HDP’nin “100. Gününde Leyla’ya, Tecridi Kırmaya” sloganıyla 15 kentten başlattığı yürüyüşlerde yer alan milletvekilleri, abluka, blokaj, saldırı ve hakaretlere rağmen Amed’e ulaştı. Vekiller, tecrit kırılmadan nefes alınamayacağını söyledi.
Leyla Güven’in evinin bulunduğu caddeye kadar gelen vekiller, faşizme karşı her alanı direniş mevzisine dönüştürmenin tarihsel görev olduğunu vurguladı.
Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 101 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e destek için 15 farklı kentten Amed’e doğru yürüyüşe geçen HDP milletvekilleri kente vardı. “100. Gününde Leyla’ya, Tecridi Kırmaya” sloganıyla Hakkari, Van, Kars, Iğdır, Bitlis, Ağrı, Muş, Şırnak, Mardin, Siirt, Batman, Dersim, Bingöl, Antep ve Urfa kentleri olmak üzere 7 ayrı koldan başlatılan yürüyüşlerde HDP milletvekilleri Hasan Özgüneş, Nuran İmir, Hüseyin Kaçmaz, Ebru Günay, Pero Dündar, Tuma Çelik, Sıddık Taş, Feleknas Uca, Ayşe Acar Başaran, Necdet İpekyüz, Saliha Aydeniz, Sait Dede, Habib Eksik, Muazzez Orhan, Murat Sarısaç, Tayyip Temel, Abdullah Koç, Dilan Dirayet Taşdemir, Şevin Coşkun, Mensur İşık, Erdal Aydemir, Kemal Bülbül, Alican Önlü, Mahmut Toğrul, Ayşe Sürücü ve Nusrettin Maçin yer aldı.
Milletvekilleri, yol boyunca karşılaştıkları tüm engelleme çabalarına rağmen kente ulaştı.
Evinin yolları kapatıldı
Ancak evinin önünde yapılacak açıklama ile sonlandırılması planalanan yürüyüş öncesi Leyla Güven’in merkez Bağlar ilçesinde bulunan evine giden yollar, önceki akşam saatlerinde bariyerle kapatıldı. Çevre illerden yapılan polis takviyesiyle yine HDP ve DBP binalar ile kentin birçok noktasına polisler ve TOMA araçları konumlandırıldı.
Milletvekillerinin partililerce karşılandığı 500 Evler, Alay, Elazığ 75’inci Yol Kavşağı ile Kayapınar ilçesindeki özel bir hastanenin önü de polis tarafından ablukaya alındı.
Yürüyüş yasaklandı
Leyla Güven’in evine doğru yürümeye hazırlandıkları sırada HDP’lilerin yanına gelen polis amirleri, Diyarbakır Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirtti. HDP Muş Milletvekili Mensur Işık, polis amirine yürüyüşün yasal olarak engellenemeyeceğini, engellenmesi halinde anayasal suç işleneceği yanıtı verdi. Yaşanan tartışmalar üzerine polis yetkililer,i Leyla Güven’in evine ancak araçlarla gidilmesi durumunda izin vereceklerini söyledi.
Diyarbakır Valiliği de yaptığı açıklama ile HDP’nin düzenlediği yürüyüşün yasaklandığını duyurdu. Açıklamada, “sivil vatandaşların zarar görmemesi” gerekçesiyle kent genelinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı kaydedildi.
Vekillere polis şiddeti
450 Evler Kavşağı’ndan Kayapınar ilçesinde özel bir hastanenin önüne geçen bir grup HDP milletvekili, burada polislerce ablukaya alındı. Bu sırada HDP Amed Milletvekili Saliha Aydeniz’in polisler tarafından itilmek suretiyle yere düşerek yaralandı. Yaralanan Aydeniz, tekerlekli sandalye ile hastaneye kaldırıldı. Hastanenin bahçesindeki diğer milletvekilleri ise polisin fiziki saldırısına “Leyla Güven onurumuzdur” sloganları atarak tepki gösterdi.
Kentin bir diğer noktasında, 75’inci Yol kavşağında bulunan milletvekillerinden Remziye Tosun’un ise çembere alınmaları sırasında bir polis tarafından tekmelendi.
Kentin dört ayrı noktasında çevik kuvvet ve sivil polisler tarafından çembere alınarak yürümelerine engel olunan milletvekillerine basın mensuplarının yaklaşması da polislerce bloke edildi. Milletvekilleri maruz kaldıkları bu duruma attıkları “Bijê berxedana Leylayê” ve “Bijî berxedana zindanan” sloganları ile tepki gösterdi.
Kentin 4 ayrı noktasında bulunan milletvekilleri, yürümelerine izin verilmemesi üzerine bir süre sonra araçlarıyla diğer arkadaşlarının bulunduğu Urfa ve 75’inci Yol kavşaklarına geçti.
Sadece evinize gidebilirsiniz!
Bazı milletvekillerin araçlarına binmeleri polis tarafından engellenirken, milletvekilleri Leyla Güven’i yaşatmak için mücadele verdiklerini, fiili olarak gözaltına alındıklarını, bunun hukuksuzluk olduğunu belirtti. Polislerin ise Leyla Güven’le ilgili tüm eylem ve etkinlerin yasakladığını kaydederek, milletvekillerine “size sadece evinize gidip çay içmenize müsaade edebiliriz” demesi dikkat çekti.
HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir’in, Bağlar ilçesi Alay Kavşağı’nda arabasındaki Leyla Güven’in fotoğrafının bulunduğu önlüğü çıkarmak istemesi de polislerce engellendi.
Araçları da durduruldu
Bulundukları noktalardan ayrılan milletvekillerin araçları Bağlar Göletli Park ve Urfa yolu üzerinde polislerce durduruldu. Buralarda da engellenen vekiller, geldikleri Urfa ve 75’inci yol kavşağında yine polislerce çembere alındı.
HDP’li milletvekillerinin bir kısmı, tüm engellemelere rağmen Leyla Güven’in Bağlar’ın Bağcılar Mahallesi’nin Aram Tigran Caddesi üzerinde bulunan evine 500 metre mesafede bekledi. Kayapınar’da özel bir hastanenin önünde bekleyen HDP’li vekillerin ise araçlarına kadar yürümelerine izin verilmedi. Polis amirinin, vekillerin yürümemesi için çekici ile araçları vekillerin yanına getireceğini ifade etmesi dikkat çekti.
Güven’in evine çıkan tüm yollar bariyerlerle kapatılırken, bölgeye Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüslerle polisler sevk edildi. Güven’in evine 500 metrede polis çemberine alınan vekiller, Güven’in evinin önüne geçip açıklama yapmaya çalıştı.
Basın uzaklaştırıldı
Basının uzaklaştırıldığı açıklama, polislere yapılıyor havası yarattı. Yaşananlara tepki gösteren vekiller, açıklamayı basına yapacaklarının altını çizdi. Duruma tepki gösteren gazetecilerin ve vekillerin arasına iki bariyer konuldu. Bunun üzerine basın tepki koyarak çekim yapmayacağını bildirdi.
Basın bariyeri kaldırıldı
Tepkiler ardından bariyerlerin kaldırılmasıyla açıklama gerçekleştirildi. Açıklamanın Türkçesini HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir yaptı.
Tecrit artık toplumadır
Komplonun derinleşerek devam ettiğini belirten Taşdemir, şunları söyledi: “Tecrit dediğimiz olgu sadece Sayın Öcalan’a uygulanan bir durum olmaktan çıkıp özellikle 2015’te barış ve müzakere süreci sonlandırıldıktan sonra bütün topluma uygulanan bir iktidar pratiğine dönüşmüştür. Çünkü bu ülkede savaş ve çatışmayı sürekli büyüten iktidar şunu iyi bilmektedir: Konuşan bir Öcalan çözümün ve barışın yolunu açan bir Öcalan’dır! Susturulan bir Öcalan, derinleşen bir çözümsüzlüktür, savaş, eşitsizlik ve yükselen faşizmdir!
Ağır faşizm koşulları
Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması demek ülkede çözümün ve barışın tekrar gündemleşmesi demektir. Tecrit uygulamasının bitirilmesi, dolayısıyla demokratik bir çözümün önünün açılması için Leyla Güven yoldaşımızın başlattığı açlık grevi, dalga dalga yayılarak onlarca cezaevinde, Hewlêr, Galler ve Strasbourg’da yüzlerce açlık grevi direnişçisi yoldaşımızın katılımıyla devam etmektedir. Bizlere bugün düşen en büyük görev ise tecridin kırılması için yaşamın her alanını bir mücadele alanına dönüştürmek ve açlık grevlerini en üst düzeyde sahiplenmek olmalıdır. Bu karanlık tablo ve bu ağır faşizm koşulları ancak bizlerin örgütlü mücadelesiyle parçalanacaktır.
Her alan direniş mevzisi
Tarih bizlere göstermiştir ki; kendi ülkesini faşizm koşullarında yönetip dış politikasını çatışma ve savaşa endekslemiş hiçbir iktidarın ömrü uzun değildir. Ardında daha büyük yıkımları bırakmaması için yaşamın her alanının demokratik bir direniş mevzisine dönüştürmek en büyük tarihsel görevlerimizden biridir. Ülkeyi boydan boya bir cehenneme çeviren AKP-MHP iktidar blokunun geriletilmesi için tarihsel bir eşik olan yerel seçim çalışmaları açlık grevleri etkinlikleri ile belli bir eşgüdüm içinde ilerleyecektir.
Unutulmamalıdır ki tecrit kırılmadan bu ülkenin nefes alması mümkün değildir. Kazanan, kendi bekaları için ülkeyi çatışmaya, yoksulluğa ve eşitsizliğe mahkûm edenler değil, demokrasi ve barış yolunda bir adım geri atmayan ve inatla direnen halklarımız olacaktır.”
Açıklama “Bijî berxwedana zindanan”, “Bijî berxwedana Leylayê”, “Leyla Güven onurumuzdur” sloganları eşliğinde sona erdi.
AMED