Kürt sorununun barışçıl çözümü için harekete geçen insan hakları ve meslek örgütleri, 7 Eylül’de Temas ve Diyalog Grubu Komisyonu kurdu. Diyarbakır Barosu, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD), İHD ve MAZLUMDER Diyarbakır şubelerinin yerdığı Komisyon ilk toplantısını İstanbul’da yaptı. Burada Temas ve Diyalog Grubu Komisyonu’na akademisyen, yazar ve araştırma şirketlerinin temsilcilerinin de bulunduğu 17 kişi daha dahil oldu. Komisyon, partilerarası diyalog zeminin oluşturulması, anayasa görüşmelerinin hızlandırılması ve siyasi gerilimli durumu normale çevirmek amacıyla çalışma yürütüyor. Bu konuda siyasi partilerden randevu isteyen Komisyon üyeleri, geçtiğimiş günlerde BDP Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş ile biraraya geldi. Komisyon’un AKP’den de randevu talep ettiği ancak kendilerine henüz cevap verilmediği öğrenildi. Komisyon üyesi İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Kışanak ile Demirtaş’la yapılan görüşmeyi anlattı. Bilici, “BDP’nin ya da PKK’nin Oslo sürecini tıkamadığı noktasında ikna olduk” dedi.
Barışçıl çözüm için Kandil ve İmralı ile kesinlikle yeniden görüşülmesi gerektiğini ifade eden Bilici, “Tüm aktörler ile görüşülmeli. İmralı tecridi devam ettiği sürece bu meselenin çözümü noktasında zerre kadar adım atılmaz. Oslo süreci nerede kalmışsa oradan yeniden başlamak gerekir” dedi. Barış görüşmelerine daha sonra insan hakları savunucularının, sivil toplum örgütleri ile önde gelen şahsiyetlerin de dahil edilebileceğine dikkat çeken Bilici, “Biz de sürecin önünün açılması için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız” diye konuştu.


Hükümete randevu çağrısı

Raci Bilici, Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de görüşmeyi arzuladıklarına dikkat çekti. Hükümet temsilcilerinin hala randevu taleplerine yanıt vermediği bilgisini paylaşan Bilici, şunları söyledi: “Öyle bir Başbakan’la karşı karşıyasınız ki; kendisinin ‘evet’ demediği hiçbir şey olmuyor. Umarım bir an önce AKP bize dönüp randevu verir ve bu sürecin önünü açar. Yoksa bu ülke şu an mevcut olan durumla gidemez. Savaş alabildiğince derinleşmiş ve yaygınlaşmış.”

DİHA/AMED