Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik ağırlaştırılmış tecrit 212. güne girdi. Öcalan'ın avukatlarının İmralı'ya gitmek üzere yaptığı başvuru dün yine "gemi bozuk" iddiasıyla reddedildi. Kürt sorununda demokratik çözüm, ağırlaştırılmış tecride son, Öcalan'a özgürlük ve müzakerelerin yeniden başlatılması talebiyle başlatılan açlık grevleri ise tüm engellemelere rağmen yayılarak devam ediyor. Kürt halkı meydanlarda, açık alanlarda çadırların kurulmasına izin verilmese de BDP il ve ilçe binalarında açlık grevlerini sürdürüyor.

Halkın iradesini teslim alamazsınız

Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesi'nde dün kurulmak istenen çadır da polis engeline takıldı. Aralarında BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Doğubeyazıt Belediye Başkanı Canan Korkmaz'ın da bulunduğu kalabalık bir grup çadırı kurmak üzere BDP binasından belediyeye doğru yürüyüşe geçti. TOMA ve zırhlı araçlarla kitlenin önü kesildi, çadırın kurulmasına izin verilmeyeceği belirtildi. Engellemeyi kitle oturma eylemi ile protesto etti. BDP binası önünde yapılan basın açıklamasında AKP Hükümeti'ne Kürt sorununu çözümsüzlüğe iten politikalardan vazgeçme çağrısı yapıldı. BDP Ağrı Milletvekili Aksoy, Demokratik Direniş Çadırları'nın açılmasının engellenmesine tepki göstererek, "Polis engeli tamamen keyfi bir uygulamadır. AKP Hükümeti Kürt halkının iradesini teslim almaya çalışıyor. Ancak başaramayacak" diye konuştu.

Hukuksuzluğa başkaldırı
Halkın yaklaşık iki haftadır devam eden açlık grevlerine paralel olarak cezaevlerinde de BDP'li vekillerin de aralarında bulunduğu yüzlerce tutsağın 15 Şubat'tan itibaren süren açlık grevine işaret eden Aksoy, "Tutsaklar yaşanan hukuksuzluğa başkaldırmak için süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Onların eylemini de saygıyla selamlıyoruz" diye konuştu.

Muhatap Öcalan'dır

Kürt sorununun çözümünde muhatabın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğunu ifade eden Aksoy, "Milyonlarca insan Sayın Abdullah Öcalan'ı irade olarak kabul ediyor. Kürt sorunun tek muhatabı Sayın Öcalan'dır. Demokratik adım için derhal adım atın. Eğer adım atmazsanız barışın yolu açılmaz. Kürtlerin tek isteği Türkiye için demokrasidir" dedi.

Onurlu barış için

Dün Iğdır ve Malazgirt'te de açlık grevleri başlatıldı. Iğdır'da BDP il binasında başlatılan açlık grevinde konuşan İlçe Başkanı Behçet Ateş, "Kalıcı bir çözüm ve onurlu bir barış için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız.  Bu kutsal ve onurlu direniş içinde olan arkadaşlarımızla dayanışma içinde olmaya, onlara destek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Hakkari, Yüksekova, Başkale, Doğubeyazıt, Cizre, Batman, Viranşehir, Nusaybin, Amed, Adıyaman, Ardahan, İstanbul ve Adana gibi birçok merkezde günlerdir süren açlık grevleri de ziyaretçi akınına uğruyor.

Kara Perşembe'de destek

Tutuklu Kürt siyasetçi ve seçilmişlerin serbest bırakılması talebiyle her hafta yapılan Kara Perşembe eylemlerinde de açlık grevleriyle dayanışma mesajları verildi. Amed, Urfa, Mardin ve Batman'da yapılan eylemlerde "Yüz binlerin oylarıyla seçilmiş cezaevinde bulunun vekillerimizin açlık greviyle bedenleriyle direniş göstermelerini selamlıyoruz" denildi. Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz" sözleri de hatırlatılarak, "Peki tutuklu milletvekilleri, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri seçilmiş değil midir" denilerek tepki gösterildi.

HABER MERKEZİ




Tecride karşı 4 bin imza


TAYAD, F Tipi cezaevlerinde uygulanan tecride karşı topladıkları 4 bin imzayı Adalet Bakanlığı'na teslim etti.
Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) üyeleri, F Tipi cezaevlerinde "10 saatlik sohbet hakkı uygulansın" ve "Tecride son" talebiyle bir yıl önce başlattığı kampanya çerçevesinde 4 bine yakın imza topladı. Toplanan imzalar dün Adalet Bakanlığı'na teslim edildi. TAYAD üyesi aileler, Ankara'ya giderek Yüksel Caddesi'nden Adalet Bakanlığı'na yürüdü.  Eylemde, "Adalet Bakanı sözünü tutsun", "Hapishanelerde 10 yılda bin 658 ölüm, tecrit can almaya devam ediyor siz neredesiniz", "Hapishanelerde tecrit ve işkence sürüyor sohbet hakkı uygulansın" pankartları taşındı. Bakanlık önünde grup adına konuşan TAYAD Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Kulaksız,  "Tecrit oplumsal yanlarının yok edilerek düşünmeyen bir insan haline getirilmesidir. Aylarca, yıllarca sevdiklerinden, bir insanın yüzünü bile görmekten uzak tutulmasıdır" dedi. Türkiye'de hapishanelerde 10 yılda bin 758 kişinin yaşamını yitirdiğini, bunun "sessiz imha" politikası olduğuna dikkat çekti.
Açıklamanın ardından bir heyet  bini aşkın dilekçeyi Adalet Bakanlığı'na teslim etti. Aileler açıklamanın ardından Meclis'te BDP Milletvekilleriyle görüşerek, taleplerini aktardı. BDP'li vekiller de konuyu Meclis gündemine taşıyacakları sözünü verdi.

ANKARA




Direniş cezaevlerine taşındı

Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan Mardin Cezaevi’ndeki tutsaklara dayanışma ziyaretinde bulunan DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, „Cezaevleri direniş merkezlerine dönüşecek“ dedi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk önceki gün Mardin E Tipi Cezaevi’nde açlık grevine başlayan tutsakları ziyaret etti. Adalet Bakanlığı izniyle gerçekleşen ziyarette Eşbaşkanlar, süresiz-dönüşümsüz açlık grevindeki BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve diğer tutsaklar ile görüştü. Görüşmeye ilişkin bilgi veren DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, açlık grevine giren BDP’li Sarıyıldız ile diğer tutukluların sağlık durumlarının iyi olduğunu ve morallerinin yüksek olduğunu söyledi.

Onur mücadelesi

Süresiz açlık grevine giren Sarıyıldız ve diğer tutsakların eylemleri ile ilgili „Halkımız için ne gerekiyorsa yapacağız. Biz de mücadeleye bu şekilde katkı sunmak istiyoruz. Bu onur mücadelesidir ve bunu sonuna kadar götüreceğiz“ dediklerini söyledi. Açlık grevindeki tüm tutsakların eylemlerinde kararlı olduğunu aktaran Tuğluk, „Devletin baskıcı politikalardan sonuç alamayacağını. Bu mücadele özgürlükle sonuçlanıncaya kadar kararlılıkla yer almaya devam edeceklerini ifade ettiler“ dedi.

Devletin oyunu bozuldu
Tutsakların başlattığı süresiz açlık grevi eyleminin „anlamlı ve değerli bir duruş“ olduğunu ifade eden Tuğluk şöyle konuştu: „Bu öyle bir inanç ve irade ki nerede olursa olsun direnişe çevriliyor. Faysal Sarıyıldız ve diğer arkadaşlarda bunu gördük. Devlet bu politikadan sonuç alamayacak. Büyük bir kararlılık ve inançla eylemleri devam ediyor. Her şeye rağmen çok kararlı ve morallilerdi. Bu halk, bu toplum politize olmuş. Bu eylem, siyasetçileri içeriye alarak sonuç alınamadığının göstergesidir. Devlet bunu anlayacak. Böyle devam ederse cezaevleri direniş merkezlerine dönüşecek“ şeklinde konuştu.

 DİHA/MARDİN