YASİN KOBULAN
MA/İSTANBUL
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu’nca, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’ın aile görüşlerinin 2 Ocak’tan itibaren 3 ay süreyle yasaklandığı ortaya çıktı.Ailelerin İmralı Cezaevi’nde rehin tutulan Öcalan ile Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım ile görüşmeye yeni yasak getirildi. Yasağa gerekçe ise İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulunca verilen 2 Ocak tarihli karar oldu. Kararların, Öcalan yönünden 31 Ocak’ta, diğer tutuklular yönünden ise 1 Şubat’ta kesinleştiği ortaya çıktı. Avukatların, dosyanın içeriğini inceleme ve dosyanın bir örneğinin taraflarına tebliğ edilmesi yönündeki talepleri de Bursa İnfaz Hakimliği tarafından reddedildi.
Asrın Hukuk Bürosu, verilen karara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, müvekkilleri Öcalan, Konar, Aktaş ve Yıldırım hakkında 2 Ocak’ta 3 ay aile görüş yasağı içeren yeni bir disiplin kurulu kararı verildiği belirtildi. Verilen bu ceza kararlarının avukatlarına tebliğ edilmediği, sadece müvekkilleriyle yazışma yapıldığına yer verilen açıklamada, “Kararlar ile ilgili avukatları olarak yapılacak hukuki işlemler için dosyanın içeriğini inceleme ve dosyanın bir örneğinin tarafımıza tebliğ edilmesi taleplerimiz de reddedilmiştir” denildi.
Öcalan’ın 27 Temmuz 2011’den bugüne kadar avukatlarıyla görüşme hakkının engellendiğine dikkat çekilen açıklamada, “Kendisi ile görüşülebilen 5 Nisan 2015’ten sonra 11 Eylül 2016 ve 12 Ocak 2019 tarihlerinde sadece 2 defa yaşam hakkının teyidi ve fiziki sağlığından haber alabilmek amacıyla kısa süreli aile görüşmesi gerçekleşebilmiştir. Her iki görüşme de demokratik kamuoyunun yükselen kaygıları ve açlık grevlerine varan yoğun tepkisi neticesinde mümkün olabilmiştir. İmralı Cezaevi’ndeki diğer müvekkillerimiz ise İmralı’ya nakledildikleri Mart 2015’ten bugüne kadar hiçbir görüşme gerçekleştirememişlerdir” ifadelerine yer verildi.
Temel ölçüleri keyfiyettir
Verilmiş olan bu son disiplin kurulu kararının İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecridi daha da ağırlaştırdığına vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Verilen bu karar ile ilgili başvurularımızın ve taleplerimizin hukuki gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiş olması da İmralı’da uygulanan tecrit sisteminin nasıl bir hukuksuzluk ve keyfiyet ile uygulandığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. İmralı Cezaevi’nde bulunan müvekkillerimiz ile ilgili hiçbir hukuki ölçü uygulanmamaktadır. Hukuksuzluk ve keyfiyet temel ölçü haline getirilmiştir.
Haber alma imkanı yok
En temel hakları olan aile ve avukat ile görüşme hakları uygulanmadığı gibi diğer her türlü iletişim hakları da engellendiği için haber alma imkanı tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Haklarında verilen disiplin kurulu ve mahkeme kararları da avukatlarından kaçırılarak hukuki destek ve başvuru hakları imkansız hale getirilmektedir. Sadece yaşam hakkının teyidi ile sınırlı kalacak şekilde 2 yılda bir gerçekleşen kısa süreli aile görüşünün yeterli görülmesi dayatılmaktadır. Nitekim 12 Ocak 2019’da gerçekleşen kısa süreli son aile görüşmesinin akabinde aile ve avukat görüşmelerinin tamamı engellenmiş; verilmiş olan disiplin kurulu kararları kesinleştirilmiştir.”
Hukuk ve vicdan dışı
Öcalan üzerinde uygulanan mutlak tecridin hukuken ve vicdanen kabul edilmesinin mümkün olmadığının altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Özellikle kamuoyunda hassasiyetlerin ve tepkilerin yoğunlaştığı bu dönemde hukuksuz ve keyfi bir şekilde kısıtlayıcı yeni bir disiplin kurulu kararı verilmiş olması oldukça dikkat çekicidir. Ayrıca bu kararın içeriğini avukatlar ile paylaşmayarak savunma hakkının engellenmesi de hukuk tanımazlıktaki ısrarı göstermektedir. Bizler Sayın Öcalan’a yönelik uygulanan mutlak tecrit kapsamında verilen bu son kararı kabul etmiyor, ulusal ve uluslararası hukuksal süreçleri sonuna kadar işleteceğimizi ifade ediyoruz. Bizler aynı zamanda yetkilileri hukuka uygun davranıp keyfiyeti sona erdirmeye davet ediyor; yaşanan bu gelişmeleri kamuoyunun bilgisine ve dikkatine sunuyoruz.”
14 Eylül’de gerekçe değişti
14 Eylül 2018 tarihine kadar “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda” yer alan “Hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamalar”ın gerekçe gösterildiği aile görüş yasaklarına, o tarihten sonra Öcalan’a verilen disiplin cezalarını gerekçe gösterilmeye başlandı.
İHD raporunu yayınladı
İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu tarafından açıklanan raporda, açlık grevindeki tutsaklara disiplin cezaları verildiği, yeterli B1 vitamini verilmediği, düzenli olarak kontrollerinin yapılmasında aksama ve birçok tutsağın sağlık sorunlarının başladığı belirtildi.
Hapishaneler Komisyonu, “Türkiye Hapishanelerinde Devam Eden Açlık Grevleri Tespit Ve Değerlendirme Raporu”nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. İHD Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısında Komisyon üyeleri ve İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan yer aldı. Komisyon Üyesi İlhan Öngör, cezaevinde açlık grevlerinin başlaması ardından, İHD, TİHV, ÖHD, ÇHD ve ilgili baroların cezaevi ve insan hakları komisyonları ile ilgili sağlık örgütlerinden müteşekkil koordinasyonun, açlık grevcilerinin izlenmesi, temel tıbbi bakımlarının aksatılmamasının sağlanması ve raporlama çalışması için düzenli olarak cezaevlerini ziyaret ettiğini aktardı.
Raporda, cezaevlerinde yaşananlara dair yer alan bilgiler özetle şöyle:
Marmara Bölgesi
l Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi: Gardiyanlar hakaret ediyor. B1 vitamin verilmiyor. Sağlık görevlileriyle iletişim kurulamıyor.
- Bandırma T1 Nolu Kapalı Cezaevi: B1 vitamini ve karbonat verilmiyor. Doktor muayeneleri yapılmıyor.
- Bandırma T2 Nolu Kapalı Cezaevi: Karbonat verilmiyor.
- Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi: Doktor muayenesi yapılmıyor. İlk hafta vitamin verilmedi. Süleyman Benzer tek kişilik hücrede tutuluyor.
- Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi: B vitamini verilmesi konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Doktor muayenesi yapılmıyor. Açlık grevi izleme formuna el konuldu.
- Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi: Doktor kontrolü yapılmıyor. b12 vitamini veriliyor. Grev nedeniyle soruşturma açıldı.
- Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi: Disiplin soruşturmaları açıldı. Mektuplara el konuldu. İdare diyaloga kapalı; sert ve provoke edici.
- Gebze Kadın Kapalı Cezaevi: Cezaevi müdürü müdahale tehdidinde bulundu.
- Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi: Ölçümleri yapılmıyor. B1 ve B kompleks vitaminleri verilmiyor
- Maltepe 1 Ve 2 Nolu Kapalı Cezaevi: Disiplin soruşturması açıldı ve 1 ay etkinliklerden men cezası verildi. Açlık greviyle ilgili gönderdikleri her türlü faks ve mektup için soruşturma açıldı.
- Kandıra 1 Nolu Kapalı Cezaevi: Karbonat verilmiyor, ölçümleri yapılmıyor. İbrahim Kaya ciddi sağlık sorunları yaşıyor.
Çukurova Bölgesi
- Osmaniye 1 Ve 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi: Fotoğraflarının çekilmesi yasaklandı. Disiplin soruşturması açıldı ve 1 ay işten yoksun bırakma cezası verildi. Ayakta sayım dayatılıyor ve zorla yapılıyor. Grevde bulunan 6 mahpus ayrı bir koğuşa alındı.
- Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi: Muayene yapılmıyor.
- Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi: Revir doktoru muayene etmiyor.
- Tarsus 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi: 10 mahpus aynı koğuşa konuldu. Doktor muayenelerinin yapılmıyor. Disiplin cezaları verildi.
- Tarsus 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi: Koridorda ve ayaküstü muayene ediliyorlar. Yetersiz miktarda tuz, şeker ve vitamin veriliyor. Bazı grevcilerin vücudunda yara, morarma ve çatlaklar oluştu.
- Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi: Cezaevi idaresi, bırakmaları için ‘ikna’ etmeye çalışıyor.
- Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi: Disiplin soruşturması sonucu ceza verildi. Sağlık kontrolleri düzenli yapılmıyor.
İç Anadolu Bölgesi
- Sincan Kadın Kapalı Cezaevi: Kirli su nedeniyle enfeksiyon kapabilirler.
- Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi: 6 mahpustan İsmet Akın’ın açık yaraları bulunması nedeniyle sağlık durumunda sıkıntılar yaşanabilir; iltihap kaptı, hızlı kilo kaybediyor.
- Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi: 12’inci günden itibaren B vitamini kompleksleri verildi. Karbonat hapishanede yok. Yeni Yaşam gazetesi verilmiyor.
- Kayseri T Tipi Kapalı Cezaevi: Göz kararması, işitme kaybı, kilo kaybı yaşıyorlar; bazılarının kol ve ayaklarında uyuşma var. Disiplin cezası verildi, ilk 12 güne kadar sağlık kontrolleri yapılmadı.
Ege Bölgesi
- Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi: Karbonat verilmiyor. Disiplin cezası verildi. Düzenli kontrol yapılmıyor.
- Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi: Karbonat ve B vitaminleri verilmiyor.
- Buca 1 ve 2 Nolu F Tipi cezaevleri: Grevciler, gözlem kurulu kararı ile 3 ay süreyle sohbet ve diğer sosyal faaliyetlerden men edildi.
- Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Cezaevi: Karbonat verilmiyor.
- Bandırma 1 Ve 2 Nolu T Tipi Cezaevi: Etkinliklerden men cezası verildi. Doktor muayenesi yapılmıyor.
- Urfa 1 ve 2 No’lu T Tipi Kapalı cezaevleri: B1 vitamini verilmiyor.
Kürdistan’dakiler
- Diyarbakır D ve E Tipi Cezaevleri: B1 verilmiyor. Temiz su temin edilmiyor. Açlık grevcilerinin diğer mahpuslarla sohbet etmesi yasaklandı. Disiplin cezaları verildi. Vücutlarında yaralar oluşmaya başladı. Diş eti kanamaları ve diş etlerinde yumuşama başladı.
- Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi: Revir doktoru muayene etmiyor. Sohbet hakları engelleniyor.
- Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi: 11’inci günden itibaren vitamin alabildiler.
- Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi: Sosyal faaliyetler ve sohbet hakkı engelleniyor.
- Malatya E Tipi Cezaevi: Vitamin verilmiyor.
İHD’nin tespitleri
Raporda, tutsakların yaşam hakkının korunması ve ihlallere son verilmesi için şu talepler yer aldı:
- Açlık grevi yapanların günlük olarak minimum 5 büyük bardak su, 2 çay kaşığı tuz, 5 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı karbonat ve 500 mg B1 vitamini alması sağlanmalıdır.
- Açlık grevi sırasında, açlık grevi yapanların başka koşullardan kaynaklanan sağlık riskleri ortadan kaldırılmalıdır. Kullanılan malzemelerin temizliği ve sağlığa uygunluğu sağlanmalıdır.
- Var olan hastalıkları nedeniyle kullandıkları ilaçlara nasıl devam edecekleri konusunda bilgi verilmelidir.
- Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanmış ‘Açlık Grevi Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular’ adlı bilgi notu, iletilmelidir.
- Kişiler, açlık grevine başladıkları andan itibaren, müdahalesini kabul ettikleri hekim gözetiminde tutulmalı ve kendi sağlık durumları hakkında bilgilendirilmeli.
Harekete çağırıyoruz
Raporun “Sonuç” bölümünde ise şöyle denildi: “Tecrit uygulaması açık bir yaşam hakkı ihlalidir. Türkiye’nin yasal mevzuatına açıkça aykırı bir şekilde devam eden bir tecrit uygulaması söz konusudur. Talep edilen şey herhangi antidemokratik bir yasanın değiştirilmesi değil, mahpuslara tanınan yasal hakların uygulanmasıdır. Makul ve yasal mevzuata uygun taleplerinin kabulü ile tecridin kaldırılmasına, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm ulusal ve uluslararası kamuoyu ve kurumları derhal harekete geçmeye, duyarlı olmaya çağırıyoruz.”
Temelli: Gelin birlikte durduralım
Partisinin tecride karşı Mersin’de düzenlediği mitingde konuşan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Kürt sorunu çözülmeden hiçbir sorunun çözülmeyeceğini belirterek, tecridin hemen kaldırılması gerektiğini söyledi.
HDP Mersin İl Örgütü, Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek ve açlık grevi eylemcileriyle dayanışma amacıyla Mersin Yenişehir Tevfik Sırrı Gür Stadyumu yanında düzenlediği mitinge, binlerce kişi katıldı. Miting alanını dolduran binlere seslenen HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Öcalan üzerindeki tecrit politikasının savaşa hizmet ettiğini hatırlatarak, halkların birlikte yaşam fikriyatını geliştiren Öcalan’ı selamladı.
Sağanak yağmura rağmen Çukurova, Mersin, Osmaniye, Adana, Hatay’dan gelen binleri selamlayan Temelli, şunları söyledi: “Hepimizin önünde yürüyen, bu yolu açmak için bedeniyle açlık grevine yatan Leyla Güven’i selamlayalım hep birlikte. Sessizimizle onun sesine ses katalım, onun gücüne güç katalım. Leyla Güven adaletten, barıştan ve demokrasiden nasibini almamış iktidara sesleniyor. Demokrasi, hukuk adalet için adım atmaları için sesleniyor. Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bu ülkeye barış ve adalet gelecekse bunun yolunun tecridin sonlanmasından geçtiğini biliyor. Onun için diyor ki gelin hukukun, yasaların gereğini yapın tecride son verin. Bu tecrit bütün ülkeyi kapladı ve adaletsizlik cenderesine sıkıştırdı.
Sevgili yoldaşlarım, arkadaşlarım bir ülkede tecrit varsa adalet yoktur. Aslında tam 20 yıldır bir tecrit düzeni var. Biz de o yüzden diyoruz ki ya tecrit ya hukuk devleti. Hukuk devletinin gereğinin yapılmasını istiyoruz. Son 3,5 yıldır bu ülkede ağırlaştırılmış tecrit var, son 3,5 yıldır bu ülkede adalet yok, barış yok. HDP olarak hep birlikte demokrasi ve adalete sahip çıkmak için yan yanayız, omuz omuzayız. Bütün Türkiye’yi Leyla Güven’in eylemine duyarlı olmaya, bu konuda inisiyatif almaya çağırıyoruz. Hukuk ve adaletten yana olan herkesi bu büyük buluşmaya davet ediyoruz. Gelin bu gidişata hep birlikte son verelim.
Kürt sorunu düğümdür
Kürt meselesini çözmeden bu ülkede hiçbir sorunu çözemezsiniz. Kürt sorununda çözüm üretmek demek demokrasi meselesinde çözüm üretmek demektir. Emeğin sömürülmesine, doğanın talanına karşı çıkmak demektir. Kadın sorununun çözülmesi demektir. Çünkü bütün meselelerin kavşağında Kürt meselesi var. Bugünkü iktidar, Kürt meselesi çözülmesin diye savaş politikalarında ısrar ederken tecridi Türkiye toplumuna dayatıyor. Savaş ve zulüm politikalarını dayatmaya devam ediyor. Bunların karşısında bizim bir fikriyatımız var, tecride karşı, savaşa karşı ortak vatanımızda Demokratik Cumhuriyet fikriyatımız var. Selam olsun bu fikriyata, selam olsun İmralı’ya, selam olsun Öcalan’a.
15 kentten Amed’e
HDP tarafından açlık grevindeki DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve tutsaklara destek için 100’üncü günü olan 15 Şubat’ta, 15 kentten Amed’e yürüyüşler yapılacak. Yürüyüşlerin sloganı ise “100. Günde Leyla’ya, Tecridi Kırmaya” olacak.
HDP, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 96 gündür açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ile tutsaklarca sürdürülen açlık grevi eylemlerine destek amacıyla yeni bir eylem kararı aldı. Bu zamana kadar Amed, İstanbul ve son olarak bugün Mersin’de açlık grevlerine dair mitingler düzenleyen HDP, yine Amed’de milletvekillerinin yer aldığı 10 günlük Nöbet Eylemi organize etmişti. Ancak hükümetin bu zamana kadar atmaması nedeniyle destek eylemlerini sürdürme kararı alındı.
Yapılan planlama doğrultusunda Leyla Güven’in açlık grevinin 100’üncü günü olan 15 Şubat’ta Amed’de olunacak şekilde 15 farklı kentten yürüyüşler düzenleyecek. Bu konuda hazırlanan genelge, partili milletvekillerine, Parti Meclisi (PM) üyelerine, il ve ilçe eş başkanlıklarının yanı sıra kadın ve gençlik meclislerine gönderildi.
Güven’in evinin önünde
Hakkari, Van, Kars, Iğdır, Bitlis, Ağrı, Muş, Şırnak, Mardin, Siirt, Batman, Dersim, Bingöl, Antep ve Urfa’dan olmak üzere 7 ayrı koldan gerçekleştirilecek yürüyüşler, 15 Şubat günü saat 12.00’de Leyla Güven’in Amed’in Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi’nde bulunan evinin önünde yapılacak kitlesel açıklamayla sona erecek.
Gerçekleştirilecek bu yürüyüşlerde yine Leyla Güven’in eyleminin 100’üncü günü dolayısıyla üzerinde Leyla Güven’in fotoğrafı ve “100. Günde Leyla’ya, Tecridi Kırmaya’’ sloganın yer aldığı önlükler giyilecek.
Soysuz heriften tehdit
Bu arada Ankara’da yerel seçimle ilgili bir toplantıda konuşan Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP’nin bugün Taksim Meydanı’ndan başlayıp Galatasaray Meydanı’na kadar planladığı yürüyüşe ilişkin de tehditler savurdu. Soylu, “HDP, bal gibi zillet ve illet ittifakına dahildir, dolayısıyla PKK da dahildir. Şimdi ‘Apo’ içeride diye, güya milletvekilleri yürüyüş yapacaklarmış sağda solda. Sizi yürüten adam değildir” ifadelerini kullandı.