AİHM gibi uluslararası kuruluşlar da dahil, birçok merciye yaptığı başvuruları sonuçsuz kalan avukatlar, geçtiğimiz Kasım ayında savunma hakkının hiçe sayıldığını belirterek hukukçular nezdinde imza kampanyası başlatmıştı.Asrın Hukuk Bürosu avukatı Ebru Günay, bin 40 avukatın imzasıyla sonuçlandırılan kampanyaya ilişkin DİHA’ya konuştu.

Siyasal erkin müdahalesi

“Çözüm süreci” adı altında bir sürecin devam etmesine rağmen, Öcalan’ın en temel insani ve hukuki haklarından mahrum bırakıldığına dikkat çeken Günay, “Sayın Öcalan’ın hem sürecin temel aktörü olmasından kaynaklı bir etkisi var hem de tüm dünyada yasalar ile güvence altına alınmış bir vekil-müvekkil ilişkisinin siyasal erk tarafından müdahaleye uğraması söz konusu. Nitekim avukat yasağı dönemin Başbakanı Erdoğan’ın, Öcalan’ın avukatlarının hedef gösterilmesi ile başlayan bir sürecin akabinde takip etti. Dünyanın hiçbir yerinde avukat müvekkil ilişkisine bu kadar müdahale edilmez” dedi. 


Savunma görevi engelleniyor

Avukatların temel görevi olan savunma görevini bu müdahale nedeniyle yerine getiremediklerini ifade eden Ebru Günay, imza kampanyasının amacının da vekil-müvekkil arasındaki diyaloğu yeniden sağlama olarak tarif etti.
Kampanya metninde avukatlar, “savunma mesleği ve görevi tek başına mahpusun yürüyen davaları ile sınırlı değildir. Savunmanlık görevi, aynı zamanda mahpusun infaz koşullarını, sağlık ve savunma hakkını gözetmek ve gereğini eksiksiz yapmaktır” diyerek Hükümet’i avukat görüşmelerinin zaman kaybetmeksizin sağlanması için devletin ilgili organlarını yasal sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.


SADIK TOPALOÐLU
/DİHA/İSTANBUL