3 Ocak 2012 tarihinde Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata’nın, Öcalan’ı ziyaret etmesiyle başlayan ve zaman içerisinde heyetlerin değişmesiyle devam eden İmralı görüşmeleri, 5 Nisan tarihinden itibaren AKP tarafından engelleniyor. 

AKP’nin yeni olmayan İmralı tecrit politikası, iktidara geldiği 2002 yılları sonrasına dayanıyor. 1999-2004 yılları arasında silahların sustuğu 5 yıl boyunca herhangi bir adım atmayan, sorunu çürümeye bırakan AKP, özellikle çatışmaların yeniden başladığı Haziran 2004 tarihinden sonra Öcalan’a yönelik tecridi bir politika olarak uyguladı. 2004-2005 tarihinde Öcalan, aylarca ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmedi. Diğer tutuklu ve hükümlülerden farklı olarak her türlü iletişim, haberleşme olanaklarından mahrum bırakıldı, çoğu zaman havalandırmaya dahi çıkarılmadı. 12 yıl boyunca her anı kameralarla takip edilen Öcalan’ın, yapılmasına izin verilen avukat ve aile görüşlerinin tamamı kayıt altına alındı ve Kürtçe konuşmalarına bile bazen müdahale edildi.



Saç kazıma, fiziki saldırı, zehirleme

Bunlarla birlikte Öcalan, yine AKP iktidarı döneminde 3 kez kritik ve tehlikeli uygulamalara maruz kaldı. 1 Mart 2007 tarihinde avukatları saç telleri üzerinde yaptıkları inceleme sonucunda Öcalan’ın İmralı‘da zehirlendiğini açıkladı. Bu haber üzerine bütün Kürtler ayağa kalktı ve bölgenin tamamında günler süren eylemler düzenlendi. 12 Haziran 2007 tarihindeki seçimlerden hemen sonra AKP hükümeti, Öcalan’a yönelik yönelimleri yoğunlaştırdı. Tecrit ve görüştürülmeme gibi rutinleşen yönelimlerin dışında Öcalan’ın saçları Temmuz 2008 tarihinde iradesi dışında kazıtıldı. Tepkiye neden olan bu olaydan sonra bu kez Öcalan’a yönelik yönelim en üst düzeye çıkarıldı. Ekim 2008 tarihinde odasında arama yapılacağı gerekçesiyle Öcalan’a yönelik fiziki saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırı Kürtler nezdinde infiale yol açtı. 


Öcalan olmayınca savaş başlıyor

Bütün bu dönemler boyunca sürekli çözüm arayışını sürdüren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik devletin yaklaşımları zaman zaman Öcalan’ın tepkisine neden oldu. Öcalan, ilk olarak 31 Mayıs 2010 tarihinde aradan çekildiğini belirtikten sonra, PKK’nin eylemsizlik kararını sona erdirdiğini duyurması ile Temmuz ayında yoğun çatışmalar başladı. Yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Öcalan daha sonra yeniden devreye girerek PKK’nin eylemsizlik kararı almasını sağladı. Ancak devlet bilinen klasik refleksleriyle yaklaşınca, 2012 yılında Öcalan bir kez daha aradan çekildiğini belirtti. 
2012 yılında ise Hakkari Şırnak bölgeleri başta olmak üzere PKK alan tutma stratejisi uyguladı ve yine yaşanan çatışmalarda yüzlerce Kürt-Türk genci hayatını kaybetti. Bütün bunlardan sonra Öcalan, yeniden devreye girdi ve 3 yıldır yaşanan kesintisiz çatışmasızlık sürecini sağladı. 


3 yıllık sulh tehlikeye giriyor

Bunun üzerine başlayan görüşmelerde şimdiye hem devlet heyeti hem de İmralı Heyeti, Öcalan ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdi. Öcalan’ın 2013, 2014 yılları Newrozlarındaki deklarasyonları milyonlarca kişi şahitliğinde okundu ve Öcalan silahlı mücadelenin bitme aşamasına geldiğini belirtti. 

28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda İmralı Heyeti üyeleri ve hükümet yetkililerinin yaptığı ortak açıklama ile kamuoyuna duyurdukları 10 temel ilke konusunda ciddi beklentiler oluşurken, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın “Bu görüşmeye karşıyım, zaten ortada masa yok, Kürt sorunu yok” sözlerinin ardından hükümet, çözüm sürecini durdurdu.


DİHA/ANKARA