27. duruşması bugün görülecek dava öncesinde ‘KCK davası’ tutsakları yazlı bir açıklama yaptı. 14 Nisan 2009 tarihinden günümüze değin Kürtlerin demokratik kurumlarına ve yöneticilerine yönelik polis, yargı ve hükümet terörü sonucu binlerce kişinin tutuklanarak rehin haline getirildiği hatırlatılan açıklamada, „Bu operasyonların esas amacı Kürt halkının iradesini kırarak öncü kurum ve yöneticileri şahsında teslim almaktır. 12 Eylül darbesi uyanan Kürt iradesini imha etmeye çalışıyordu. 14 Nisan darbesi ise; Kürtleri örgütsüz ve iradesiz hale getirerek eritmeyi amaçlamıştır. Zihniyet, anlayış ve amaç olarak birbirinin devamı niteliğindedir „denildi.

İhlal diz boyu
KCK soykırım davasının Kürtlere yönelik teslim alma, irade kırma ve tasfiye konseptinin bir parçası olduğunun altı çizilen açıklamada şunlar belirtildi: „Bizleri adeta dilsizleştiren mahkeme 2,5 yıldır tek kelime savunma yapmamıza imkan tanımamıştır. Adeta 12 Eylül faşizminin ruhunu şahlandırarak ‘Türkçe konuş çok konuş’ zihniyeti trajikomik bir şekilde güncelleştirerek uygulanmıştır. Bu anlayışla yargılama sürecini tıkayan mahkeme heyeti ve perde arkasındaki esas güçler mevcut tutum, tavır ve direnişimiz karşısında sıkışınca her geçen gün yeni taktiklere başvurmaktadırlar. Hukuksuz bir şekilde dosyamızda yargılama gruplara bölünmüş 8 aydır sadece 6 arkadaşımız duruşmalara katılmış geriye kalanlarımız (98) duruşmalara götürülmemekteyiz. 25 arkadaşımız suni gerekçelerle Bingöl’e sürgün edilmiştir. Aynı şekilde avukatlarımızın ilk günden beri ileri sürdükleri tüm talepleri reddedilmiş, itirazları kabul edilmemiştir. Mesleklerini icra etmelerine fırsat tanınmamıştır. Bunların yanında tehdit ve şantajlara maruz kalmışlardır. Duruşma salonunda operasyonu yapan polislerce açık bir şekilde defalarca tehdit edilmişlerdir. Avukatlarımızın bu yönlü şikayet ve talepleri mahkeme heyetince dikkate alınmamıştır.“


‘Sonuna kadar direneceğiz’
12 Ağustos’ta yapılan duruşmada mahkeme savcısının davanın Amed dışında bir ile nakledilmesi talebine dikkat çekilen açıklamada, „Bu durum çaresizliğe düşmenin açık ifadesidir. Böylesi tehdit ve şantajlarla dayatılmak istenen teslimiyettir. Hangi il ve hangi mahkeme olursa olsun ‘teslimiyet ihanete direniş zafere götürür’ şiarıyla hareket edeceğimizi duyuruyoruz. Yargı sisteminin ve bir bütün olarak devletin inkarcı ve imhacı anlayışı var oldukça direnişimizi daha da yükselterek sürdüreceğiz“ denildi. n ANF/AMED


Avukatlar davaya katılacak

Milletvekili, belediye başkanları, insan hakları savunucularının da aralarında bulunduğu 104’ü tutuklu 152 kişinin yargılandığı ‘KCK davası’na bugün devam edilecek. Kürtçe savunma talebinin reddedilmesi, mahkeme heyetinin hukukdışı karar ve tutumlarını protesto için KCK’li tutsakların avukatları bir süredir duruşmaları boykot ediyordu. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında ise savcı, davanın başka bir ile nakil edilmesi talebinde bulunmuştu. Dava avukatlarından Avukat Cihan Aydın, 3 yıldır devam eden ve hukuksuzluklarla dolu olan davanın başka bir kentte alınması halinde ihlallerin artarak devam edeceğini belirterek, bu ihlallere ortak olmamak için duruşmaya katılabileceklerini söyledi.

AMED




Milletvekili Sarıyıldız tahliye edilmedi


Şırnak’ta aralarında BDP milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da bulunduğu 43’ü tutuklu 61 kişi aleyhinde açılan ‘KCK davası’nda tahliye çıkmadı.
Davanın 16’ncı duruşması dün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Sarıyıldız ile beraber 38 tutuklu Kürt siyasetçi ve avukatları hazır bulundu. Heyet değişikliği nedeniyle eski zabıtların okunduğu duruşmada iddia makamı, tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Savunma avukatlarından Mesut Beştaş, iddia makamının sanıkların tutukluluk hallerini gerektiren delillerin telefon kayıtları, gizli tanık ifadeleri ve görüntüler olduğuna işaret ederek, bahsi geçen telefon konuşmalarının hiçbir şekilde suç sayılamayacağına vurgu yaptı. Tutuklu milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın özgün durumuna dikkat çeken Beştaş, „Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 83’üncü maddesinde dokunulmazlık düzenlenmiştir. Mahkeme tarafından müvekkile verilecek cezanın infazı mümkün değildir. İnfazı mümkün olmayan bir durumun yargılamasına devam edilmesinin bir izahı olabilir mi“ diye sordu.
Söz alan Şırnak Milletvekili Sarıyıldız, duruşmalara katılmayacaklarını beyan ettikleri halde mahkemeye getirildiklerini belirterek, adil yargılamadan uzak mahkemenin kendileri açısından meşruiyetini kaybettiğini söyledi.

Tutuklulardan Turan Fidan’ın Kürtçe savunma talebi mahkeme başkanı Menderes Yılmaz tarafından „Ben Kürtçe bilmiyorum“ denilerek reddedildi. Verilen kısa aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 28 Ekim tarihine erteledi.

DİHA/AMED