Kandil’e giderek KCK yetkilileriyle görüşen İmralı Heyeti, ziyaretlerinin ardından Amed’de basın açıklaması düzenledi. Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda yapılan açıklamaya heyet üyelerinden İdris Baluken, Hatip Dicle ve Ceylan Bağrıyanık katıldı. 


Masayı devirmeden önce…

Açıklamayı okuyan HDP Grup Başkanvekili ve İmralı Heyeti Üyesi İdris Baluken, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetinin “müzakere masasını devirmeye çalışmadan” önce gelinen aşamayı 5 maddede şöyle özetledi:

“1- Dolmabahçe Mutabakatıyla tarafların müzakereleri başlatma iradesini ortaya koyması,

2- Mutabakattaki on maddenin taraflar arasındaki  istişarelerden sonra kabul edilmesi,

3- İzleme Heyetinin kurulması, taraflar arasında asgari müştereklerde uzlaşma sağlanması durumunda Sayın Öcalan tarafından KCK’ye silahlı mücadele yerine demokratik siyasi mücadelenin kararlaştırılacağı Kongre toplanması çağrısının yapılması,

4- TBMM bünyesinde oluşturulan bir Hakikatleri Araştırma ve Yüzleşme Komisyonu’nun kurulması

5- Sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi için gerekli mekanizmalarının sağlanması.”


Erdoğan sekteye uğrattı

Bu gelişmeler ardından Erdoğan’ın açıklamalarıyla barış çalışmalarının sekteye uğradığını ifade eden Baluken, akabinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a tecritin gündeme geldiğine ve görüşme taleplerine yanıt alamadıklarına dikkat çekti. 

Baluken sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çözüm sürecinin mimarı olan Sayın Öcalan üzerinde yeni bir tecrit sistemi AKP hükümeti tarafından devreye konmuştur.  AKP hükümeti adeta süreci bitirmek üzere en tehlikeli yaklaşımını yani tecrit kartını, devrilmeye çalışılan müzakere masasının üzerine koymuştur. Bizler İmralı heyeti olarak HDP, DBP, DTK, HDK, KJA, Gençlik hareketimiz başta olmak üzere tüm kurum ve bileşenlerimizle bu durumu asla kabullenmediğimizi, şiddetle, nefretle kınadığımızı açık bir şekilde tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz. Tecridi gündemleştirmek ateşe benzinle gitmektir. Tecridi gündemleştirmek barışı kanlı çarmıha yeniden germektir. Bizim açımızdan barış önderliğinin konumu asla kanıksanacak bir durum olarak ele alınmamıştır. Bugün de aynı tutumumuz geçerlidir. AKP hükümetini derhal bu tecrit uygulamasından vazgeçmeye davet ediyoruz.”


Adım atılırsa hazırız

KCK yetkililerinin de “Önderliğimize yaklaşım sürece yaklaşımdır” tespitinde bulunduklarını aktaran Baluken, şöyle devam etti: “KCK yetkilileri tecrit ortadayken, resmi müzakerelere geçilmemişken, demokratik siyasetin tüm alanları her gün saldırı altındayken AKP yetkililerinin çözüm sürecinde her şey yolunda gidiyormuş gibi yarattıkları algıyı ve sürdürdükleri politikaları ciddiyetsizlik ve samimiyetsizlik olarak değerlendirdiklerini ifade etmiştir. KCK yetkilileri çözüm süreci ile ilgili kongre hazırlıkları yaparken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetinin ortaya koyduğu bu tutumlardan dolayı Kongre çalışmalarını dondurduklarını ifade etmiş; süreçle ilgili belirtilen hususlarda AKP hükümetinin adım atması durumunda bir gün sonra bile KCK’nin kongreyi toplamaya hazır olduğunu özellikle belirtmişlerdir.”


Savaşı başlatma tutumu

Askeri operasyonlara da dikkat çeken Baluken, demokratik kamuoyunu sürece sahip çıkmaya çağırdı, “unutulmamalı ki, AKP’nin bu tutumları süreci bitirme ve savaşı başlatma tutumlarıdır” diye konuştu.


  AMED




Kanıksamayın


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bağlı bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu, 5 Nisan’dan bu yana Öcalan’la görüşülmediğine dikkat çekerek, “İmralı’da hukuk askıya alındı. Tecriti kanıksamayın” çağrısında bulundu. 

Yapılan yazılı açıklamada, Öcalan ve adaya yeni sevk edilen tutsakların üzerindeki özel tecritin sürdüğü ifade edilerek, siyasi iktidarın tasarrufunda hukukun askıya alındığı kaydedildi. Avukatları olarak müvekkilleri Öcalan’la Temmuz 2011 tarihiden bu yana görüştürülmediklerini hatırlatan Asrın Hukuk Bürosu, bu tecritin kanıksanmasına tepki gösterdi. Açıklamada, “Bugün siyasi iktidarın çözüm sürecini fiili olarak askıya aldığının göstergesi olan siyasi heyetlerin adaya gidişlerinin yaklaşık 2 aydır engellenmesi, İmralı politikaları kapsamında ne kadar hoyratlaşıldığının göstergesidir. Tam da bu nedenle kamuoyuna önemle belirtmek isteriz ki, bu siyasi hoyratlığın yolu, yasalarda mahpuslara tanınan hakların tanınmamasının, bir başka deyişle devletin kendi hukukunu bile İmralı’da uygulamamasının, kamuoyuna bir şekilde kanıksatılmasıyla örülmüştür. Dolayısıyla İmralı avukat-aile tecridi ile bugünkü siyasi aymazlık arasındaki illiyet bağı görülmelidir; aynı ahlak anlayışının tezahürüdür” denildi.
Benzer biçimde Öcalan’ın aile görüşmesinin de 6 Ekim 2014 tarihinden bu yana egenllendiğini, 8 aydır bu hakkın gasp edildiğine dikkat çeken Asrın Hukuk Bürosu tecride karşı mücadelelerinin süreceğini ifade etti. 


 DİHA/İSTANBUL