Tecride karşı açlık grevinde olan Şükran Özer, “Tecrit bir gün herkesi kuşatacak” dedi. Anne Emine Özer de bir an önce adım atılması çağrısı yaptı.
Şükran, Alanya L Tipi Cezaevi’nde 2 yıldır tutsak bulunuyor. 27 yaşındaki Şükran’ın annesi Emine Özer, Mardin’den İzmir’e göç etmek zorunda kaldıklarını belirterek, bu kez de Şükran Alanya’da tutsak olduğu için oraya gidip gelmek zorunda kaldıklarını söyledi. Uzaklık nedeniyle kızını sık sık göremediğini aktaran Özer, 12 saatlik yolculuğa bir de maddi zorlukların eklenmesi nedeniyle en son 8 Nisan’da görüşe gidebilmiş. Özer, “Ölümler yetmedi mi? Biz Çiller zamanında da aynı şeyi gördük. Şimdi de Erdoğan zamanı aynı şeyler oluyor. Artık tecridi kaldırsınlar, açlık grevleri de son bulsun” dedi.
Kızının ve tüm açlık grevi direnişçilerinin dışarıda ses çıkarılmasını istediklerini vurgulayan Özer, şunları söyledi: “Eve geldiğimde pişman oldum keşke orada kalsaydım. Ne gecemiz gece ne gündüzümüz gündüz. Slogan atmalarını bile istemiyorlar. 15 gün hücreye attılar bu nedenle. Moralleri yüksekti, bana ‘kararlıyız ve biz başaracağız’ dedi. Tutsaklar dışarıda eylem yapılmasını istiyor. Kızım bana ‘tecrit bir gün herkesi kuşatacak’ dedi. Bize ‘terörist’ diyorlar. Kürt olduğumuz için mi? Diktatörlüklerini devam ettirmek için böyle söylüyorlar. Bizim kaç defa evimiz basıldı. Üzerimizde çok baskı var. Neredeyse sürekli hapis, çocuklarımızı hep baskı altında büyüttük. Köydeyken baskıdan dolayı buraya geldik, yine baskı gördük. Zulüm devam etti.”
İki oğlu da eylemde
İki oğlu da 1 Mart’tan itibaren açlık grevinde olan Hanım İlkar, görüşe gidip çocuklarını gördüğünde çok gururlandığını ama cezaevinden çıktığı andan itibaren bir hüzün çöktüğünü belirterek, “Biz geri adım atmayacağız. Başarı çocuklarımızın olacaktır. Her zaman söyledik yine söylüyoruz; Berxwedan jiyane” dedi.
Seyfettin ve Azad İlkar kardeşler de 1 Mart’tan itibaren açlık grevinde. Kardeşlerden Seyfettin İlkar, Bandırma Cezaevi’nde; Azad İlkar ise Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.
Anne Hanım İlkar, çocuklarının açlık grevine gireceğini görüşte öğrendiğini belirterek, kararlarının sonuna kadar arkasında olduğunu vurguladı. İlkar, “Tutsakların her biri ‘Önderliğimiz ve halkımız için sonuna kadar direneceğiz ve açlık grevini bırakmayacağız’ dedi. Biz de onlara başarı diledik ve her zaman arkalarında olduğumuzu, kendilerini desteklediğimizi söyledik. Tutsaklar çok haklı taleplerden dolayı açlık grevindeler. Onları görünce çok gururlanıyoruz ama cezaevinden çıkınca içimize bir hüzün çöküyor. Evde yemek yapamıyoruz, boğazımızdan bir lokma geçmiyor. Yeter artık” dedi.
Temel ihtiyaçları karşılanmıyor
Çocuklarının durumunun hiç iyi olmadığını belirten İlkar, en temel ihtiyaçlarının bile karşılanmadığını söyledi. İlkar, şöyle devam etti: “Almaları gereken sıvı, meyve suyu, limon verilmiyor. Keyfi olarak şeker bile vermedikleri zamanlar oluyor. Durumlarını sorduğumda ilk gruptan olan Serdar ve Ekrem’in durumlarının çok kötü olduğunu söylüyorlar. Kendi paralarıyla aldıkları vitaminler dahi verilmiyormuş. Azad görüşe çıkınca kapıya kadar biri getirdi ama getiren kapıda bıraktı. Azad yanıma gelene kadar zorla kendini sandalyeye attı. Gözleri çukura kaçmış, el tırnakları simsiyah olmuş. Konuşamıyor nefesi kesiliyor. İnsanım diyen, hak taraftarıyım diyen herkes kendilerini bizim yerimize koysun. Bize ne ile saldırırlarsa saldırsınlar, biz geri adım atmayacağız. Başarı çocuklarımızın olacaktır. Her zaman söyledik yine söylüyoruz; Berxwedan jiyane (Yaşamak direnmektir)”