Tarsus Cezaevi’nde 32 gündür açlık grevinde olan Bışar Bilen, “İmralı’da başlatılan tecrit barışa ve demokrasiye vurulan bir kilittir” diyerek sonuç alıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini dile getirdi.
Tarsus 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan Bışar Bilen, 12 Şubat’ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. 2010’da Dicle Üniversitesi’nde Sınıf Öğretmenliği okuyan Bilen, son sınıf öğrencisiyken gözaltına alınarak tutuklandı. “Örgüt yöneticiliği” iddiasıyla 24 yıl hapis cezası verilen Bilen, o tarihten bu yana sırasıyla ilk 2 yıl Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 6 yıl Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde, bir yıl Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kaldı. Bilen son olarak sürgün edildiği Tarsus 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.
2012’de 44 gün kaldı
Politik bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Bilen, babasının 7 yıl cezaevinde kalmasından kaynaklı çocukluğu cezaevi kapısında geçti. Üniversite yıllarıyla birlikte artık siyasal mücadeleye dahil olan Bilen, 12 Eylül 2012’de başlatılan açlık grevine dahil olarak 44 gün sürdürdü.
Ucunda ölüm de olsa
Kardeşi Ali Bilen ile 7 Mart’ta görüşen Bilen, şu mesajı aktardı: “Başlatılan eylem tamamen insanidir. Öcalan üzerindeki tecrit büyük bir haksızlık ve hukuksuzluktur. Arkadaşımız Leyla Güven’in eylemi bu hukuksuzluğa karşı anlamlı ve haklı bir tutum olarak görüyoruz. Tecrit, barışa ve demokrasiye vurulan bir kilittir. Sonuç alana kadar, ucunda ölüm olsa da sürdüreceğiz.”
Müdahaleyi reddediyorlar
Gazeteci Meltem Oktay, tutuklu bulunduğu Gebze M Tipi Cezaevi’nde 16 Aralık’ta açlık grevine başlayan 5 kişinin durumunun ağırlaştığını ifade etti.
Ailesiyle telefonla görüşen Oktay, 16 Aralık’ta tüm cezaevlerinde başlayan açlık grevine katılan Hacer Halil Yusuf, Ruhşan Bozan, Özlem Özdemir, Ayten Gülsüm, Özlem Söyler’in durumlarının ağırlaştığını belirtti. Oktay, eylemcilerin sağlık durumlarını şöyle aktardı: “İlk grupta yer alan eylemcilerin 8 ila 10 kilo kayıpları var. Tansiyon ve nabız oranları çok düşük çıkıyor. Şiddetli baş, kas ve eklem ağrıları yaşıyorlar. Yine mide bulantısı, ateş ve halsizlikleri olan eylemcilerin ses ve kokuya olan hassasiyetleri arttı. Eylemcilerin yürürken denge problemleri oluşmaya başladı. Yine konuşmalarında ciddi bir ağırlaşma söz konusu.”
Cezaevi doktorunun haftada 2 kez açlık grevindekileri kontrolle geldiğini kaydeden Oktay, “Gelen doktor sürekli olarak onları hastaneye sevk etmek istiyor. Eylemciler ise hastaneye gitmeyi ve müdahaleyi kabul etmeyeceklerini belirtiyor” dedi.
B1, B12 vitaminlerinin ilk günden bu yanan eylemcilere verilmediğini dile getiren Oktay, özellikle eylemciler için elzem olan su, şeker, tuz ve limonun da kısıtlı olarak verildiğini söyledi. Oktay, 1 Mart itibariyle açlık grevine giren tutuklu sayısının 31 olduğunu söyledi.
Oktay, Yeni Yaşam gazetesinin de 1 Mart’tan beri “Moral verir” gerekçesiyle kendilerine verilmediğini ifade etti.
Herêm Mehmud, 20. günde: Ölüm orucuna çevireceğim
Germiyan’ın Kelar ilçesinde yaşayan mühendis Herêm Mehmud, tecride karşı başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini 20 gündür sürdürüyor. Mehmud, kendisini telefonla arayan Asayiş güçleri tarafından tehdit edildiğini belirtti. “Eğer asayişe gelmezsen sonuçları senin için kötü olacak” denildiğini aktaran Mehmud, “Tehditler beni eylemimden alıkoyamaz. Mücadelemi yükselteceğim. Baskılar artarsa eylemimi ölüm orucuna çevireceğim” diye konuştu.
Van’da yürüyüş
Van’ın Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi’nde yüzlerce kişi, tecridi protesto etmek ve tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde sürdürülen açlık grevi eylemine destek için yürüyüş düzenledi. Orhan Doğan Caddesi’nde başlayan yürüyüş, Karşıyaka Mahallesi’ne kadar slogan ve zılgıtlar eşliğinde devam etti. Yürüyüşe HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan ve belediye eşbaşkan adayları da katıldı.
VAN