‘Tecrit bölgesel güvenlik ve insan hakları sorunu’
Yurt Dışı Haberleri —

- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit konusunda Brüksel’de açıklama yapan sendika temsilcileri, aydın ve siyasetçiler, tecridin bölgesel ölçekte istikrar, güvenlik ve insan haklarını etkilediğini ifade etti.
- Türk hükümetine: CPT’nin önceki tavsiye kararlarını gecikmesiz uygulayın
- AK Bakanlar Konseyi’ne: Türkiye’nin İmralı’daki politikalarını gündeme alın
- CPT’ye: İmralı’ya yapılan ziyaretin ayrıntılarını açıklayın
- Uluslararası kuruluşlara: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için çaba gösterin
Uluslararası alanda “Öcalan için Özgürlük Sendikal Kampanyası” adı altında faaliyet gösteren sendikaların temsilcileri, siyasetçiler ve aydınlar, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek Abdullah Öcalan üzerindeki tecritten büyük endişe duyduklarını ifade etti. Temsilciler yaptıkları ortak açıklamada uluslararası kuruluşlara acil olarak harekete geçme çağrısında bulundu.
Sarah Gylnn tarafından okunan ortak açıklamada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit koşullarına dikkat çekilerek, kendisinin İmralı’da geçirdiği tüm sürenin büyük bir kısmında tam tecrit altında tutulduğu vurgulandı.
Öcalan’ın güvenliğinden endişeliyiz
Abdullah Öcalan’ın dış dünya ile son temasından bu yana 28 ay geçtiğinin ifade edildiği açıklamada “8 Temmuz 2023 tarihinde, Sayın Öcalan'ın İmralı cezaevi yönetimi aracılığıyla isimsiz tehdit mektupları aldığı bildirilmiştir. Bu mektupların ölüm tehditleri içerdiği iddia edilmektedir. Bu son derece ciddi iddiaların ardından kendisinin güvenliği ve sağlığı için daha da fazla endişe duyuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Disiplin cezalarının hiçbir yasal dayanağı yok
Abdullah Öcalan ve İmralı’da tutulan diğer tutsaklara yönelik 18 Temmuz 2023 tarihinde açıklanan disiplin cezalarının hiçbir yasal dayanağı olmadığının da altını çizen temsilciler “Bunlar tecrit politikasını uzatmaya yönelik siyasi tedbirlerdir” dedi.
Birleşmiş Milletlerin “Mandela Kuralları” olarak ifade edilen ve zalimane ve aşağılayıcı muameleyi yasaklayan düzenlemelere işaret eden temsilciler bu konuda harekete geçilmesini istedi.
CPT somut bilgi vermeli
“Avrupa Konseyi'nin ve özellikle de İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) tutumundan da endişe duyuyoruz. CPT, İmralı'daki cezaevi koşullarına ilişkin 30'dan fazla rapor yayınlamıştır. Bu raporlarda Türkiye'nin bağlayıcı uluslararası hukuk standartlarını karşılamadaki başarısızlığı sürekli olarak eleştirilmiş ve Türk yetkililere bu standartları iyileştirme çağrısında bulunulmuştur. Bu tavsiyeleri destekliyor ve derhal uygulanması çağrısını yineliyoruz” denilen açıklamada CPT’ye şu eleştiriler yöneltildi: “CPT bu bağlamda misyonunu yerine getirmek için daha fazlasını yapabilir ve yapmalıdır. En son CPT heyeti Eylül 2022'de İmralı cezaevini ziyaret etmiştir. CPT ziyarete ilişkin Genel Raporunu Mart 2023'te yayınlamıştır.
Bu raporda yer alan bilgilerin güvenilirliği konusunda endişeliyiz. CPT, Sayın Öcalan ile görüştüğünü iddia etmiştir. Ancak Türk Adalet Bakanı, Sayın Öcalan'ın ziyareti reddettiğini iddia etmiştir. Bu nedenle CPT'den ziyaretin niteliği ve ayrıntılarına ilişkin somut bilgi talep ediyoruz.”
Tecrit sadece bireysel bir sorun değil
Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasının sadece bir bireyin haklarını ilgilendirmediğini belirten temsilciler “Sayın Öcalan'ın tecrit edilmesi, modern Ortadoğu'nun en uzun soluklu ve en ölümcül çatışmalarından biri olan Türkiye'deki Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi çabalarını olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla bölgesel ölçekte istikrarı, güvenliği ve insan haklarını etkilemektedir” dedi.
Talepler sıralandı
Temsilciler, Türk hükümetinden CPT’nin daha önceki tavsiyelerini ve AİHM kararlarını uygulamasını talep etti. Avrupa Konseyi Bakanlar Konseyi’ne de çağrıda bulunan temsilciler Türkiye’nin CPT’nin tavsiyelerini ısrarla uygulamamasının gündeme alınmasını istedi. Temsilciler CPT’den de İmralı’ya gerçekleştirilen son ziyaretin ayrıntıları hakkında somut bilgiler talep etti.
Açıklamada son olarak tüm ilgili ulusal ve uluslararası siyasi aktörlere Kürt sorununa kalıcı, adil ve demokratik bir siyasi çözüm bulunması, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılası için çaba göstermeye çağırdı.
Kimler katıldı?
Basın açıklamasına Simon Dubbins, Unite the Union (UNITE) (İngiltere), Barones Christine Blower (İngiltere), Antonio Amoroso, CUB Halk Birliği (İtalya), Michela Arricale, avukat CRED (Demokrasi için Araştırma ve İşleme Merkezi, (İtalya), Amedeo Ciaccheri, Roma-İtalya VIII. belediye Başkanı (İtalya), Saverio Nonno, Fossalto Belediye Başkanı (İtalya), Laura De Bonfils, ARCI. (İtalya), Luigi De Magistris, Napoli eski belediye başkanı (İtalya), Vicente Jose Rekondo, LAB Temsilcisi, Daniel Kopp, PI Sekretaryası Üyesi, (Belçika), Roza Salih, Glasgow Meclis Üyesi, (İskoçya), ve Mike Arnott İskoç Sendikalar Kongresi (TUC) Başkanı katıldı. BRÜKSEL
CPT bilgi vermeli
İngiltere’de Unite the Union (UNITE) sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubins, “Sayın Abdullah Öcalan’a ne olduğunu soruyoruz” diyerek özellikle CTP’nin son ziyaretini hatırlattı ve bilgi
vermesini istedi.
Tecridin hiçbir yasal dayanağının olmadığını kaydeden Dubins, AB ve CPT’yi eyleme geçmeye ve bilgi alınmasını sağlamaya çağırdı. İmralı’daki tutsakların bu koşullarda tutulmasının kabul edilemez olduğunun altını çizen Dubins, Kürt meselesinin çözümünde Abdullah Öcalan’ın “kilit önemde” olduğunu kaydetti.
İtalya CUP People’s Union’dan Antonio Amoroso, bu konferansın önemine vurgu yaparak, çatışmanın barışçıl çözümü için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün öneminden bahsetti.
Demokrasi için Araştırma ve İnceleme Merkezi CRED’den avukat Michaela Arricale, CPT’nin sessizliğini sert sözlerle eleştirerek, CPT’nin sorumluluğunu yerine getirmediğini söyledi. CPT’nin ne yaptığını sorarak, işlevini sorgulayan Arricale, hayati önemdeki şu soruyu yöneltti: “Öcalan’a ne oldu?”
İtalya’dan Roma VIII. Belediye Başkanı Amadeo Ciaccheri, Abdullah Öcalan’ın demokratik konfederalizm projesine dikkat çekerken, İtalya’yı ve Avrupa Birliği’ni Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi için baskı yapmaya çağırdı.
İtalyan kurum ARCI’nin Brüksel temsilcisi Laura de Bonfils, Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu koşulları sorduklarını ifade ederek, insan hakları ihlallerine son verilmesini istedi.
Bask’tan LAB Temsilcisi Vicente Jose Rekondo, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümünün garantörünün Abdullah Öcalan olduğunu vurguladı.
Trade Union Congress (STUK) sendikasının İskoçya Başkanı Mike Arnott, sendikasının Abdullah Öcalan ve Kürt halkı ile dayanışmasını ifade ederek, “Nelson Mandela da ailesi ile görüşebiliyordu, Abdullah Öcalan için de aynısını istiyoruz” dedi. Arnott, CPT’nin son ziyaretini hatırlatarak, “Bize, ailesine, Kürt halkına bilgi verilmesini istiyoruz. Abdullah Öcalan’a ne oldu?” şeklinde konuştu.
AP baskı yapmalı
İskoçya’dan Glasgow Meclis Üyesi Rosa Salih, Abdullah Öcalan’ın 24 yıldır uluslararası insan haklarına aykırı olarak tecritte olduğunu kaydederek, “Bu bir insan hakları meselesidir” dedi. Salih, “Avrupa Parlamentosu’nu Türk hükümetine baskı yapmaya çağırıyoruz” diye ekledi.
Son olarak, Avrupa Birleşik Sol/Kuzey Yeşiller Grubu'ndan Jurgen Klutte, Avrupa kurumlarının sessizliği nedeniyle toplandıklarını belirterek, taleplerini şöyle sıraladı: “Tecride son verilmeli, Öcalan özgür olmalı, Suriye/Rojava’ya yönelik savaş durdurulmalı.”















