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Raziye Öztürk, Emran Emekçi ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de savcılık ve cezaevi müdürlüğüne başvuruda bulundu. İSTANBUL

 

*****

İmralı’da suç işleniyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Batman Milletvekili Zeynep Oduncu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridi Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendirdi.

Tecridin “insanlık suçu” olduğunu dile getiren Oduncu,  “Sayın Öcalan’ın çözüm önerileri üzerine uygulanan bir tecrit durumu var. Önerileri ile halkların kurtuluşu sağlanabilir. Barış süreci diye adlandırılan süreçte bunu gördük. Ancak kan ile beslenen iktidar bu süreci bozdu” diye kaydetti. Türkiye’deki krizlerin nedeninin tecritten bağımsız olmadığını ifade eden Oduncu, “Türkiye’de barışın olmaması, Erdoğan’ın kurşun hesabı ile giden bir politikanın devreye konulması demek. Ekonomiye harcanması gereken para savaşa harcanıyor. Tecridin kaldırılmasıyla barışın sağlanacağını bildikleri için bu tecridi ağırlaştırmış bir şekilde devam ettiriyorlar. Haber alınamıyor. Avukat ve aile görüşüne izin verilmiyor. Halk, Öcalan’ın yaşamı konusunda büyük bir endişe içinde” diye konuştu.

Halk özgürlüğünü istiyor

İmralı’da hukukun ayaklar altına alındığını dile getiren Oduncu, “Sayın Öcalan, orada tek başın direniyor. Halk ilk günde olduğu gibi Öcalan’ın direnişi ve ağzından çıkacak söylemleri bekliyor. Barış için demokrasi için tecridin kaldırılması gerekiyor” dedi. Oduncu, İmralı’da uygulanan tecrit politikasının sürmesinde AKP iktidarı kadar uluslararası kurumların da sorumluluğu olduğunu belirtti.

Gerçekleştirdikleri halk toplantılarında da yurttaşların Öcalan’ın özgürlüğü için mücadelenin yükseltilmesi talebini dile getirdiğinin altını çizen Oduncu, “Kürt halkı Öcalan’ın fizik özgürlüğünü talep ediyor. Gittiğimiz her yerde bu talep dile getiriliyor. 7’den 70’e ulaştığımız kim varsa bunu dile getiriyor. Bu konuda harekete geçmemizi talep ediyorlar. Bu hukuksuzluk sona ermeli” dedi.